İyi Kitap

Bildiğiniz büyükannelerden olmayan büyükannelere…

Cordula Nine’nin, yalnızca biraz eğlence olsun diye ortalığı karıştırdığı ve hatta kavgalardan keyif aldığı söylenebilir. Ama tüm bunların yanında yaptığı bir şey var: aile bireylerinin, aslında ne istediklerini anlamalarını sağlamak.

Yazan: Burcu Arman

Kabul edin hiçbir aile sıradan değildir. En azından tahmin ettiğiniz kadar değil ya da istediğiniz kadar. Belki o filmlerde gördüğünüz aileler kadar cafcaflı olsun istersiniz aileniz, içten içe. Oysa olmadığını kim söyleyebilir ki? “Bazı ailelerin tuhaf alışkanlıkları vardır. Her Cuma günü ketçaplı balık köftesi yemek gibi, örneğin. Ya da geceleri, kendi bahçelerine dökülen yaprakları çitin üstünden gizlice komşunun tarafına atmak gibi. Bazı aileler sadece kavga ettiğinde mutlu olur. Bazıları yüz yüze konuşmak yerine telefonlaşmayı tercih eder.” Bu yazıya mevzu bahis olacak “sıradan” aile ise Henrik Kazma’nınki.
Bir bakalım; bir zamanlar makinist olan model tren düşkünü bir baba, hemen her bitkiye çiçek açtırmayı başaran ananasgil sevdalısı bir anne, manken ya da şarkıcı olarak ünlenmek isteyen bir abla. Henrik? İşte herkes bunu soruyor ama Henrik’in şimdilik ne istediğiyle ilgili bir sorunu yok. Sakızları seviyor mesela, ilgisi bu yönde olamaz mı? Model trenlerin kalkış saatine göre evdeki rutinlerini ayarlayan bir aile onlar. Çünkü trenler hep saatinde kalkar. Bu sayede alışkanlıkları hiç bozulmaz. Örneğin her Pazar saat dokuzu beş gece kalkış düdüğüyle birlikte kahvaltılarına başlarlar… Elbette hep böyle olsaydı ortaya keyifli bir hikâye çıkmazdı. Zira rutinler bozulmak için vardır. Her şeyin değişeceği o Pazar günü Henrik’in haberinin bile olmadığı bir büyükanne, Cordula Nine çıkar gelir. Kaldığı huzurevinde yangın çıkınca artık Henriklerde yaşamaya karar veren Cordula Nine, sizin bildiğiniz büyükannelerden değil. Saçınızı okşayıp, güzel hediyeler alıp “canımın içisin” gibi sevecen sözler söyleyenlerden değil yani. Üstelik ufak atışmalar dışında kendi halinde olan bir aile onun için fazla “sıradan”. O yüzden Cordula Nine, Henrik’e, babasının savaş zamanı bahçeye gömdüğü üç altın külçe olduğundan bahseder. Ama bu ortalığı karıştırmak için yeterli olmayacağı için aile bireylerinin her birine gizlice bahseder altınlardan. Önce Kazma ailesini ardından mahalleyi ardından tüm kasabayı bir kazı sevdası tutar. Ortalık hayli karışır karışmasına ama yaşanan ufak bir kaza hepsinin kendine gelmesini sağlar. Bu sırada bir Pazar günü ortaya çıkan Cordula Nine, yan komşu Bay Gumpert ile birlikte dünya turuna çıkmaya karar vererek ailenin hayatından çıkar.
Cordula Nine asabi, ağzına geleni söyleyen, hiçbir şeyden memnun olmayan pek bir şey sevdiği görülmeyen biri. Belki yalnızca biraz eğlence olsun diye ortalığı karıştırdığı ve hatta kavgalardan keyif aldığı bile söylenebilir. Ama tüm bunların yanında yaptığı bir şey var: aile bireylerinin aslında ne istediklerini anlamalarını sağlamak. Ya da biraz yol göstermek diyelim. Zira ilk maceranın sonunda, Henrik belki de sakızdan başka ilgilenecek bir şey bulmuş olabilir.
Salah Naura’nın iki kitaplık “İmdat!” serisinin ilk kitabı İmdat! Çıkarın Beni Buradan, Henrik’in kazdıkları çukurlardan birine düşmesiyle başlıyor. Ardından bizi aileyle tanışmaya ve bu hale nasıl geldiğinin hikâyesini dinlemeye davet ediyor. İkinci kitap İmdat! Büyükanne Geri Dönüyor’da ise olacakları tahmin edebilirsiniz elbette. Dünya turuna çıkan Cordula Nine ansızın geri döner. Merak ettiğiyse o uzaktayken gönderdiği altın külçeyle Henrik’in ne yaptığıdır. İlk kitabın sürprizini bozacak biraz ama evet kimse altınları bulamasa da büyükanne, onu seven tek kişi olduğuna inandığı Henrik’e bir külçe göndermiş ve onunla hayalini gerçekleştirmesini istemiştir. Henrik bunu gömmüş olsa da arkadaşı Jonas’ın köpeği Burun onu bulup çıkarmayı başarmıştır. Anne baba dâhil herkes bundan kendine pay çıkartmak ister.
Ama ikinci kitaptan bahsetmeden önce Burun’u anlatmakta fayda var aslında. Zira Burun, Nepal’den gelmiş bir iz sürme köpeği ve eğer bir şeyinizi kaybettiyseniz ona aynısını koklatmanız yeterli. Mesela annenizin kayıp alyansı! Yenisini koklatın eskisini anında bulsun! Sonuçta Henrik, Burun sayesinde yeni bir ilgi alanı edinmiş ve soyadına yaraşır bir şekilde kazmaya başlamıştır. Ama bu sefer başka! Tıpkı bir arkeolog hassasiyetiyle çalışan Henrik, Kur Parkındaki kazılara yardımcı olur. Üstelik eski fundalık ekspresini keşfederek babasına tekrar hayalindeki işe kavuşturur: Makinistlik! Bu arada anne, yeşil alanları yeniden düzenlemeye karar vererek turizme katkıda bulunur. Belediye Başkanı hepsinden dolayı mutlu ve gururludur. Henrik’in ablası Fabienne Kazma’yı da unutmayalım. Cordula Nine sayesinde aklına gelen fikirlerle kendine artık kumaşlardan bir tarz yaratan Fabienne, ünlü bir modacı olmuş, Hollywood yıldızının Oscar Ödül Töreni için giyeceği bir elbise için bir sipariş bile almıştır!
Şimdi durup bakalım. Kendi halinde “sıradan” bir aileyken birden ünlenen Kazma bireyleri artık mutlu mudur? Jonas, Henrik’e Burun’u ödünç vermeyi reddedene kadar belki. Peki, buna karşılık Henrik’in evlat edineceği Kulak ya da ilk adıyla Valdi tıpkı Burun gibi onun aradığı şeyleri -belki bir vagon daha? Belki bir düdük? Neden olmasın- bulabilecek midir? Hızlı gelen ün, aileyi birer birer terk eder. Ki aslında burada tuhaf bir şekilde yine Cordula Nine’nin parmağı var. Ama kim takar. Nihayetinde ellerinde birkaç şey var: Bir altın madalya (aslında Henrik satana kadar üç adetti), hepsinin kendine ait zevkleri ve en önemlisi bir aile olmanın güzelliği.
İmdat! Çıkarın Beni Buradan ve İmdat! Büyükanne Geri Dönüyor çocuk edebiyatında en sevdiğim tarzlardan birini yansıtıyor aslında. Tıpkı iyi yetişkin kitaplarında olduğu gibi mesajları didaktizmden uzak, nüktedan ve hatta olayların akışına ters bir şekilde belki de hiç beklenmeyen tarafından veriyor: Meraklı çocuklar, istediğinin peşinden gitmesi için teşvik edilenler ve ne kadar sıradan ya da ne kadar tuhaf olursa olsun aile olmanın güzelliği.

mdat! Büyükanne Geri Dönüyor Salah Naura Resimleyen: Stefanie Jescke Türkçeleştiren: Suzan Geridönmez Tudem Yayınları, 168 sayfa

İmdat! Büyükanne Geri Dönüyor
Salah Naura
Resimleyen: Stefanie Jescke
Türkçeleştiren: Suzan Geridönmez
Tudem Yayınları, 168 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz