İyi Kitap

Fazlaca tantana, bolca curcuna

Kiraz Tepedibi tam da Cadılar Bayramı öncesi çok acayip günler yaşıyor. Tüm macera Tomris Tantana’nın bilmeden bir hortlağı azat etmesi ve garip biçimde Curcunacı Cadı ile yollarının kesişmesiyle başladı. Biraz karışık mı? Daha hiçbir şey duymadınız. Fazlaca tantanalı ve bolca curcunalı hikâyeye buyurun o hâlde.

Yazan:Emel Altay

Tomris Tan’a, Kiraz Tepedibi köyünün sakinleri Tomris Tantana adını takmakta çok haklı sebeplere sahip. Bir kere ilkokul çağındaki bu zıpır kız ortalığı birbirine katmada bir uzman. En basit olay bile onun dâhil olmasıyla tam bir curcunaya dönüşüyor. Curcuna demişken karakterlerimiz arasında bir de curcuna çıkarmayı seven, huysuz, çığırtkan bir cadımız var ama ona sonra geleceğiz. Tomris Tantana, sürüngen profesörü olan anne ve babası görev amacıyla uzaklarda olduğu için büyükbabasıyla birlikte yaşıyor. Tabii artık tahmin edebileceğiniz üzere büyükbaba da normal değil; her şeyi bilen (Tomris ona “her şey profesörü” diyor), uykusunda görkemli gerçekleri sayıklayan (“Dominik Cumhuriyeti’nin ulusal kuşu Sisserou Papağanı’dır” gibi…) ve torununa çok yaratıcı takma isimler takan (Fıkır Fıkır Fokurtu, Arsız Ananas, Gargara Gaga, Mutlu Marslı) acayip biri. Zaten öykümüzde her şey, herkes ve her yer bir acayip! Örneğin yer isimleri. Kiraz Tepedibi, Yabanmersini Yolu, Pütürlü Patika, Tavşankulağı Tarlası, Gününügünet Göleti… Ya insan isimleri? Tomris’in korkulu rüyası öğretmeni Bayan Gazçukuru, komşuları Taktakıştır Teldantel, Tomris’in can dostu Keh Keh Cenk, sınıfın kendini prenses sanan gıcık kızı Betül Bezelyeçiçeği, Bayan Elibol, Bay Boruses… Dille oynanarak, fonetik yapıdan ve kulağa komik gelecek uydurmalardan yararlanarak oluşturulmuş isimlerin orijinallerine ne kadar sadık kalınarak dilimize çevrildiğini bilemesek de çevirmenin bu konuda en az yazar kadar eğlenceli bir iş çıkardığını söylemeliyiz.

TANTANA CURCUNA’YLA TANIŞINCA…
Tomris tam bir Cadılar Bayramı düşkünü. Öyle ki yaklaşan Cadılar Bayramı için duyduğu heyecandan gözünü bile kırpmıyor. Uykusuz geçen gecenin ardından
okula giderken, belki de uyumak yerine kostümünü deneyerek vakit geçirip üşüttüğünden, şiddetli bir hapşırığa engel olamıyor ve olanlar oluyor. Hapşırıkla oluşan esinti hemen önündeki geçidin üstünü açıyor ve oraya hapsedilmiş bir hortlağın kaçmasına sebep oluyor. Aynı anda orada bulunan ve bu vahim olaya tanık olan Curcunacı Cadı’nın ise derdi bambaşka; bir an evvel sevgili Helga-Holga’sına kavuşmak… Cadının Helga-Holga dediği aslında Tomris’in çok sevdiği domuzcuğu Elvis’ten başkası değil. Çok mu karışık oldu? Yazının girişinde sizi tantana ve curcunaya buyur ederken fazla abartmadığımızı anlamışsınızdır.

HINZIR HORTLAĞIN PEŞINDE PERPERIŞAN OLAN KIRAZ TEPEDIBI
Yazar bolca uydurduğu komik ve kafiyeli isimleri nedense hortlaktan sakınmış. Oysa o da fena hâlde hınzır, tembel ve unutkan bir hortlak. Hınzır hortlak, yıllar sonra gelen özgürlüğün keyfiyle Kiraz Tepedibi kasabasını birbirine katıyor. Tuna Turşu’nun Güzellik Salonu’nda aynaya saç losyonuyla “Tuna Turşu’nun Rezillik Salonu” yazıyor, dükkândaki tüm siyah tel tokaları zavallı Turşu’nun yüzüne yapıştırıyor ve daha neler neler. Güçlü bir rüzgâr kılığında dolaşan Hınzır Hortlak soluğu Selam Sarman’ın Çiçekçisi’nde alıyor sonra ve oradan da istikamet Deniz Dadı’nın Dantel Dükkânı… Güzellik salonunda sergilediği rezillikleri buralarda da sergiliyor ve yazık ki hortlak diye bir şeye inanmayan yetişkinler tüm bu karmaşanın hep Tomris’in başının altından çıktığına inanıyorlar. Zavallı Tantana…

HORTLAKLAR HAKKINDA HIÇ DUYMADIĞINIZ BAZI BILGILER
Hortlakların pembe rengine bayıldığını biliyor muydunuz? Hortlaklar insanlarla dalga geçmeyi de severlermiş. Boşuna bizim hortlağa hınzır ismini vermedik. Son olarak hortlakların balık hafızalı olduklarını da not düşelim. “Her şey profesörü” büyükbabanın zengin kütüphanesi sağ olsun, “Hortlaklar: Acayip Ayrıntılı Giriş” kitabında merak ettiğiniz her bilgi var!

Joanne Owen, karakterleri gibi eğlenceli ve hınzır bir yazar olmalı. Özellikle uydurduğu isimler oldukça eğlenceli. Resimleyen Tony Ross da özgün ve minimal çizgilerle kendine has bir dil yaratmış ki bu da kitabın yazım diliyle uyumlu. Çeviride birkaç küçük eleştirilecek cümle göze çarpsa da muhtemelen orijinalinde dilin sınırları fazlaca zorlanmış olmalı. Uydurma kelimeleri içindeki mizahı bozmadan başka bir dile aktarmak zor bir iş, çevirmen Olcay Mağden Ünal’ın işin hakkını verdiğini söyleyelim.

 

 

 

Tomris Tantana ve Curcunacı Cadı
Joanne Owen
Resimleyen: Tony Ross
Türkçeleştiren: Olcay Mağden Ünal
Çınar Yayınları, 168 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz