İyi Kitap

“… Bir kitap tüm bunları yıkmaya yeterdi, çünkü inançları sorguluyordu; kendisinin, ailesinin, liderlerinin, herkesin inancını… Eyvahlar olsun! Ya insanlar kitap okumaya başlarsa!”

Yazan: Karin Karakaşlı

Kitap okumanın yararlı olduğu söyleminin, tek başına, kimseyi kitap kurduna dönüştürmediği, bilinen bir gerçek… Çocukları okumaya teşvik eden şey, daha ziyade okuyan anne babaları görmek. Bir de elbette, okumaktan zevk aldıkları kitaplarla buluşmak. Başkahramanı “kitap” olan bir kitapsa bu anlamda çocuklar kadar yetişkinler için de ilginç bir deneyim. Bu deneyimi bize Yunanistanlı çocuk ve gençlik kitapları yazarı Vassilis Papatheodorou’nun Kanatlı Sayfalar romanı vaat ediyor.
Fulya Koçak’ın çevirisiyle Kelime Yayınlarından çıkan kitap, başlığına uygun olarak koparıldıkları kitaptan şehrin her yerine dağılan, bir anlamda “kanatlanan” sayfaların yol açtığı maceralara odaklanıyor. Hikâyenin geçtiği yerse, birbirine düşman ülkeler olarak ikiye bölünmüş Kuzey Hepmutsuz ve Güney Hepmutsuz toprakları.
Petros Bouloubasis’in az sayıdaki etkileyici siyah-beyaz çizimleriyle gotik bir havaya bürünen anlatı, sayfalarına bakan herkese, kendi gerçeğini gösteren bir kitaba odaklanıyor. Gerçek ise bu topaklarda en çok korkulan şey, zira faşizme göz kırpan baskıcı sistemin yürümesi için kitap okumak aslında çoktan yasaklanmış ve unutulmuş bir eylem. Başta kurucu Büyük Hepmutsuz olmak üzere, Belediye Başkanı, Piskopos, okul müdürü, Yüzbaşı gibi karakterler, iktidarın güç almak için kendi resmi tarih anlatısını pekiştirip uygulamaya soktuğu temel alanların simgesi olarak romanda yerini alıyor. Asıl kahramanlarsa çocuklar, zira Kanatlı Sayfalar en çok onlarla buluşmaya can atıyor.
Kitabın çocukları, çocukların hayatları
Can sıkıntısı ve boşluk duygusundan kendisini yemek yemeye ve geceler boyu bilgisayar oyunları oynamaya vermiş Otto, kimsesiz olduğu için kendisine eziyet eden amcası Guiseppe ile şehirden şehre göçebe bir hayatta sürüklenen Bianca, evsiz barksız Amos, derslerden başka bir şeye hayatında yer olmayan Ernest, ağır bir hastalıkla aylarını hastanede geçiren Roza, Kuzey ve Güney Hepmutsuz’un sınırlarını gözetleyen Joshua, Vlad, Sebastian ve Olek; kitabın sayfalarında kendi gerçekleri ve düşleriyle karşılaşan çocuk ve gençlerden başlıcaları.
“Bir kitap okudum, hayatım değişti” klişesine, biricik bir kurgu içerisinden yanıt veren Kanatlı Sayfalar, hakikatle yüz yüze gelmenin zorluğunu anlatıyor hepimize. O kadar ki bir sayfada kendi iç sesiyle karşılaşan Yüzbaşı, baskıcı sistemlerin kitaplarla olan esas meselesini aktarmanın vesilesine dönüşüyor: : “İnan ve sakın kurcalama! Bu ülkedeki diğer insanların olduğu gibi onun da hayat felsefesiydi ve bir kitap bu inancı sarsabilirdi. İnancını kaybeden insanın elinde başka ne kalırdı ki? Hiçbir şey. Ne umut, ne düş, ne idealler… Bir kitap tüm bunları yıkmaya yeterdi, çünkü inançları sorguluyordu; kendisinin, ailesinin, liderlerinin, herkesin inancını… Eyvahlar olsun! Ya insanlar kitap okumaya başlarsa!”
Sınır tanımayan sayfalar
Yüzyıllardan beri sadece gökteki bulutlarla bir araya geldiklerini düşünen ve bu yapay ayrımı sorgulamaksızın kabul eden bir halk, sınır tanımadan uçuşan, kovalayanlardan kaçıp, ulaşması gereken ellere ulaşan kanatlı sayfalarla bütün ezberlerinin bozulduğunu görüyor korkuyla. Yalanların sapır sapır döküldüğü bu tuhaf günlerde, herkes kendi hakikatiyle karşılaşmanın ve gereğini yapmanın sorumluluğuyla tanışıyor.
Bu çarpıcı kitabın yazarı Vassilis Papatheodorou, 1967 yılında Atina’da doğdu. 34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın davetlisi olarak 2015’te İstanbul’a da gelen yazar, metalürji ve kimya mühendisliği eğitiminin ardından yüksek lisans eğitimini işletme üzerine yaptı. Yazarlığa 1996’da başlayan Papatheodorou, aralarında Yunanistan’ın en prestijli edebiyat ödüllerinden Devlet Çocuk Edebiyatı Ödülü ve Diavazo Ödülü’nün de bulunduğu pek çok ödüle layık görüldü.
Tam da büyük siyasetin küçük hayatlarımızı bu denli cendereye soktuğu bir dönemde, Kanatlı Sayfalar’ın özellikle bu ülkede genç-yetişkin hepimize göstereceği bir şeyler var. Tıpkı, kitabın ilk sahibi Bianca’nın onun parçalanıp da gökyüzünde gelişi güzel uçuşan sayfalar kümesine dönüştüğünde gördüğü gibi: “Ne çıkardı sayfaları yırtılıp atılmış olsa da? Ne çıkardı kitap artık bir bütün hâlinde durmasa da? Her bir yaprak büyüsünü farklı bir okuyucuya taşıyacak, ona neşe ve ümit, dostluk ve sağlık, gençlik ve düşler verecekti. Yeter ki her bir okur, gözünü, gönlünü ve aklını kitabın ona vereceklerini almak üzere açık tutsun. Gerçeği öğrenmek istesin ve ona göre davransın…”
Gerçeği öğrenmek isteyecek cesarete sahip olmamız dileğiyle…

Kanatlı Sayfalar Vassilis Papatheodorou Resimleyen: Petros Bouloubasis Türkçeleştiren: Fulya Koçak Kelime Yayınları, 128 sayfa

Kanatlı Sayfalar
Vassilis Papatheodorou
Resimleyen: Petros Bouloubasis
Türkçeleştiren: Fulya Koçak
Kelime Yayınları, 128 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

1 Comment

Yorum yaz