İyi Kitap

Peki, büyüyünce ne olacaksın Penelope?

Yazan: Burcu Arman

Yetişkinler! Ah kendini bu sıfatla tanımlamaya bayılanlar. Büyümenin ne kadar sıkıcı bir şey olduğunu bile bile çocuklara üstünlük taslayanlar. İçindeki çocuğu kaybetmemek için çaba gösterirken, çocukluğa dair her şeyi unutmuş olanlar. İşte “büyüyünce ne olacaksın” gibi sinsi bir soruyu ancak onlar sorar. John Lennon’ın yüz güldüren hikâyesini bilirsiniz. Sınavda sorulan bu soruya “mutlu olacağım” cevabı vererek, annesinden aldığı en büyük dersi gelecek nesillere de seve seve aktaracağının ışığını yakar belki de Lennon. İş sahibi ya da zengin, evli ya da çocuklu, öğretmen ya da memur olmak hayattaki gerçek amaç olabilir mi gerçekten? Peki, bunu sorduğumuz çocukların aklında nasıl fırtınalara sebep olabiliriz? Kime sorduğunuza göre değişir elbette. Mesela Penelope! O büyüklerin sorduğu soruları önce dert, sonra da iş edinip kelimelerin peşinde, gündüz düşlerinde koşuyor. Büyüklerin kendi dünyalarında çok da mutlu olmadıklarını fark etse de bir cevap bulması gerekiyor. Adından yola çıkarak başlayan macerası, arzuhalciden astronotluğa, sözcük sihirbazlığından akordeon çalmaya kadar bir sürü şeyin içinde cevabı bulana kadar yılmadan devam ediyor.
Göknur Birincioğlu, Penelope’nin gündüz düşü rotasını, kelimelerin anlamları üzerinden tasvir ederken, Sernur Işık’ın çizimleri ona can vermiş. Çocuklara hayattan beklentileriyle ilgili bir ışık yakmak için keyifli bir kitap. Ancak Birincioğlu’nun kalemi hayal gücüne biraz daha teslim olsaymış, çocuklara değil kendi çocukluğuna daha fazla hitap etseymiş daha neşeli olabilirmiş. “Düş duşu” gibi okuyanın yüzünde gülümseme yaratacak keşiflerinin bıraktığı tattan bahsediyorum aslında…
Hayal gücünü canlandırmak –ve nasıl canlandırılması gerektiği– üzerine satırları yetişkinler için bile zorlayıcı. Pamuk gibi bir düşten diğerine zıplayan Penelope’nin “Offf ne diyorum ben yahu, denizanasına binen deniz prensesi olmak da neyin nesi? Denizanasından paraşüt olur mu hiç? Hem ben prenses falan olmak istemiyorum. Onların medet umdukları bir prensleri var muhakkak… ben ne yaparsam kendim yapacağım” şeklindeki çıkışı az önceki pembe denizanasından oluşan düş duşunun bir anda ortadan kaybolmasına sebep oluyor. Elbette kız çocukları prenses olmayı hayal edebilir. Elbette onlara prensten öte şeylerin olduğunu anlatabiliriz. Ama kendi elimizle yarattığımız dünyaya iğne batırmak? İşte bu bir çocuk kitabında karşımıza çıkınca üzüleceğimiz bir şey olur…
Neyse ki sonunda Penelope kimsenin değil, kendisinin vereceği kararların peşinden gideceğini göstererek bizi yeniden gülümsetebiliyor. Zira artık cevabını bulmuştur; büyüyünce mutlu, kendi gibi ve âşık olacaktır!

Sobe, Ben Penelope! Göknur Birincioğlu Resimleyen: Sernur Işık Redhouse Kidz, 60 sayfa

Sobe, Ben Penelope!
Göknur Birincioğlu
Resimleyen: Sernur Işık
Redhouse Kidz, 60 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz