İyi Kitap

Bir insanı tanımak için, her insana açtığı başka başka pencerelerden bakmak.

Yazan: Sima Özkan

Sevdiğim yazarların çocukluğunda bir gün geçirebilmek, “Bana üç dilek hakkı verseler” hayalimin cevaplarından biri olmuştur hep. Özellikle de çocuklar ve çocuk kalanlar için yazanlarınkinde. Çocukken bir yerde, bir anda, bir sokağın köşesinde durup, dünyalarını nasıl seyrettiklerine tanıklık etmek… Acaba nerededir bu sokak? Nasıl bir mahalledir? O mahalledeki çocukluğu alıp bugüne nasıl getirmiştir? Hangi evin kapısı o sokağa açılmıştır?
Sevim Ak’ın yazdığı ve Deniz Üçbaşaran’ın resimlediği Bir Tanışma Öyküsü, beni sanki o sokağın bir köşesine bırakıyor. Duvarın birine sandalyeyi dayıyor, elime bir bardak çay tutuşturuyor. Hava çok soğuk ama içim hemen ısınıyor. Sanki dileğim gerçek oluyor. Sevim Ak’ın Samsun’da büyüdüğü o çıkmaz sokaktayım şimdi. Pek çok kitabında yolumun düştüğü o mahallede. Şimdi tüm sokaklar birbirine çıkıyor ve kendimi, kitabımızın kahramanı Umut’un kapısının önünde beklemekte olduğu, Sabri Amca’nın kırtasiye dükkânının tam karşısında buluyorum.
Umut, sabah okula gitmeden önce, resim kâğıdı almak için uğruyor dükkâna. Sonra öğreniyor ki Sabri Amca tarih filmlerini çok severmiş, ailesiyle sinemaya gitmekten pek bir keyif alır, o akşamlarda dükkânını biraz erken kapatırmış; geniş bir tarih kitapları arşivine sahipmiş, minyatürlerle ilgilenir, birbirinden güzel uçurtmalar yapabilir, hatta Uçurtma Şenliği’ne bile katılırmış. Futbolla ilgilendiği yıllarda tek bir gol bile kaçırmayan meşhur bir kaleciymiş ve sabahları da koşuya çıkarmış.
Umut’la, Sabri Amca’yı beklerken, aramıza mahallenin diğer sakinleri de katılıyor. Ayakkabıcı çırağı Mehmet, oyuncaklarıyla Ece ve saçına dolanmış kalemiyle genç bir kız… Laf lafı, pencere pencereyi açıyor. Bu dört çocuk ve gençten her birinin Sabri Amca’ya dair başka bir anısı, başka bir bildiği var. Onu bekleyedursunlar, herkes eteğindeki taşı döküyor. Sonra Umut şöyle diyor, “Birimizin bildiği, başkalarının bilmediği öyle çok şey varmış ki… Yani sizi dinleyince benim tanıdığım Sabri Amca’dan başka adamları görüyorum sanki.”
Yaşadığımız sokakta, tam da ihtiyacımız olduğu anda, yanında bitiverdiğimiz “mahalle esnafı”ndan birini tanımak için, her bir mahalle sakini, araladıkları pencereden içeri bakıyor. Ben de perdeyi aralamaya, Sabri Amca’ya tanıştığımıza memnun oldum demeye geldim.
Eskiden beri yanı başımızda olan ama bize yabancı olan insanlar. İşte Bir Tanışma Öyküsü, bize tam da bunu anlatıyor. Çizimleriyle, bakmaya doyamadığım Limon Ağacının Şarkısı’yla tanıştığım Deniz Üçbaşaran da bu sıcak öyküye bambaşka bir renk katıyor. Sokağı renkten renge boyuyor.

Bir Tanışma Öyküsü Sevim Ak Resimleyen: Deniz Üçbaşaran Doğan Egmont, 44 Sayfa

Bir Tanışma Öyküsü
Sevim Ak
Resimleyen: Deniz Üçbaşaran
Doğan Egmont, 44 Sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz