İyi Kitap

Fakir Baykurt’un yardımcı okuma kitapları

“…Kadın erkek, bütün köylüler köy içinde idi. Kaymakam onlara döndü. Şu sözleri söyledi:
-İşte, dedi, köprü bitti. Bitti ama bir can gitti, birçok mal gitti, köprü işi ondan sonra bitti… Her işi zamanında yapalım. Daha bu köye çok şey lazım. Bahçe lazım. Yol lazım… Hep birlikte çalıştık mı, bu köy güzel bir köy olur. Öteki köyler bu köyden örnek alır. Böylece Türkiye güzel bir memleket olur…”

Yazan:Doğan Gündüz

Fakir Baykurt’un “Küçük Köprü” hikâyesinin sonu böyle biter. Hikâyede köylerinin önünden geçen dere üzerindeki köprüyü onarmayı ihmal eden köylüler vardır. Muhtar ne kadar “sağlam bir köprü yapalım” diye uyarsa da köylüler çeşitli bahanelerle muhtarı umursamazlar. Sonuçta olan olur; koyunlarını otlatmaktan dönen küçük çoban Cemil, üzerinden koyunlarıyla geçerken köprü çökünce sele kapılarak boğulur. Sabahleyin iki jandarma gelir, sonra da savcıyla doktor. Ölüm raporu tutulur. Savcı ve doktor muhtara sağlam bir köprünün yaptırılması için gecikmeden hükümete dilekçeyle başvurmasını söyler. Kaymakamın ilgilenmesiyle devlet çivi, çimento, kereste ile tekniker desteği verir. Demir, taş ve kumu bir de iş gücünü köylüler üstlenir. Hep birlikte yıkılmayacak sağlam bir köprü yaparlar.

Baykurt, 1961 yılında çıkan İmece Dergisi’nin ilk sayısında yayımlanan “Toplumsal Dalgacılık” yazısında Spor Toto meraklılarını ve devleti eleştirir. “…En az Çaldıran Savaşı’ndan beri şeyhliğin ağalığın pençesinde inleyen milyonlarımız; evsiz, yolsuz, susuz, topraksız; meyvesiz, sebzesiz; elektriksiz köylerimiz, onlarca bir yara, dert değildir.”* Onlar için dert değildir ama halkın bilinçlenmesi, köylerin kalkınması, Türkiye’nin gelişmesi Baykurt’un en büyük derdidir.

M.E.B. Yayım Müdürlüğü Basılı Eğitim Malzemeleri Hazırlama Merkezi** tarafından yayımlanan Yardımcı Okuma Kitapları serisinin temel amacı halkı eğitmek, okuma yazma bilmeyen askerlere okuma yazma öğretmektir. Çocuk kitapları formatında kırk kitaptan oluşan bu serinin içinde aynı zamanda ilköğretim müfettişi olan Baykurt’un, Küçük Köprü kitabının yanı sıra üç kitabı daha vardır.

Baykurt’un köy ve köylülerin sorunlarını işlediği bu kitaplarda sorunu doğru kavrayan, çözüm üreten, alttan alta veya doğrudan akıl veren, yol gösteren bir erkek kahraman vardır. Küçük Köprü’de bu kaymakam iken Sınır Kavgası’nda ilkokul öğretmeni olur: Tarlaları komşu Mehmet Ali ile Mustafa arasında sınırın bozulması nedeniyle husumet çıkar. İki komşu da kendisinin haklı olduğunu iddia eder. Bunu içine sindiremeyen Mehmet Ali ertesi sabah çözüm bulması için muhtara gider ama muhtar şehre inmiştir. Muhtarı bulamayınca kendi çözümünü uygulamak için evden tüfeğini alır ve Mustafa’yı vurmaya gider. Bunu gören karısı Emine, köyün öğretmenine koşar. Öğretmen iki hasmı yatıştırır. Ertesi gün köyün muhtarını ve yaşlılarını bilirkişi olarak yanına alır, tarla sınırının eski hâline getirilmesini ve küslüğün bitmesini sağlar.

