İyi Kitap

Zaman dediğin milyarlarca yıl, mekân ise sonsuz evren. Eratosthenes’ten Sagan’a bilimle dolu bir yolculuk…

Yazan: Toprak Işık

Evren Avuçlarının Arasında, fizik doktoralı bir yazarın, Sonia Fernandez-Vidal’in, elinden çıkmış. Bir başka bilim insanı, Francesc Miralles de katkı sağlamış kitaba. Pilarin Bayes’in resimleyip Cansu Akkoyun’un Türkçeleştirdiği eseri Kolektif Kitap yayımlamış.

Annesi onu lazanya yemek için sofraya çağırdığında, Eva bir bakıyor ki büyükbabası Leonardo geriye bir mektup bırakarak kayıplara karışmış. “Ailede kâşif genlerimi miras bıraktığım tek kişi sensin. Tüm ümidim sende. Beni bulacağından eminim!”

Eva, büyükbabasının çağ atlatan icadı “Kozmik Yumurta”nın direksiyonuna geçip ilk olarak, büyükbabasının arkadaşı Carl Sagan’ın yanına gidiyor. Carl Sagan ona, evren hakkında bir dolu bilginin yanında, dedesinin gemisinden düşen bir parçayı ve onu nerede bulabileceklerine dair bir ipucu veriyor. Eva, iki bin yıl önceye, İskenderiye Kütüphanesi’ne gidiyor. Kütüphane Müdürü Eratosthenes de ziyaretçisine değerli bilgiler sunduktan sonra, kayıp şahsın nerede olabileceği konusunda bir tahmin yürütüyor. Galileo adlı birinin yanında…

Eva, İskenderiye Kütüphanesi’nden ayrılırken de dedesinin kaybettiği bir parçayı alıyor müdürden. Tuhaf bir kristal alet… Bunu Carl Sagan’ın verdiği parçaya ekleyince ortaya bir robot çıkıyor; yoluna sevimli ve çok bilen robot Cassini ile devam ediyor.

Galileo’nun yanında da bulamıyorlar büyükbabasını. Yeni bilgiler edinip Leonardo Dede’nin düşürdüğü bir başka metal plakayı ve gitmiş olabileceği yer hakkındaki ipucunu aldıktan sonra Newton’a uğruyorlar. Kütle çekim yasaları ve daha bir sürü bilgi süslüyor bu ziyaretin anlatıldığı sayfaları. Arama kurtarma çalışmalarındaki yeni hedefleri ise altının oluşma anına tanıklık etmek… 1814’e gidip Fraunhofer’in kapısını çalıyorlar.

Fraunhofer’in büyüklüğü, güneş ışığından oluşturulan gökkuşağına mikroskopla bakarak renkler arasındaki siyah çizgileri fark etmiş olmasından geliyor. Bugün, onun adıyla anılan bu çizgilere bakıp Güneş’te hangi elementlerin olduğunu anlayabiliyoruz. Güneş’imizde sadece Helyum üretiliyor; o zaman diğer elementlerin kaynağı nedir? İşte o kaynağı bulmak için bir yıldızın ömrünü tamamladığı ana gidiyorlar. Yıldız kendi yaşamına son verirken büyüyüp dağılıyor ve bir dolu elementi evrene saçıyor. Altın da böyle ortaya çıkıyor. Zaman dediğin milyarlarca yıl, mekân ise sonsuz evren… Yolları daha uzun. İpuçlarının peşinden giderek belki Leonardo Dede’yi bulurlar ya da onu bulamadıkları gibi kendileri de kaybolabilirler. Evde bekleyen güzelim lazanya boynu bükük mü kalacak? Sadece evrenin sırlarını değil, bu sorunun yanıtını öğrenmek için de kitabı okumak gerek.

Kitaptaki kusurlara gelince: Kütle çekim kuvvetinden kitap boyunca yer çekimi diye bahsedilmiş. Yer çekimi, dünyanın çekimi için kullanılan özel bir terimdir. Altmış üçüncü sayfada, Güneş’imizin beş bin yıllık bir ömrü kaldığı belirtilmiş ki bu doğru değil.

Altmış dokuzuncu sayfada şöyle bir cümle var: “Bir gemiyi ışık hızının yüzde 99’una yakın bir hızda bir gemi sürseydin dünyanın geri kalanından neredeyse yedi kat daha fazla yaşamış olurdun.” Öncelikle cümle sorunlu. İkincisi, sadece hızlarını kullanarak dünyadakiler ile gemidekilerin yaşam sürelerini karşılaştıramayız. Gemidekiler dünyaya baktıklarında, oradakiler için zamanın yavaş geçtiğini, dünyadakiler ise gemiye baktıklarında gemidekiler için zamanın yavaş geçtiğini gözlemlerler. Cümlenin devamında şu söyleniyor: “Eğer bir yılın sonunda geri dönseydin, aradan 7 yıl geçmiş olduğunu görürdün.” Bu doğru ama dünyadan ayrılan biri sabit hızla hareket ederek yuvaya geri dönemez. Bunun için ivmeye maruz kalması gerekir ki zaman farkını doğuran budur. Burada ivmenin rolü vurgulansaydı iyi olurdu.

“Eğer galaksilerin kara delikleri aydınlatılırsa, onlar kuasar yani yıldıza benzeyen gökcisimleriyse galak- Dilin akıcılığı ve açıklığı Bilgilerin çağdaşlığı ve bilimselliği Konunun işlenişi Çizimlerin ifade gücü Grafik tasarım ve baskı kalitesi sileri sayesinde ziyafet çekiyorlar demektir.” Sayfa yetmiş altıdaki bu cümle sorunlu.

Kurguya ilişkin de bir sorun olabilir: Leo Dede zamanda Kozmik Yumurta’yı kullanarak kaybolmuş. Eva da dedesini ararken uzay-zaman yolculuğunu Kozmik Yumurta’yla yapıyor. Kozmik Yumurta Eva’nın yanındayken dedesi nasıl onsuz başka bir yerde?

Bir kısmı yukarıda sunulan hatalara rağmen, Evren Avuçlarının Arasında güzel bir kitap. Bazı kısımlarının anlaşılması genç okurlar için zor olacak, zihinlerinde ileride aydınlanacak karanlık noktalar belirecektir. Bilimin karıştırdığı kafa kuşkusuz iyidir.

 

 

 

Evren Avuçlarının Arasında
Sonia Fernandez-Vidal
Resimleyen: Pilarín Bayés
Türkçeleştiren: Cansu Akkoyun
Kolektif Kitap, 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz