İyi Kitap

Şövalyecilik ve diğer tüm “mış gibi” oyunlar

Sen yine ne filmler çeviriyorsun Raul?

Yazan: Sima Özkan

Hayal kurma, hayatlar icat etme becerisini çocuklukta ediniriz. Bir çocuğa, sevgi kadar elzemdir bu beceri. Onu “tek başına” bırakabildiğinizde, zaten kendi kendine öğrenir. Hayatlarımızı bizim adımıza başkaları kurguluyorken, bazen hâlâ “-mış gibi” yapabiliyorsak, içinde hayatlar icat ettiğimiz oyunları kurmaktan vazgeçmeyişimizdendir.
Oynamak için seçilen kırmızı bir koltuk, kırmızı bir ata dönüşebilir. Gerçek hayatta bir şekilde amacına uygun kullanılan bir nesneyi, oyunda bambaşka bir amaca yönelik kullanmayı hayal edebilir bir çocuk. Oturmak yerine üstüne biner, kalkıp ölümsüzlüğün peşinden gider. Yapmak istediğini ve nasıl hissettiğini adeta oyuna döker.
Bu hayali oyunlar, çocuğun dünyasına açılan bir kapıdır. Şövalye de kendi adını Raul Tafen koyan bir çocuğa, evden çıkması için açılan bir kapıyla başlıyor. Püsküllü bir paspas, bir oyuncak oluyor ya da yiğit şövalyenin sancağı…
Raul bir hayat kuruyor ve ona inanıyor. Biz de okuyoruz, yani inanmaya koşullanıp alıyoruz elimize kitabı ve Frederic Pillot’un sınır tanımayan çizimleriyle sahnenin tam içine giriveriyoruz. Kitabın yazarı Gerard Moncomble’ın oyununa geliyoruz.
Hayal ile gerçek, resimleme ile metin arasındaki ayrımı bu kadar net, bir tek kitabın ilk sayfasında görüyoruz. Anne ve babasının endişeli bakışları altında Raul, atlıyor kırmızı koltuklarının üzerine… ya da mağrur atı Vişneli Turta’ya. Sonra sayfayı çeviriyoruz ve evin salonu savaş meydanına dönüşüveriyor.
Yine Yapı Kredi Yayınlarından çıkan, Korsanların Reisi, Mamut Avcısı ve Kovboy kitaplarından da hatırladığımız Raul Tafen’in bu en yeni macerasında, o, elinde sihirli kılıç Ekskolot’la bir Yuvarlak Masa Şövalyesi. Her zamanki gibi korku nedir bilmiyor. Kutsal Kâse’yi almaya kararlı. Bu uğurda bir sürü maceranın altından girip üstünden çıkması gerekiyor.
Tüm sahnelerde şövalyecilik oynanırken, o püsküllü paspas hep aynı kalıyor. Raul’un elindeki tek gerçeklik sanki. Öte yandan, kitabın son sayfasında “Raul’ün çevirdiği filmdeki oyuncular” başlığı altında Raul’un yarattığı dünya ve gerçekteki yansımaları listelenmiş. Ne filmler çeviriyormuş Raul? Filme katıldıkları için lunaparktaki herkese kocaman teşekkür bile ediliyor. Bu kitaptaki oyun içindeki oyunlara insan hayret ediyor.
“Gelecekteki yüz milyar yıl boyunca ne yapacağım acaba? Ölümsüzlük acayip uzun bir şey aslında.” Neyse ki yalnızca çekersen uzuyor.

Şövalye Gerard Moncomble Resimleyen: Frederic Pillot Türkçeleştiren: Elif Gökteke Yapı Kredi Yayınları, 36 Sayfa

Şövalye
Gerard Moncomble
Resimleyen: Frederic Pillot
Türkçeleştiren: Elif Gökteke
Yapı Kredi Yayınları, 36 Sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz