İyi Kitap

Çocuklar için yazılmış, yararlılığı kuşku götürmez bir eser bu; ancak yetişkinler de okuyabilirler. Kitabın dili de gayet güzel. Akıcılığı sağlamak ve okura nefes aldırmak için dozunda espriler yapılmış.

Yazan: Toprak Işık

Diane Swanson’un yazdığı, Francis Blake’in resimlediği kitabın üs başlığı Einstein’ın Beynini Yemek… Alt başlık ise İyi, Kötü ve Sözde Bilim… Çınar Yayınlarının Türkiyeli okurla buluşturduğu kitabı Şiirsel Taş çevirmiş.

Swanson, neyin bilim olduğunu ve bilime nasıl yaklaşılması gerektiğini anlatıyor. Bilim olmadığı hâlde bilim zannedilenleri teşhir etmekle kalmıyor; balık tutmayı da öğretiyor. Sözde bilim ile gerçek bilimin nasıl ayırt edileceğini gösteriyor; okura, bilimsel yaklaşım becerisi kazanma yolunda rehberlik ediyor.

Bilimin ne olduğunu anlatırken paylaşılmış dikkat çekici bir tanım var: “Günlük hayatı kolaylaştıran ya da daha ilgi çekici hâle getiren birçok bilimsel ilerlemeye karşılık, bilim bir buluşlar ya da gerçekler yığını değildir. Olan biteni anlama ve bilgiyi değerlendirme yoludur.”

Şu beş bölüm var kitapta: “Kötü Bilime Dikkat”, “Bilim Gözetimi”, “Medya Gözetimi”, “Akıl Gözetimi”, “Kazanma Stratejileri”… İlk bölümde daha çok bilimsel sahtekârlıklar örnekleniyor. Öyle ya bilimin uğraşanı evliyaya çevirmek gibi bir iddiası yok. Bilim insanlarının arasından kötü niyetliler de çıkabiliyor.

İkinci bölümde, tartışma, çözümleme ve sorgulama üzerinde duruluyor. Swanson, okuru, bilim insanlarınca tasarlanıp yürütülen araştırmaların doğruluğunu sorgulamaya davet ediyor. Araştırma sonuçlarına dair analizleri çözümleyin, yapılan yorumları muhakkak sorgulayın, diyor. Aksi hâlde, yanlış yöntemlerle varılan hatalı sonuçlara inanırsınız.

Bilim insanları nasıl araştırma yapılacağını, sonuçlara nasıl varılacağını bilmiyorlar mı? Biliyorlardır ama bilmiyor gibi yapabilirler. Bunun birçok nedeni olabilir. Swanson içlerinden biri üzerinde özellikle duruyor: Paranın gücü… Zengin insanlar, kurumlar ve kuruluşlar bilim insanlarını kendi çıkarları için yanlış yola saptırabilirler.

Üçüncü bölümde, medyadaki bilim konulu haberlere nasıl yaklaşılması gerektiği anlatılmış. Kafaların kasıtlı karıştırıldığı durumlar örnekleri ile birlikte sergilenmiş. Her bölümde olduğu gibi bu bölümde de kulaklara küpe olacak güzel bir söz var: “Medya, kötü bilginin gönüllü kurbanıdır ve giderek onun üreticisi hâline gelir.” Sözün sahibi bir muhabir ve editör: Cynthia Crossen…

Akıl Gözetimi adlı dördüncü bölümün amacı okura akıl tuzaklarından kurtulmanın yollarını göstermek. Bunun için mantık süzgecinden nasıl yararlanılacağı üzerinde durulmuş. Ve elbette ki şüphe başköşeye oturtulmuş.

Son bölümde ise okura, kitap boyunca anlatılanlar ışığında, yaşam boyu sürecek bir derinlikli bilim okuryazarlığının anahtarı sunuluyor. Gerçek bilim ile sahtesini ayırmak için nasıl bir yaklaşım sergilenmesi gerektiği anlatılıyor. Bu yaklaşımın çift taraflılığı vurgulanıyor: Temkinlilik öğütlenirken, bunu yeni fikirlere sırtını dönmeden yapmak gerektiği belirtiliyor. Okura şöyle de bir tavsiyede bulunuluyor:

“Araştırmaları daha iyi anlayabilmek için kendiniz ve başkaları adına ne gerekiyorsa talep edin.”

Kitabın içinde bölümlere serpiştirilmiş “sıra sizde” adlı minik alıştırmalar da var. Bunlar aracılığı ile okurun öğrendiklerini uygulaması sağlanıyor. Bu bölüm, kitapta verilen bilgileri sindirmek açısından çok değerli.

Çocuklar için yazılmış, yararlılığı kuşku götürmez bir eser bu; ancak yetişkinler de okuyabilirler. Kitabın dili de gayet güzel. Akıcılığı sağlamak ve okura nefes aldırmak için dozunda espriler yapılmış. Şiirsel Taş’ın iyi iş çıkarmış olduğunu, dilde çeviriden kaynaklı hiçbir pürüze rastlanmadığını da belirtmeli. Öte yandan kitapta verilen bilgi miktarı oldukça fazla. Özellikle genç okurların baştan sona eğlenerek okuyacakları iddia edilemez. Baştan sona bilgilenerek ve öğrenerek okuyacaklarına ise kuşku yok.

Çocuklar için yazılmış kitaplarda keyif unsuru ne kadar ön planda olmalı? Öğrenmek için bazen zorlanmalarının gerektiğini de onlara anlatmalı mıyız? Evet, bunu yapmaya ihtiyacımız var. Swanson’un üslubu kesinlikle çok hoş ama o okuyanı eğlendirmek hatırına ele aldığı konuyu hafifletme yoluna gitmemiş. Yetişkin bir okur bile kitabın bazı bölümlerinde zorlanabilir. Bu nedenle, ağır ağır, sindire sindire okunabilir. Konular üzerinde tartışılmasında ve verilen örneklerin benzerlerinin aranmasında fayda var. Okullarda, öğretmenlerin rehberliğinde okunması özellikle iyi olur.

Einstein’ın Beynini Yemek
İyi, Kötü ve Sözde Bilim
Diane Swanson
Resimleyen: Francis Blake
Türkçeleştiren: Şiirsel Taş
Çınar Yayınları, 152 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz