İyi Kitap

Jackson, yalan söylemekle eşdeğer gördüğü hikâyelerdense “gerçeklere” sıkı sıkıya bağlı bir çocuk. Küçük yaşlardan beri bir biliminsanı olmak istiyor. Ama bu “gerçekseviciliğine” karşın, kendisine musallat olan bir hayali arkadaş derdinden muzdarip…

Yazan: Nilay Kaya

2013 Newbery Medal ödüllü Ben, Yalnız Ivan’ın yanı sıra Dönüşüm ve Roscoe Riley Kuralları serileriyle tanıdığımız Amerikalı çocuk ve gençlik edebiyatı yazarı Katherine Applegate, 2015 yılında New York Times çoksatanları arasına giren Görünmez Kedi’nin Doğan Egmont tarafından yayımlanmasıyla yeniden karşımızda. Applegate’in hüzün ve gülmeceyi ustaca birleştiren üslubu Görünmez Kedi’de bir kez daha kendini gösteriyor; kolaylıkla klişe hâline gelebilecek konular usta bir yazarın elinde çocuk-yetişkin her okuyucunun damağında edebi tat bırakan bir esere dönüşüyor.
Romanın kahramanı Jackson, kendini “ben hayali arkadaşları olacak bir tip değilim” diyerek tanımlayan, küçükken hiç Batman kostümü giymediğini ya da pelüş hayvanlarla konuşmadığını ısrarla belirten, yalan söylemekle eşdeğer gördüğü hikâyelerdense “gerçeklere” sıkı sıkıya bağlı bir çocuk. Küçük yaşlardan beri bir biliminsanı olmak istiyor. Görülebilir ve kanıtlanabilir olguların gerçekliğine olan inancından dolayı, hikâyeler ve hayallerle arası iyi değil (Biliminsanlarının hayallerle hiç işlerinin olmadığını nereden çıkarıyorsa!). Gerek zamanda geriye giderek, gerekse şu an yaşadıklarına odaklanarak bize hikâyesini anlatan Jackson, bütün bu “gerçekseviciliğine” karşın, kendisine musallat olan bir hayali arkadaş derdinden muzdarip. İlk olarak yedi yaşındayken hayatında beliren, hâliyle kendisinden başka kimsenin görmediği bu arkadaş, ilk göründüğünde minikken zaman içinde giderek büyüyen bir kedi. Jackson’ın “Crenshaw” adını verdiği bu kedi, tıpkı Alice Harikalar Diyarında’nın meşhur sırıtkan Cheshire kedisi gibi sadece bir kafa olarak belirebiliyor, Jackson’ın dünyasına bir sırıtışla dahil oluyor ve kesinlikle dünyanın en sevimli kedisi değil. Kaykay ve sörf meraklısı, mor jelibonların hastası, ezeli bir köpek düşmanı Crenshaw, Jackson istese de istemese de hayatının belirli zamanlarında onun yanında bitiveriyor.
Zor zamanlar bunlar… Jackson’ın anne ve babası, küçük kızkardeşi Robin ve köpekleri Aretha’dan oluşan ailesi için gerçekten zor zamanlar. Mutfak masasında biriken kocaman fatura yığınları, iki günde bir kapıya dayanan ev sahibi, duyulmasın diye sürekli fısır fısır konuşan, çoğunlukla tartışan ama yüzlerinde yapmacık bir gülümsemeyle çocuklarına hayatlarında her şeyin yolunda gittiğini düşündürmeye and içmiş anne ve baba. Jackson her şeyin farkında, görüyor, anlıyor; zaten o daha küçükken, kızkardeşi ise henüz bebekken bir dönem evsiz kalıp ailecek arabalarında yaşamak zorunda kaldıkları zamanları unutmuyor. Babasının “birkaç günlüğüne çocuklar” dediği hâlde on dört hafta süren araba ikametgahları, bazen halk pazarı ve marketlerde ikram edilen tadımlıklarla karın doyurmak, bazen “yadigarım” dediğin en kıymetli eşyalarını satmak, bazen de çok sevdiğin takımın maçlarını elektronik eşya mağazasında seyretmek demek ve Jackson bunları tekrar yaşamaktan epeyce korkuyor. Annesiyle babası nasıl sürekli “bardağı dolu tarafından gören” tavırlarıyla ona yaklaşıyorsa, o da başta kendisi olmak üzere kimseye bu korkusunu açamıyor; başından def etmek istediği hayali arkadaşı Crenshaw’a bile.
Dile getirilemeyenler insanın karnında şişer, kocaman bir gaz ve sinir balonuna dönüşür. Jackson bu balonla gezinirken durup durup neden onun gibi gerçekçi bir insana bir hayali arkadaşın musallat olduğu sorusuna kafa yoruyor. Cevap bulabilmek için kütüphaneye gidip araştırmalar yapıyor, biliminsanlarının bu konuda yaptığı çalışmaları inceliyor. Ne var ki bu çalışmalar 6-7 yaş arasındaki çocukların %31’inin, kendilerinden küçük çocuklardan daha fazla hayali arkadaşı olduğu sonucunu gösterse de içi kolay kolay rahat etmiyor. Arada bir en sıkıntılı zamanlarda ukala dostu Crenshaw’un patisiyle omzunu sıvazlamasına izin verse de biliminsanı rasyonelliği, bu hayali dostluğun onun içine sinmesine bir türlü izin vermiyor.
İşte bu hikâyede klişe olabilecek ama hiç de olmayan kısım: Her şeyden önce başka hikâyelerde anne ve babalar, çocuklarının geleceğini garanti altına almak adına “doğru” seçimler yaparak doktor, avukat, memur, öğretmen gibi “korunaklı” meslekler edinirler; Jackson’ın anne ve babası gibi hayatta kalmak için sokak müzisyenliğine başvurmazlar. Ya da başka hikâyelerde çocukların hayatlarına giren hayali dostlar birer sevgi yumağı olup “sevginin gücüyle” onların zorluklarla başedebilmesini sağlarlar. Oysa Jackson’ın hiç de sevimli olmayan hayali arkadaşı Crenshaw, Jackson’dan tek bir şeye odaklanmasını istiyor: “gerçeğe”, hem de kendisinin sözde hayali bir figür olmasının getirdiği tatlı bir ironiyle. Jackson sandığının aksine, “gerçek” denilen şeyin doğa bilimleri araştırmalarının nesnel sonuçlarından farklı bir kavram olduğunu, en az sevgi kadar gerekli başka bir kavrama işaret ettiğini keşfediyor: dürüstlüğe! İnsanın her şeyden önce kendisine karşı, anne ve babaların çocuklarına, çocukların anne ve babalarına, arkadaşların ve kardeşlerin birbirlerine karşı dürüst olmasının önemini anlıyor; dürüstlüğün ve sihirin yaşı olmadığını görüyor. Ve bu “gerçek” mükemmel bir zamanlamayla hayatına giren bir hayalden doğuyor. İster Güneşi Uyandıralım’ın karnımızda cırlayan curcuru kurbağası Adam ister küçük vampir Rüdiger ya da her sıcağa çıktığında korkudan ödü patlayan dev bir dondurma olsun, hayali arkadaşlar sadece jelibon hırsızlığı gibi yanlış bir şey yaptığımızda suçu üzerine atabileceğimiz bir yoldaş değildir, sevmeyi zaten bilen bizlere kendimizi tanıma yolculuğunda dürüstlükle eşlik ederler.

 

 

 

Görünmez Kedi
Katherine Applegate
Türkçeleştiren: Deniz Başkaya
Doğan Egmont Yayıncılık, 240 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Yorum yaz