Yetim Ali kitabında ise babası hastalanıp ölünce annesiyle çaresiz kalan küçük Ali’nin, babasının yaptığı işleri sahiplenip tek tek üstesinden gelmesi anlatılır. Ali çocuk yaşta olmasına rağmen çok çalışkan ve beceriklidir; harmanı kaldırır, yıkılan bahçe duvarını örer, odun keser, tarlada çalışır, kasaba pazarına gider, ürünleri satıp evin ihtiyaçlarını alır. Üç beş yıl geçip de Ali büyüyünce köy muhtarı ve ihtiyar heyeti toplanıp “Artık zamanı geldi,” diyerek Ali’yi evlendirmeye karar verirler. Çalışkanlığı ile övülen Yetim Ali, Muhtar Amca’nın kol kanat germesi ve köylülerin desteğiyle “büyüklerinin seçtiği kızla” evlenir.

Dördüncü kitap Deli Dana, Fakir Baykurt ile Turhan Oğuzkan tarafından birlikte kaleme alınmıştır: Her çocuğun bir hayvanı, eşeği, kuzusu olan köyde Zeki’nin hiç hayvanı yoktur. İnekleri bir buzağı doğurunca babası “Al, bunu da sen büyüt,” diyerek Zeki’ye verir. Zeki’nin beslediği buzağı büyür, dana olur. Ama öyle deli bir şeydir ki ırmağa, tarlaya, çayırlara, dağlara koşup durduğundan adını Deli Dana koyarlar. Bir akşam Zeki’nin çok sevdiği danası sürü döndüğü hâlde eve gelmez. Babası, Zeki ve çoban dönüp her yeri ararlar ama bulamazlar. Babasının “Boş şeyler bunlar, boş” demesine rağmen annesinin gece danayı kurtlar yemesin diye Döne kadına bağlattırdığı “kurt ağzı” da işe yaramaz. Kurtlar Deli Dana’yı parçalar. Babası annesine “Döne kadın kurt ağzı bağladı da ne oldu? Boş şeyler bunlar,” der. Deli Dana’nın her şeyi bilen, akıl veren kahramanı ise babadır.

Usta bir yazar olmasına rağmen halkı bilinçlendirmek kaygısıyla yazılan bu kitaplarda Baykurt’un sesi ne yazık ki daha çok “İlköğretim Müfettişi” olarak duyulmaktadır.

* Baykurt Fakir, Yanar Bir Işık TÖZ-İmece-abece yazıları, Eğit-Der Yayınları-6, Ankara, Nisan 2000, s. 129
** Gündüz Doğan, “Bir Çocuk Kitapları Semineri”, İyikitap Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi, Sayı 106, Eylül 2018, s.42-43

Küçük Köprü
Fakir Baykurt • Resimler: Ziya Ünal • 21 Sayfa

Sınır Kavgası
Fakir Baykurt • Resimler: Adnan Turani • 21 Sayfa
MEB Yayım Müdürlüğü, BEMHM, Ankara, 1964

Yetim Ali
Fakir Baykurt • Resimler: Adnan Turani • 21 Sayfa

Deli Dana
Fakir Baykurt, Turhan Oğuzkan • Resimler: Ziya Ünal • 13 Sayfa
MEB Yayım Müdürlüğü, BEMHM, Ankara, 1964

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Doğan Gündüz 1966’da İstanbul’da doğdu. Kitapları: Kaçan Uykuların Peşinden (Can Çocuk, 2013), Sahi Benim Annem Hangisi? (Can Çocuk, 2014), Kayıp Çocuklar Bahçesi (YKY, 2015), Unutma Oyunu (YKY, 2015), Alaturkadan Alafrangaya Zaman Osmanlı’da Mekanik Saatler (Ege Yayınları, 2015), Acayip Bir Hediye (Can Çocuk, 2015), En Sevdiğim Oyuncak (YKY, 2016), Fare Adlı Kedi (Can Çocuk, 2016), Bisküvi Kutusundaki Martı (Can Çocuk, 2016), Denize Mektuplar Atan Çocuk (YKY, 2018), Ailenin En Yaramazı (Can Çocuk, 2018)

Yorum yaz