İyi Kitap

Özgürlüğün tadını bilen birini asla evcilleştiremezsin!

Yazan: Burcu Arman

Sabah alarmla uyandım. Yaklaşık yedi buçuk civarıydı. Köpeğim ve kendim için her gece yatarken söz verip yapamadığım şeyi yapmaya karar verdim: Kısa bir yürüyüş. Fazla değil, yirmi dakika. Fazla değil, on on beş ağaçlık bir korunun içinden geçerken nefes aldım. Eve döndüm. Ev ahalisinin uyanıp işe gitmeye hazır hâle gelmelerine yardımcı oldum. Bir adam, bir kadın ve bir köpek, bizim gibi milyonlarcası gibi trafiğe daldık… Haftanın diğer dört gününde net, kalan iki gününde belki aynısını yaptığımız gibi… Neden? İçinde bulunduğum şehirde kimse tepeme binmeden -mesela ev sahibi- rahatça yaşayabilmek, hatta o on beş ağaçlık koruda yürümek için bile yapmam gerekeni yapmak için. Amaç diye ardı arkasına sıraladığımız şeylerin arkasında yatan gerçekleri sormadığımız zamanlardayız. Daha iyi bir iş, daha iyi bir araba, kirayı rahat ödemek, krediyi kapatmak, yılın kısıtlı zamanlarında sahip olunan tatil günlerini deniz kenarında geçirmek… Aslında o kadar özgür değiliz ki… Tüm haftanın yorgunluğundan kaçmak için kilometrelerce yol gidip bir deniz kenarında iki nefes oksijen alabildiğimiz için özgür müyüz? Biz değiliz. Ama “o” özgür! Emily Hughes’in kocaman gözlü karakteri kesinlikle özgür. Konuşmayı kargalardan, yemek yemeği ayılardan, eğlenmeyi tilkilerden öğrenen bir kız nasıl özgür olmaz ki? İnsanlara gelince, evet onun düşündüğü gibi kesinlikle her şeyi yanlış yapıyorlar. Tuhaflar. Tıpkı onu ormandan alıp eve gelen aile gibi. Üzerine zorla kıyafetler giydirip saçlarını herkes gibi yapmaya çalıştıkları için resmen tuhaf olmalılar! Mutlu olmak için gereken şey nedir? Evcilleşmemek? “Çünkü, özgürlüğün tadını bilen birini asla evcilleştiremezsin,” diyor Hughes.
Kendimizi kapattığımız dört duvar binaların içinde özgürlük adına birçok şey deniyoruz. Çocuklarımıza daha iyi bir yaşam, biraz daha iyi eğitim, biraz daha farklı bakış açısı… Ama özgürlük? Onlara yaşadıkları dünyanın gerçek anlamıyla nasıl bir yer olduğunu tanıma özgürlüğü veriyor muyuz? Tavuğun gezeni, yumurtanın organiği peşinde koşarken iyi bir şey yaptığımız tatminiyle rahat uyuyor muyuz? Yoksa onlar tavukların peşinde koştukları yumurtladıklarını kendi gözleriyle gördükleri bir dünyada mı özgür olurlardı?

 

 

Özgür
Emily Hughes
Türkçeleştiren: Zeynep Sevde
Taze Kitap, 32 sayfa

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz