İyi Kitap

Kendinden memnun olmak zor iş mirim…

Kendini tanımak kolay peki ya sevmek? İşte o mesele…

Yazan: Burcu Arman

Bu sabah aynaya baktığınızda gördüğünüz kişiden mutlu oldunuz mu? Dişini fırçalarken yalnızca fırçalama eylemine odaklananlardan mısınız, yoksa o esnada kendinize bakar mısınız? Ya da en son ne zaman gerçekten kendinize baktınız? Kendimi tanımaya çalıştığım yaşlarda aynanın karşısında haddinden fazla zaman geçirirdim. Bir süre sonra baktığımın ben değil başkası olduğunu düşüneceğim kadar zaman… Anlatması, açıklaması zor ama sanırım bunu yapan tek ben değilimdir. Kendini tanımak kolay peki ya sevmek? İşte o mesele… Yaşadığın hayatı, içinde bulunduğun durumu kabullenmek, saçını gözünü kaşını, evini, yatağını… Sana ait olan her şeyi sevmek? Elbette herkesin hayalleri var. Ulaşmak istediği noktalar, bulunmak istediği yerler, görmek istediği şehirler, yaşamak istediği evler. Peki, bunlar bizi biz yapan şeylerin getirdikleri mi yoksa başkasında görüp sahip olmak istediklerimiz mi? Bu soruları herhangi bir yetişkinin bile cevaplaması yıllar alırken (ve hatta belki de asla cevaplayamayacakken) bunları çocuklara anlatmak. İşte sanırım bu cesaret işi. Alp Gökalp, S Sessizce Mırıldandı: Ya Başkası Olsaydım kitabında işte bunu yapıyor.
Alfabe Bulutu sakinlerinden S’nin bir sabah kendini mutsuz hissederek uyanmasıyla başlıyor hikâye. Aslında her normal insanın yapacağı gibi hayatını tartıp onu mutsuz edenin ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Alfabe Bulutu’nun S harfi olmasının tüm sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini tartıp biçiyor kafasında. Nihayetinde gözü A’nın malikânesine takılıyor. Onun minik evinin onlarca katı büyüklüğünde, üstelik onun sessiz hayatına nazaran şaşalı geçiyor A’nın günleri. S, A’nın yerine geçseydi ne olurdu diye düşünmeye başlıyor. Nihayetinde çalıyor A’nın kapısını ve bu düşüncesini ona da aktarıyor. A ona önce hayatının güzel görünen şeylerinin getirdiği sorumluluktan, yükten ve yığınla işten bahsediyor ama yine de kabul ediyor bu teklifi. Böylece bizim S, A’nın yerini alıyor kısa bir süreliğine. Elbette sonuç hüsran. Zira A’nın her biri ayrı renk 599 odasında neredeyse ayrı bir toplantı ardı ardına onu bekliyor!
Kaçınılmaz olan S’nin alıştığı kendi hayatına geri dönme isteğiyle birlikte A’nın da kendininkinden fazla uzak kalamamasıyla son buluyor hikâye.
İpek Konak, çizimleriyle adeta ayaklandırıyor hikâyeyi. Eşlikten ziyade başa baş yürüyen keyifli bir birliktelik olmuş hikâye ve çizim adına. Söyleyebileceğim tek şey sanki çok daha uzun bir kitabın epeyce sadeleştirilmiş gibi Ya Başkası Olsaydım. Bu yüzden detayların arasında ana hikâyeyi kaybeder gibi olabiliyorsunuz. İşte o noktada çizimler imdada koşuyor. Nihayetinde dediğim gibi yetişkinlerin bile çözemediği sorunları çocuklara anlatmak yürek işi.

S Sessizce Mırıldandı: Ya Başkası Olsaydım Alp Gökalp Resimleyen: İpek Konak Redhose Kidz Yayınları 68 sayfa

S Sessizce Mırıldandı:
Ya Başkası Olsaydım
Alp Gökalp
Resimleyen: İpek Konak
Redhose Kidz Yayınları
68 sayfa

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz