İyi Kitap

Pasta Kamyonu’nun peşinde…

Pelin Ossmann, Pasta Kamyonu’ndaki hikâyelerle, hayatı anlamlı ve mutlu kılmaya yarayan küçük detayları göze görünür kılıyor.

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Pelin Ossmann’ın Pasta Kamyonu, en başta ismiyle, ardında da kapaktaki ufacık tefecik, şirin mi şirin, enfes pastalarla dolu kamyonla cezbediyor insanı. Tabii hemen kitabın kapağını açıp, kamyonun peşine takılarak, sayfalarda yol almak kaçınılmaz oluyor.
Kitapların isimleri ve kapak görselleri/tasarımları okur üzerinde olumlu veya olumsuz bir etki yaratıyor hiç kuşkusuz. Üstelik çocuklara hitap eden bir kitap söz konusu olunca, ilk başta dış görünüşüyle kendine bağlayabiliyor minik okurları. İllüstratör Esin Bayhan’ın hemen her köşeye kaktüs, ağaç, çiçek, yaprak, kedi, inek, fil, balık gibi doğadan bir figür kondurduğu naif çizimleriyle bezeli Pasta Kamyonu, böyle bir etki yaratabilecek türden, bana kalırsa. Kapakta, içindeki envai çeşit pastayı kolaylıkla görebilme imkânı sunan, dört tarafı açık, sevimli pasta kamyonu, adeta arkasına takılmaya davet ediyor okuru. Portakallı Kurabiye Sokağı’nın ardından Pasta Kamyonu ile yola devam eden Pelin Ossmann, çocuklara mis kokulu, lezzetli hikâyeler anlatmayı sürdürüyor. Ossmann’ın birbirine eklemlenip, diğerini kucaklayan öyküleri, dostluk/arkadaşlık, komşuluk, doğa ve hayvan sevgisi, çevreyi temiz tutma, kendin olma gibi konular üzerine düşünmeye çağıyor çocukları.

Hayatı mutlu kılmaya yarayan küçük detaylar
İlk öyküde tanıştığımız Poyraz ve beyaz bisikleti Bambi ile birlikte, arkadan harika görünen ve yavaş yavaş giden pasta kamyonunu takibe başlıyoruz. Poyraz’ın ayakkabı tutkunu komşusu Mini Bella Teyze için hazırladığı tatlı sürprizle, küçük şeylerle nasıl mutlu olunabileceğini anımsıyor, komşu teyzelerimizi özlüyoruz. Meyve ağaçları, sebzeler ve çiçeklerle dolu bir bahçenin içindeki tek katlı evinde yaşayan Yakut Teyze’nin uçak korkusunu torunlarına itiraf etmesiyle, büyüklerin de korkuları olduğunu öğrenip kendi korkularımızı itiraf etmekten çekinmiyoruz artık. Poyraz’ın kuzeni Aylin ile tanışıyoruz sonra. Tek çocuk Aylin; günlük tutuyor, koleksiyon yapıyor, kitap okuyor. Kendisiyle kalmayı seviyor, pek arkadaşı yok anlayacağınız. Ne ki ilk başta utana sıkıla gittiği resim kursu sayesinde hayatına yeni çocuklar, resim öğretmeni Rengin Teyze ve bir kedicik giriyor. Derken Aylin’in kurstan arkadaşı Beril çıkıyor karşımıza. Beril’e okulun yılsonu gösterisinde prenses rolü verilmiş. Annesinin de ısrarla dayattığı bu “prenseslik” karşısında Beril çok mutsuz, prenses ve de “güzel” olmak istemiyor. Tozpembe kostümünü hiç beğenmiyor, derhal eteklerini kesiveriyor. Kızlarını prensesler gibi görmek isteyen annelere de bir ders veriyor Beril…
Pelin Ossmann, Pasta Kamyonu’ndaki hikâyelerle, hayatı anlamlı ve mutlu kılmaya yarayan küçük detayları göze görünür kılıyor. Şimdi kamyonun peşine düşme zamanı…

Pasta Kamyonu Pelin Ossmann Resimleyen: Esin Bayhan Elma Yayınevi, 96 sayfa

Pasta Kamyonu
Pelin Ossmann
Resimleyen: Esin Bayhan
Elma Yayınevi, 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar, sivilsayfalar.org gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan “Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından…” isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayınlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz