İyi Kitap

Dilediğiniz kişiyi sevin!

Safter Korkmaz 2 Ekim 2018 Başvuru Kitaplığı, Safter Korkmaz, Sayı 107 - Ekim 2018 Dilediğiniz kişiyi sevin! için yorumlar kapalı

Élisabeth Brami ve Estelle Billon-Spagnol, tüm dünyada, kaynağı ne olursa olsun dogmatik tutuculuğu hedef almışlar kitaplarında. Hedeflerine de ulaşmış olmalılar ki vurdukları yerden ses gelmiş!

Yazan:Safter Korkmaz

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Anne Hakları Bildirgesi ve Baba Hakları Bildirgesi kitapları üzerine bir şeyler yazmaya niyetlendiğimde, henüz malum “gazete”(?!) söz konusu yazıyı* basmamıştı. Toplumsal cinsiyet eşitliğini dert edinen; çocuklara yalın bir dil ve eğlenceli resimlerle ulaşmaya çabalayan eserler hakkında keyifli şeyler yazmayı düşünürken, beni yolumdan saptıran da bu yazı oldu…

Élisabeth Brami’nin kaleme aldığı ve Estelle Billon-Spagnol’ün resimlediği dört kitaplık dizinin ilk iki kitabı geçtiğimiz yıl, yine Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmıştı. Erkek Çocuk Hakları Bildirgesi ve Kız Çocuk Hakları Bildirgesi isimlerini taşıyan kitaplara, İyi Kitap’ın 96. sayısında yer vermiştik. Nedense yayımlandıktan bir yıl sonra, bu iki kitabı oldukça saldırgan bir dille okurlarına hedef gösteren gazete(?!), Kültür Bakanlığı’nı da kitapların içeriğine “müdahalede bulunmaya” çağırmış durumda. “Müdahale”den kasıt elbette toplatma, yasaklama, sansür…

Söz konusu kâğıt tomarının, kitaplarda -yerleşik ayrımcı/gerici toplumsal cinsiyet rollerine aykırı maddelerin yanı sıra- en çok takıldığı şey, kız ve erkek çocukları için ortak dile getirilen bir hak talebi: “İstedikleri kişiyi sevme hakkı vardır: Kız ya da erkek”.

“İstedikleri kişi” hem de “kız ya da erkek”; işte bu olacak iş değil! Bu talebi okuyan gazete(?!) yazarını hafakanlar basmış olmalı. Yerleşik cinsiyetçi normlar içinde aynı cinsiyetten “istediği kişiyi” sevme hakkı bile kabul edilemezken, bir de “kız ya da erkek” ha! Tez kitaplar toplatıla, sorumlular cezalandırıla!

Her fırsatta temcit pilavı gibi ısıtılıp önümüze sürülen, “çocuk kitaplarına denetim ve sansür” çağrısını mı yoksa insanların en temel hakları arasında sayılması
gereken “istediği kişiyi” -kız ya da erkek- sevme hakkını sapkınlık olarak niteleyen, ortaçağdan kalma bakışı mı konuşmalı? Açık ki ikisi arasında kopmaz, sıkı bir bağ var. Bağnazlık ve sansür hep yan yana anılmış tarih boyunca. Örneğimizde de durum değişmiyor.

İnsanı -ve elbette çocuğu- özgür irade sahibi birey olarak değil; birilerinin -ana, baba, koca, patron vb.- ya da bir şeylerin -devlet, okul, işyeri, dini kurumlar vb.- sultasında emir kulu kabul eden dogmatik tutuculuk karşımızdaki. Çocuk istismarına, kadın cinayetlerine, yolsuzluğa, hukuksuzluğa ve daha pek çok şeye ses çıkarmayan kendinden menkul ahlak(?!) kavrayışı olan bir garabet bu… Élisabeth Brami ve Estelle Billon-Spagnol de tüm dünyada, kaynağı ne olursa olsun bu tutuculuğu hedef almışlar kitaplarında. Hedeflerine de ulaşmış olmalılar ki vurdukları yerden ses gelmiş!

KIMLE ISTERLERSE ONUNLA…
Görünen o ki ses gelmeye de devam edecek. Çünkü bu yazının asıl konusu olması gereken, dizinin yeni iki kitabı da muhataplarını hop oturtup hop kaldıracak cinsten!

Anne Hakları Bildirgesi ve Baba Hakları Bildirgesi kitapları, cinsiyet ayrımcılığına dair dogmatik fikirleri yıkıp geçen içeriklerini ortak bir hak tanımıyla sonlandırıyor: “Kimle isterlerse onunla, diledikleri gibi yaşama ve diledikleri zaman çocuk sahibi olma hakkı vardır.” Bu ifadeyi Billon-Spagnol’ün çeşitli aile çizimleri tamamlıyor. İki anne ya da iki baba ile çocuklarının resmedildiği aile tabloları bir hayli ezber bozacak.

Bu kitaplar çocuklara yerleşik, ayrımcı “anne” ve “baba” rollerini unutmalarını söylüyor. Maço, tamir işlerinden anlayan, kuvvetli baba tipini unutun diyor. Duygusal, ev işlerinde mahir, hanım hanımcık anne tipini unuttuğunuz gibi… Babalar da ev işi yapar/yapmalıdır, bebek/çocuk bakımında en az anne kadar sorumluluk üstlenmelidir diyor mesela. Annelerin ev işi yapmama hakkı vardır ya da canları istediğinde dışarı çıkıp eğlenmeye… Anlayacağınız pek çok ataerkil, basmakalıp ayrımcı düşünce teşhir ediliyor her iki kitapta. Üstelik açıkça yazılmasa da alt-metinde, aile kurmanın ve çocuk sahibi olmanın farklı yolları olduğu ve herkesin çocuk sahibi olma hakkı olduğu vurgulanıyor. İki babanın ve çocuklarının oluşturduğu aile çizimi tüm bunları kelimelere ihtiyaç duymadan aktarıyor okura.

İnce eleyip sık dokursak kitapların eksik bıraktığı bazı noktalardan bahsedilebilir. Konuyu ele alışlarına ya da kullanılan dile dair bir iki şey söylenebilir. Ama gerek var mı; hayır! Bu kez eksiğiyle, fazlasıyla bu kitapları ve temsil ettiği eşitlikçi-özgürlükçü bakışı sahiplenme zamanı. Alın ve çocuklarınızla birlikte okuyun bu kitapları. Konuşun onlarla; zihinlerinin karartılmasına izin vermeyin.

* Akit Gazetesi, 10 Eylül 2018, “Koç’un kitaplarını çocuklardan uzak tutun”

 

 

 

Anne Hakları Bildirgesi
Élisabeth Brami
Resimleyen: Estelle Billon-Spagnol
Türkçeleştiren: Burcu Uğuz
Yapı Kredi Yayınları, 36 sayfa

Baba Hakları Bildirgesi
Élisabeth Brami
Resimleyen: Estelle Billon-Spagnol
Türkçeleştiren: Burcu Uğuz
Yapı Kredi Yayınları, 36 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 1994 yılından bu yana yayıncılık alanında çalışıyor. Pek çok yayınevinde farklı görevlerde bulundu. “Cankurtaran Şövalyeleri İstanbul Dehlizlerinde” adında, Günışığı Kitaplığı’ndan yayınlanmış bir çocuk romanı var. İyi Kitap’ın sorumlu yazı işleri müdürü ve editörü olarak çalışma yaşamına devam ediyor.