İyi Kitap

Şapkadaki Balık, doğadaki her canlının, kendi evinde mutlu olduğunu anlatıyor bize.

Yazan: Ezgi Berk

Çocukluğunda hafta sonları ailesiyle ya da arkadaşlarıyla pikniğe gidenler parmak kaldırsın! Sahi, en son ne zaman pikniğe gittiniz? Şöyle mis gibi bir ilkbahar günü, belki baharın gelişini kutlamak için, güneş içinizi ısıtırken ağaçların gölgesine sığındınız, belki de deniz kenarında aldığınız soluğu. Beni çocukluğumdaki piknik anılarına götürense Melek Özlem Sezer’in yazdığı, Deniz Üçbaşaran’ın resimlediği Şapkadaki Balık adlı kitap.
Evet bildiniz, kitabın hikâyesi, piknik sahnesiyle başlıyor. Çocuklar, anne-baba, büyükbaba hep beraber deniz kıyısına, terk edilmiş bir iskeleye pikniğe giden aileyi görüyoruz ilk sayfada. Denizin uçsuz bucaksız maviliğine havanın ne kadar da sıcak olduğunu anlatırcasına sarılar karışmış. Pikniklerin vazgeçilmezi olan yiyeceklerin altına serilen örtüyü arıyor gözlerim, iskelenin üstünde rastlıyorum. Merak edip bakıyorum hemen ne yiyiyorlar acaba? Yetişkinler için termosta sıcak çay, çocuklar için meyve suyu ve elbette bir yaz günü klasiği olan karpuz piknik örtüsünün üstünde. Her şey olması gerektiği gibi. Ama o da ne? Büyükbabanın kafasındaki şapka firar ediyor bir anda! Herkes şaşkın şaşkın şapkanın denize düşüşünü izlerken bir de baba suya atlamasın mı! İşler iyice karışacak şimdi.
Baba, şapkayı bulup sudan çıkarıyor çıkarmasına ama şapka da denizin içinde bir şey bulmuş, o da küçük kırmızı bir balık. Epey ıslak piknik macerasının ardından denizin armağanı sandıkları kırmızı balıkla beraber eve dönen aileyi birbirinden ilginç günler bekliyor. Balık anlatmaya çalışıyor galiba denize dönmek istediğini, ama duyan mı var? Büyükbaba anlıyor balığın niyetini de çocukların isteğini de. Ama onu dinleyen olmuyor, balıkla beraber yola koyuluyorlar. Neler mi oluyor evde? Mesela bir gece denizin tuzunu özlüyor balık, hooop bütün ev tuz içinde kalıyor. Bir diğer gece denizin yosunlarını özlüyor balık, bu sefer de hoooop bütün evi yosunlar sarıyor! Her gün baştan aşağı ev temizliği yapan aile evdeki küçük kırmızı balığın bu işte bir parmağı olduğunu anlıyor bir süre sonra ve bir karar veriyor. Ne mi yapıyorlar balığa? Merak etmeyin, herkesi mutlu edecek bir çözümleri var.
Şapkadaki Balık, doğadaki her canlının, kendi evinde mutlu olduğunu anlatıyor bize. Küçük kırmızı balığın evi denizin başka bir ayrılmaz parçasını her gece teker teker özlemesi bize doğal ortamda yaşamanın önemini hatırlatıyor. Kendimizi bir anda balığın yerine koymuş buluyoruz, onunla beraber eve dönmeye çalışıyoruz. Bence bir sırrı daha var kitabın. Bize, içine düştüğümüz ve kurtulmanın elimizde olmadığı durumlarda ne yapabileceğimize dair çok önemli bir yöntem öneriyor: Özlediğimiz her neyse onu hayal ederek yanımıza çağırmak! Böylece hem kurtulamadığımız hem de bir çözüm bulamadığımız noktada hayal gücümüz yetişiyor imdadımıza.

 

 

 

Şapkadaki Balık
Melek Özlem Sezer
Resimleyen: Deniz Üçbaşaran
Redhouse Kidz Yayınları, 36 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz