İyi Kitap

Unutulmaz bir tatilin bellek fotoğrafları

Toronto’da, dört bir yanın karla kaplı olduğu Aralık ayında küçük Norman, birer yaş farkla sıralandıkları ağabeyleri Larry ve Marcus ile rutin hayatını sürdürmektedir.

Yazan: Karin Karakaşlı

Çocukluğun en büyük büyüsü, küçük şeylerden alınan zevk ve hayal gücüyle kurulan oyunlardır. Dünyanın en sıkıcı gününü bile, oturduğu yerden bir maceraya dönüştürme gücü vardır çocuğun. Cary Fagan’ın Dünyanın En Komik Adamı romanı işte böyle bir çocukla, 11 yaşındaki Norman Fishbein’la tanıştırıyor bizi.
Tudem Yayınlarından daha önce Şapkada Eriyen Bay Karp kitabı çıkan Cary Fagan, bu kez kendi çocukluğundan, 1960’lı yıllarda ailesiyle Noel tatilinde gittiği Miami Beach tatilinden ilham almış. 1965 yılında geçen roman, pek çok nostaljik ayrıntısıyla zaman içinde bir yolculuk da vadediyor.

Hayatta küçük bir mucize
Toronto’da, dört bir yanın karla kaplı olduğu Aralık ayında küçük Norman, birer yaş farkla sıralandıkları ağabeyleri Larry ve Marcus ile rutin hayatını sürdürmektedir. Diğerlerine göre daha sessiz ve içine kapanık olan Norman, ağabeylerinin ortak saldırı hedefidir. Derken günlerden bir gün alışveriş merkezinde yapılan ve devasa bir kavanozun içerisindeki draje sayısının tahminine dayanan Fantastik Drajeler yarışmasını kazanır ve bin dolarlık büyük ödülün sahibi olur. Tesisatçı olan babası ve yarı zamanlı muhasebeci annesi için bu hayli yüksek bir meblağdır ve elbette anne babasının paranın gerekli şeylere kullanımı konusunda vereceği pek çok tavsiye vardır. Ancak Norman, herkes için keyifli bir şey yapmaya karar verir ve aile bu parayla Miami Beach’te okyanusa bakan lüks bir otelde tatile çıkar. Biz de okur olarak kendimizi, Norman ve ailesinin peşinden kar fırtınasının yolları kapadığı buz gibi Toronto’dan güneşin sıcacık parıldadığı, insanların tropik meyve desenli gömlekler ve şortlar içerisinde dolaştığı Miami Beach’te buluruz.
Lüks Palmiyeler Oteli’ni, Norman’ın dilinden bir cennet bahçesi olarak dinlemek çok keyifli. Hayatında ilk kez okyanus gören çocukların mutluluğu, denizden çıkan gerçek mercanlardan yapılma otelin görkemi, bir masal dünyası yaratıyor. Sözü Norman’a bırakalım: “İnsanların hayatta asla unutamayacağından emin olduğu anlar vardır. Plajda öylece durup hayatımda ilk kez okyanusa baktığım an, işte öyle bir andı. Okyanus, beklediğim gibi sadece mavi değildi. Tek bir rengi yoktu. Maviler, mavi-yeşiller, hatta morlarla bezeliydi ve ufka doğru ilerledikçe koyulaşıyordu. Bir dalga kıyıya vurup plaja dağıldığında ise suyun rengi cam gibi berraklaşıyordu.”
Aynı otelde tatilini geçiren üç kız çocuğu sahibi Horvarth ailesi, çocukların günlerini renklendirmeye başlar. Norman ağabeylerinden, Amy de ablalarından gizli birbiriyle arkadaşlık kurar. İkili aynı zamanda Mort Ziff’le de tanışır.
Romanın assolisti diyebileceğimiz, bir dönemin efsane komedyeni ve kitaba da adını veren Mort Ziff, ne zamandır sesi çıkmayan ve Norman’ın babası dâhil pek çok kişi tarafından öldü sanılan eski bir ustadır. Siyah kostümlü, kolunun altında minik köpeği Napolyon’u tutan, hiç gülmeyen bu adam ilgisiz esprileri birbiri ardına sıralayan tarzıyla otelin restoranında konukları eğlendirmektedir. Ne var ki zaman değişmiş, Beatles taklitçisi bir pop grubu daha çok ilgi görür hâle gelmiştir. Mort Ziff işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Norman ve Amy, hakkında türlü söylentilerin yayıldığı, otelin milyarder sahibi Herbert Spitzer’le bu konuyu görüşmeye karar verir.

Gücünü hatırla
Norman ve Amy, Mort Ziff’le ilgilendikleri o günlerde hem kendi iç güçlerini fark eder hem de özel bir arkadaşlık kurarlar. Fagan bu noktada tıpkı Norman ve Amy gibi aynı zevkleri paylaşan masa tenisi tutkunu Marcus ve Gloria ile Tüyyumağı Gezegeni adlı çocuk programının müdavimi Larry ve Danielle ikililerini yaratıyor. Doğrusu bu kadar simetri biraz zorlama duruyor ama Mort Ziff karakterinin özgünlüğü ve serüvenin akıcılığı durumu dengeliyor.
Yazar Cary Fagan, bir çocuğun gözünden unutulmaz bir tatilin bellek fotoğraflarını paylaşsa da bu muhteşem manzaranın arka planını göstermeden de edemiyor. Aslen Yahudi olan Norman’ın ailesini otele getirip götüren siyahi şoförün, Miami Beach’te çalıp söyleyen Louis Armstrong ve Harry Belafonte gibi ünlü siyahi müzisyenlerin bu otelde kalamadığını söylemesi üzerine annesi siyahların buraya gelmesini yasaklayan bir yasa olup olmadığını soruyor. Şoförün yanıtı güzelliğin karanlık yanını gösterir nitelikte: “Aslında artık yok ama bu izin verildiği anlamına da gelmiyor. Yazılı olmayan bir yasa var gibi. Kısa süre öncesine kadar Yahudileri de almıyorlardı. Dediğim gibi, burası yalnızca bazılarına cennet.”
Çocuk edebiyatının ödüllü yazarı Cary Fagan, yetişkinler için yazdığı altı roman ve üç öykü kitabına karşın ağırlıklı olarak çocuk kitaplarıyla tanınıyor. 1957 Toronto doğumlu yazar hâlen ailesiyle birlikte aynı kentte yaşıyor. Babası Maurice Fagan’a ithaf ettiği Dünyanın En Komik Adamı kitabının sonunda yazarın kimi ayrıntıların gerçekliğine dair kişisel notlarını bulmak da mümkün. Bu notlar içinde en çarpıcısı da yukardaki konuya dair yazarın samimi itirafı: “Hikâyenin sonunda taksi şoförü Norman’a ne diyordu? Evet, o da doğruydu ama o zamanlar ben bunu bilmiyordum…”
Norman’ın eğlenirken büyüdüğü tatili, okurun da küçük şeylerden sevinip etkilendiği zamanları hatırlaması için ideal. Böylece yazar hayatta önceliklerin ne olması gerektiğini de usulca anımsatıyor. Ne de olsa unutulmaz anılara herkesin ihtiyacı var.

 

 

 

Dünyanın En Komik Adamı
Cary Fagan
Türkçeleştiren: Damla Kellecioğlu
Tudem Yayınları, 184 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Yorum yaz