İyi Kitap

Bir sorunu çözmekten daha güzel…

Sidney ve Stella ile tanışıyoruz Emma Yarlett’in bu hikâyesinde. Paylaşma nedir bilmeyen yaramaz ikizler, başlarına açtıkları büyük belayı birlikte çözmeyi başarıyorlar… 

Yazan: Nida Dinçtürk

Gece yolculuklarında bizi arabanın penceresinden takip eden ya da gece yarısı perdeyi açtığımızda odamızı aydınlatan en güzel gece lambamız; çok dikkatli bakarsak bize gülen yüzünü gösteren Ay, bir gün ortadan kaybolsa ne yaparız? Muhtemelen çıldırmak için çok geçerli bir sebep edinmiş oluruz!
Her şeyi birlikte yapmalarına rağmen, bir şeyleri paylaşmayı bir türlü beceremeyen ikizler, Sidney ve Stella da bu çıldırışa müthiş bir sebep yaratıyorlar. Bir gün yine bir şeyleri paylaşamazken, Ay’ın binlerce parçaya bölünmesine neden oluyorlar. Önce kimsenin farkına varmayacağını düşünüyorlar ama az önce de söyledik ya çıldırır insan! Öyle de oluyor. Gökyüzünün bomboş kaldığı gecenin sabahında ikili, tedirgin adımlarla sokağa adım attıklarında herkesin çileden çıktığını, gazetelerin, polislerin ve dedektiflerin deli gibi Ay’ı aradığını, çaresiz astronotların isyan ettiğini, boynu bükük sörfçülerin kan ağladığını görüyorlar. Hızlıca bir çözüm üretmeye çalışsalar da bu o kadar kolay olmuyor. Yerde arıyorlar, gökte arıyorlar (hâliyle…) ama Ay’ın yerine koyabilecek hiçbir şey bulamıyorlar. Fakat sonra Sidney hiç umulmadık bir yerden, buzdolabından, elinde kocaman bir çözümle geri dönüyor. Dönüyor dönmesine ama Ay’ı tekrar yerine koymak o kadar kolay mı? Gökyüzünün çatısına, tek başına erişebilir mi insan? Peki ya ne yapmalı?
Emma Yarlett’in renkli ve eğlenceli çizimleriyle tekrar tekrar okuma isteği uyandıran oyunlu bir kitap, Sidney ve Stella Hiçbir Şeyi Paylaşamıyor. Yarlett’in çizimlerinin yanı sıra kısa ve anlaşılır ifadelerle anlattığı bu hikâye, ortaya kıymetli bir ilk okuma kitabı çıkartıyor. Üstelik “paylaşma” bilincini didaktik bir üslupla değil, maceralı ve neden-sonuç ilişkisi anlaşılır bir kurguyla tarif ediyor. Zeynep Alpaslan çevirisiyle okuduğumuz kitap, Türkçeye geçişinde de muzipliğinden hiçbir şey kaybetmiyor.
Oyuncaklarını, yemeklerini paylaşmaktan zerre haz etmeyen ikizlerin, bu “ibretlik” hikâyesi bir sorumluluğu paylaşmanın hafifliğini dikkat çekici bir şekilde anlatıyor. Ve Sidney ile Stella bu hikâyeyle hepimize unutulmaz bir ders veriyor: Bir sorunu çözmekten daha güzel bir şey varsa o da o sorunu başka biriyle birlikte çözebilmek!

kd_13

Sidney ve Stella Hiçbir Şeyi Paylaşamıyor Emma Yarlett Türkçeleştiren: Zeynep Alpaslan Redhouse Kidz, 44 sayfa

Sidney ve Stella Hiçbir Şeyi Paylaşamıyor
Emma Yarlett
Türkçeleştiren: Zeynep Alpaslan
Redhouse Kidz, 44 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1990 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. İstemeyerek girdiği bölümden, bir meslek aşığı olarak çıktı. Dünya Gazetesi’nde editörlük ve muhabirlik yaparak başladığı meslek yaşamını, TRT’de çeşitli kültür sanat programlarında sürdü. Son olarak Sputnik Haber Ajansı’nda görev aldı ve hem akıl hem ruh sağlığı için daha çok yol almadan gazetecilik yapma hayalini rafa kaldırdı. Şimdi Milliyet Kitap, Milliyet Sanat, Agos Kirk ve İyi Kitap gibi yayınlarda edebiyat yazıları yazıyor, röportajlar yapıyor, diğer yandan blog yazarlığı meselesini çözmeye çalışıyor. Aklını başında tutabilmek için ise çocuk kitaplarına sığınıyor. Uzun yürüyüşlere, bisiklete, pikniğe tutkun; denize, güneşe, toprağa, meyveye ve toplara pek düşkün bir oğlana meftun.

Yorum yaz