İyi Kitap

Kendin olana kadar feminizme devam!

Feminizme Devam, sınıf ortamlarında uzun uzun tartışılmayı hak eden bir kitap. Bu anlamda, aslında en çok da kendini minik öğrencilerle tanıştıracak cesur öğretmenleri bekliyor.

Yazan: Karin Karakaşlı

Adını 2004 yılında, iki ağabeyi tarafından sokak ortasında vurulduktan sonra kaldırıldığı hastanede, yine ağabeyleri tarafından öldürülen Güldünya Tören’den alan Güldünya Yayınları, feminist teori ve politika kitapları, kadın hareketi deneyimleri, kadın biyografileri ve tanıklık derlemeleri, kadın edebiyatçıların eserlerinin yanı sıra alternatif çocuk kitaplarıyla da dikkat çekiyor. Bu seride Sheri Radford’un geleneksel masal kalıplarını ters yüz ettiği Bu Senin Bildiğin Peri Masallarından Değil’i ile Sassa Buregren’in Küçük Feministin Kitabı’nı basan Güldünya Yayınları, bu kez Sassa Buregren ve Elin Lindell’in birlikte yazdıkları Feminizme Devam kitabıyla karşımızda.
“Çalışma hayatım bitmeyen bir keşif yolculuğu. Resim ve yazı, dünyayı anlamak için kullandığım araçlar. Benim için kelimeler ve resimler birbirini besleyerek el ele giden iki dil…” Küçük Feministin Kitabı’nın yazarı Sassa Buregren kendini, edebiyatını bu sözlerle tanımlıyordu… Kendi çizimleriyle bütünlediği kitabında, Ebba’nın bu dünyayı yönetenlerin, neden hep takım elbiseler içinde sıkıcı görünümlü yaşlı erkekler olduğunu sormasından yola çıkarak görmezden gelinen bir kadın tarihi keşfini anlatıyordu.

Tartışmalı kavram: Feminizm
Ünzile Tekin’in çevirisi, Ayşe Düzkan’ın redaksiyonuyla okurla buluşan Feminizme Devam kitabında bu kez Sassa Buregren ve Elin Lindell güçlerini birleştirmiş. Ortak bir kurguyla başta kız çocukları olmak üzere aslında bütün kadınlar için de ilgi çekici olacak kitaplarını, Elin Lindell’in mizah dolu, dinamik resimleriyle süslemişler. Buregren, kitabın ortaya çıkış gerekçesini ve amacını şöyle özetlemiş: “Hiçbir şey kendiliğinden olmaz, kadınların hakları için isyan etmeleriyle değişim başladı. İstediğimiz yere geldik mi? Hayır! Uğrunda mücadele edeceğimiz ne kaldı? Birçok şey! İşte bu kitabın konusu bunlar; ne kadar yol aldık ve değiştireceğimiz neler kaldı. Ta ki herkes kendisi oluncaya kadar.” Elin Lindell de kısa ama vurucu satırlarında feminist kavramına yüklenen olumsuz anlama da dikkat çekerek önce öğrenmeyi salık veriyor: “Tabii ki ben feministim. Herkesin de aynı şekilde tabii ki feminist olması gerekir. Fakat birçok insan bu konuda karasız veya konuyu yanlış anlıyor. Bu kitabı böyle insanlara memnuniyetle ödünç ver. Ama önce kendin oku, anlaştık mı?”
Kitap doğrudan tartışmalı “Feminizm nedir?” sorusuyla başlayarak, kavrama yakıştırılan bütün önyargı ve yanlış bilgileri sıraladıktan sonra yanıtını veriyor: “Feminizm sadece kadınlara uygulanan haksızlık ve ayrımcılık için değil, toplumda herkesin aynı değerde olması için mücadele eder. Yani, cinsiyetine bağlı olmadan aynı haklar, aynı yükümlülükler ve aynı olanaklara sahip olmamızı istiyorsan, sen de feministsin.”

Hayat deneyimi ve bilgi
Kitabın akışında 12-13 yaşında genç kızların, yazarların memleketi İsveç ağırlıklı günlük hayat deneyimleriyle toplumsal cinsiyet kalıplarının nasıl oluştuğuna dikkat çekiyor. Tarihçe bölümü iki yüz yıl önce Mary Wollstonecraft’ın, Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi kitabından başlayarak okuru, süfrajetler eşliğinde oy hakkı mücadelesine ve Simone de Beauvoir’ın, İkinci Cins kitabıyla birlikte modern feminizm günlerine getiriyor.
Sassa Buregren ve Elin Lindell, kitabın akışını İsveç ve diğer kuzey ülkelerinde kadın hakları için verilen mücadelenin tarihini de aktaracak şekilde düzenlemiş. Son derece yalın bir anlatımla hazırlanan bilgilendirme bölümlerinde farklı alanlarda büyük başarılara imza atmış güçlü kadınlar; günümüzde feminizmin çeşitleri; sinema, edebiyat ve müzik alanında kadınların hakları konusunda fark yaratmış çarpıcı örnekler genç okurların dikkat eşiğini gözetecek şekilde, dinamik ve akıcı bir özet şeklinde aktarılıyor.

Dil ve bilinç
Feminist dilin temelinin nasıl atıldığı, kadının beden hakkına yönelik bilinçlendirici bölümler, okuma ve araştırma listeleriyle Feminizme Devam, isminin hakkını veren ve başta kızlar olmak üzere bütün çocukları bu giriş bilgileri eşliğinde bir ömür boyu sürecek yolculuğa davet eden bir çalışma. Ataerkinin hayatın her alanında insanı nasıl kalıplara soktuğunu fark etmek, sorarak ve talep ederek kendi benliğine sahip çıkmak, bir çocuk için küçükken keşfedilmesi hazine değeri taşıyan bir iç bilgi.
Yazarların vurguladığı önemli bir konu eşitlik ve özgürlüğün sadece yasalarla mümkün olamayacağı. Aile, okul, reklam başta olmak üzere bütün popüler kültür alanları ve kurumları erkek egemen sistemin önyargılı klişeleri ile çevrili. Kitap bu alanlarda herkesi farkındalığa ardından da eyleme geçmeye çağıran bir yapıya ve bakış açısına sahip.
Gerek Küçük Feministin Kitabı gerekse Feminizme Devam, sınıf ortamlarında uzun uzun tartışılmayı hak eden kitaplar. Bu anlamda aslında en çok da kendilerini minik öğrencilerle tanıştıracak cesur öğretmenleri bekliyor. Yine bu kitaplar bu toprakların kadın hakları mücadelesini de benzer bir üslupla çocuklara anlatmanın ne kadar elzem olduğunu düşündürüyor. Zira erkeklerin öldürdüğü, taciz ve tecavüz ettiği kadınların her ay bültenler halinde yayınlanacak kadar çok olduğu bir ülkede, yıllar yılı verilmiş mücadeleyle edinilmiş yasal ve toplumsal kazanımların korunması bir zorunluluk. Bu gerçeğe göre hayatını şekillendirmeye karar veren çocukları ise kimseler durduramaz.

Feminizme Devam Sassa Buregren - Elin Lindell Türkçeleştiren: Ünzile Tekin Güldünya Yayınları, 80 sayfa

Feminizme Devam
Sassa Buregren – Elin Lindell
Türkçeleştiren: Ünzile Tekin
Güldünya Yayınları, 80 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Yorum yaz