İyi Kitap

“Her zaman bir soru daha sorulabilir”

Düşün Bakalım, bir yandan çocukları merak uyandırıcı ve heyecan verici felsefî sorularla buluştururken beri yandan da kendi felsefî düşüncelerini geliştirmeleri için onlara bir kapı aralıyor.

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Çocuklar soru sormaya ve sorgulamaya bayılırlar. Ardı arkası gelmez sorularının. Ama gerek aile ortamı ve toplum, gerekse okul ve eğitim sistemi dayattığı hazır cevaplarla ya da ezberlerle çocuğu soru soramaz hâle getirir. Soran, sorgulayan ve hatta sorular sorduran insandan korkulur çünkü. Tıpkı Sokrates’ten korktukları gibi. Oysa merak ettiği için sorar çocuk. Pat diye orta yerine düştüğü bu dünyayı keşfetmek, anlamak, anlamlandırmak ister. Neden var olduğunu, hayatın anlamını çözmeye çalışır, mutluluğun ne olduğunu bilmek ister; sevginin, adaletin, özgürlüğün, cesaretin, öfkenin, zamanın, ölümün “nasıl bir şey” olduğunu öğrenmek ister; yıldızların nasıl parıldadığını, dünyanın yuvarlak olduğunun nasıl keşfedildiğini merak eder. İşte böyle kendiyle, hayatla ve dünyayla ilgili sorular sorup duran çocuk, adeta küçük bir filozoftur. Çocuğun bu filozof ruhunu koruyabilmesinin ve büyüdüğünde de hiçbir şeyi sorgulamadan kabul etmemeyi başarabilmesinin yolu hiç şüphesiz felsefeden geçiyor.

Peter Ekberg’in kaleme aldığı, Sven Nordqvist’in çizgileriyle şenlendirdiği Düşün Bakalım, çocukları daha çok soru sormaya çağırıyor ve onlara bilgelik yolunu gösteriyor. “Genç Filozoflar için Bir İlham Kaynağı” alt başlığını taşıyan kitap, “Her zaman bir soru daha sorulabilir,” cümlesiyle başlıyor ve felsefenin, içinde kaybolunacak zorlu bir labirent olmadığını eğlenceli bir şekilde ortaya koyuyor.

Şöyle etrafımıza baktığımızda bir masa ya da sandalyenin, bir bilgisayar ya da otomobilin, hatta Mısır’daki piramitlerin, Çin Seddi’nin ya da Eyfel Kulesi’nin insan aklının bir ürünü olduğunu görürüz. Ekberg, düşüncelerin dünyayı değiştirebilecek bir güce sahip olduğunu ama insanın yanlış da düşünebildiğini söylüyor. İşte o zaman bilgelikten söz etmek mümkün değil. Çünkü bilgeliğe ulaşmak için açık ve net düşünmemiz gerekiyor, bunun için de sağduyu ve akıl yürütmeye ihtiyacımız var. Ekberg, filozofların felsefe yaparken bu ikisine başvurduğunu söylüyor.

Düşün Bakalım, bir yandan çocukları merak uyandırıcı ve heyecan verici felsefî sorularla buluştururken beri yandan da kendi felsefî düşüncelerini geliştirmeleri için onlara bir kapı aralıyor. Ayrıca kendiyle ve dünyayla ilgili sorular sormaya başlayan çocuklara Sokrates, Platon, Aristoteles, Kant, Descartes gibi bazı filozoflarla tanışma şansı sunuyor.

 

 

 

Düşün Bakalım – Genç Filozoflar
İçin Bir İlham Kaynağı
Peter Ekberg
Resimleyen: Sven Nordqvist
Türkçeleştiren: Murat Özsoy
Dinozor Çocuk, 72 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar, sivilsayfalar.org gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan “Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından…” isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayınlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz