İyi Kitap

Para hırsı insanı gerçek bir doğa zararlısına dönüştürmüşken insanlıktan yana eserler okumak umut verici. Su: Hayat Veren 2 Damla, her satırında iyi niyet ışıltısı barındıran, yetişkinlerin de yararlanabilecekleri, bilgilendirici bir kitap.

Yazan: Toprak Işık

Su: Hayat Veren 2 Damla… Yazar Abdullah Aysu, ziraat eğitimi almış olmasının yanı sıra çiftçi bir ailenin çocuğu ve kendisi de tarımla uğraşıyor. Böyle biri için hayat kaynağı sıvının önemini tahmin etmek güç değil; tecrübelerine dayanan görüşlerini toplumla paylaşması ise sevindirici. Aysu’nun eseri Epos Yayınları tarafından kitaplaştırılmış. Sait Munzur’un harika çizgilerini de anmadan geçmemeli.

Su, Hayat Veren 2 Damla, “Minerva’nın Genç Baykuşu” adlı bir dizinin ilk kitabı… Sanat, demokrasi, su, barış, kuantum, Allah, ahlâk, etik, diziyi oluşturacak başlıklardan bir kısmı. Her biri, diğerinden ilginç ve önemli… Zekâ, sanat, strateji, ilham, bilim, bilgi, bilgelik ve barış tanrıçasının adını taşıyan bir diziye de böylesi yakışırdı. Epos Yayınları çok değerli bir çalışma vadediyor. İlk kitabın okunması, irdelenmesi ve eleştirilmesi sonraki kitaplara mutlaka katkı sağlayacaktır.

Suyun, biz insanları hedef alan manifestosuyla başlıyor Su: Hayat Veren 2 Damla.

“Suyu sahiplendin! Ve sattın… Doğanın suyundan para kazandın.” Eserde belki de en fazla üzerinde durulan şikâyet konusu suyun sahiplenilmesi, şişelere konulup, borulara hapsedilip satılması… Kullanma hakkının gasp edilmesiyle, doğanın ve yoksul insanların ondan mahrum bırakılması…

Aysu, sayfalar boyunca, heyecanını ve isyanını kesintisiz hissettiriyor. Bir ziraatçı ve duyarlı bir insan olarak suyun başına gelenleri belli ki hiç içine sindirememiş. Kirlilik, sıkıntılardan sadece bir tanesi… Gerçekten suyu kirletenin kim olduğunu anlamamızı sağlayacak güzel de bir örnek sunmuş. İçinde üç bardak su olan bir sürahinin, dünyadaki tüm suyu temsil ettiğini kabul edelim. Bu durumda biz insanların günlük yaşamımızda içmek ve temizlik için kullandığımız miktar bir damla bile olmuyor. O damlanın sadece yüzde on altısı kadar… Öyleyse kirliliğin asıl failini başka yerde, örneğin sanayi ve tarımdaki yanlış uygulamalarda aramalı.

HES’lere, yani hidroelektrik santrallere neden karşı olmamız gerektiğini de açıklıyor Aysu. Boru ve tünellerin içine alınan su buharlaşamıyor. Döngüsü kesintiye uğratılınca da kendini yenileyemiyor. Özgürce aktığı coğrafyada değdiği her şeye hayat verirken borulara hapsedildiğinde sadece onu tutsak alanların cebini dolduruyor.

Günümüz dünyasında her şey para ya… Peki, o zaman yaşamını sürdürürken para kullanmayan, parayı tanımayan canlılar ne olacak? Örneğin bir göçmen kuş… Kilometreleri aşıp ulaştığı su havzalarının yok olduğunu gördüğünde ne yapacak? Aysu soruyor: “Bakkala gidip bir şişe su almasını mı önereceğiz?” Batsın bu dünya diye feryat etse, hangimiz ayıplayabiliriz onu? Bunu düşünmeliyiz; çünkü su sadece bize ait değil. Börtü böceğin, çayırın, çimenin de hakkı var onda.

Aysu, aslında bütün dünyada doğaya ihanet edildiğini düşünüyor ama ülkemiz özelinde de böyle devam edersek bir Afrika ülkesi gibi büyük su sıkıntılarının içine düşeceğimiz konusunda uyarıyor hepimizi. Suyun kurtarılması konusunda ise şirketlere, devletlere, hatta Birleşmiş Milletler’e bile güvenmiyor; umudun yine insanda olduğuna inanıyor. Köylüsü, kentlisi, hukukçusu, bilim insanıyla hep birlikte şirketlerin sömürüsüne karşı savaşanlara “Yaşam Savunucuları” diyor ve “yeryüzüne karşı süren savaş”ı sona erdirmek konusunda onlara güveniyor.

Çocuklar ile gençlerin kitapta değinilen sorunlardan haberdar olmaları, bunlara yönelik hassasiyet geliştirmeleri çok önemli. Su: Hayat Veren 2 Damla bu açıdan değerli bir amaca hizmet ediyor. Öte yandan kitabın görmezden gelinemeyecek kusurları da var. Gençlerin, özellikle de çocukların ilgisini çekecek bir kurgusu yok. Kullanılan üslup da onlara pek sıcak gelmeyebilir. Dolayısıyla hedeflenen kitlenin kitabı okurken sıkılmaları olasıdır. Kitapta çok fazla tekrar olması da bezginlik yaratabilir. Örneğin suyun satılmaması gerektiği, bütün canlıların ortak malı olduğu, su olmazsa neler olacağı, defalarca söylenmiş. Yazar, tekrarladıklarını çok önemli bulduğundan belki de bir pekiştirme yöntemi olarak bu yolu seçmiştir.

Para hırsı insanı gerçek bir doğa zararlısına dönüştürmüşken insanlıktan yana eserler okumak umut verici. Su: Hayat Veren 2 Damla, her satırında iyi niyet ışıltısı barındıran, yetişkinlerin de yararlanabilecekleri, bilgilendirici bir kitap.

 

 

 

Su: Hayat Veren 2 Damla
Abdullah Aysu
Resimleyen: Sait Mıunzur
Epos Yayınları, 80 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz