İyi Kitap

Kentin yabancısı bir çocuk: Bacaksız

Bacaksız, Karadeniz kıyılarındaki köyünden ekmek parası kazanmak için büyük şehre gelmiş bir ailenin henüz okula başlamamış tek oğlu. Asıl adı Bahri Dönmez, sakar, savruk, saf bir oğlan.

Yazan: Doğan Gündüz

Telefonu elime alıp evdekileri uyarıyorum, “Sakın kimse konuşmasın, Rıfat Ilgaz ile görüşeceğim.” Yıl 1990. Irak’ın Kuveyt’i işgal ettiği günler. ABD, körfez krizinin ardından Irak’a düzenleyeceği askeri harekâtta Türkiye’yi de koalisyon gücüne dahil etmek istiyor. Bir koyup üç alma hayalleri içindeki dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal savaş hazırlığındaki koalisyona katılmaktan yana. Aydınlar, muhalifler, sivil toplum örgütleri Özal’ın ve ANAP hükümetinin yaklaşımını, “savaşın tüm Ortadoğu halkları için yıkım olacağını” belirterek protesto ediyor.

Telefonun numaralarını tuşluyorum. Hababam Sınıfı’nın, Karartma Geceleri’nin meşhur yazarı Rıfat Ilgaz açıyor telefonu. Heyecandan titreyen sesimle, sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenen, savaş karşıtı yazar ve sanatçıların katılacağı bir basın toplantısına davetli olduğunu söylüyorum. Gelirse de mihmandarlığını ben yapacağım. Tereddütsüz kabul ediyor. Daha ilk buluşmamızda sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi kaynaşıyoruz. Bir hafta sonra hâlini hatırını sormak için aradığımda “Doğan, lafları telefonda tüketmeyelim, atla gel,” diyor. Ben Firuzköy’den minibüse atlayıp Küçükçekmece’ye geçiyorum. Oradan trene atlayıp Bakırköy’e, Bakırköy’den de bir başka minibüse atlayıp Ataköy’e ulaşıyorum. “At bulamadım ama atlaya atlaya geldim hocam,” diyorum kapıda. Gülüyoruz. Sonra atlayıp gitmelerim, sohbetlerimiz sıklaşıyor. Kimler yok ki sohbetlerde, Orhan Veli, Cahit Irgat, Aziz Nesin, Asım Bezirci, Yaşar Nabi, Tarık Akan… Benim kitaplardan, dergilerden, filmlerden bildiğim kişiler onun yakın dostları, tanıdıkları…

Neredeyse otuz yıl geçmiş tanışmamızın üstünden. Bu günlerde peş peşe çocuk romanlarını okuyorum Rıfat Ilgaz’ın. Osman Şahin ile 1979 yılında yaptığı bir söyleşide “1979 Dünya çocuk yılı nedeniyle çocuklarımız için özel olarak ben de romanlar yazdım,” diyor Ilgaz. Dört adet kitabının Arkadaş Kitaplar’da yayın sırasını beklediğini, bunların “Bacaksız” dizisi olduğunu ve sayısını ona kadar çıkaracağını sandığını söylüyor. Sandığı gibi olmuyor ne yazık ki. Tam da okuyucunun Bacaksız’ı ve arkadaşlarını tanıdığı, sahiplendiği, bakalım bundan sonra ne maceralar yaşayacaklar diye merakla beklediği bir anda, beşinci kitapla sonlanıyor dizi.

Bacaksız, Karadeniz kıyılarındaki köyünden ekmek parası kazanmak için büyük şehre gelmiş bir ailenin henüz okula başlamamış tek oğlu. Asıl adı Bahri Dönmez, sakar, savruk, saf bir oğlan. Daha önce görmediği kentin, kent yaşantısının yabancısı, mahallede kendine arkadaşlar edinmek, onların arasına katılmak, nereye gitse peşini bırakmayan, biraz küçümseme içerdiğini düşündüğü Bacaksız lakabından kurtulmak, kendi adıyla anılmak istiyor. Kendini kabul ettirmek için iyi niyetle attığı adımlar başına kötü işler açsa da mizah yüklü hikâyelerin sonu genelde iyi bitiyor. Daha ilk kitapta birçok karakterle karşılaşıyoruz, ki bu karakterler dizinin son kitabındakiler hariç birçok hikâyede karşımıza çıkıyor. Sidikli Saime, Keriz Arif, Şopar Şaban, Lüfer Temel, Paytak Yılmaz, Hapşırık Gülten bunların bazıları. Ilgaz, iyi ya da kötü huylu olsun tüm karakterlerine sevecenlikle yaklaşıyor.

Bacaksız Kamyon Sürücüsü (1977), dizinin ilk kitabı. Resimlerini Gırgır Dergisi’nin unutulmaz karakterleri Zalim Şevki ve Kelek Osman’ı yazıp çizen Engin Ergönültaş yapmış. Yoksul mahalledeki evlerin, sokakların detayları, karakterlerin yüzlerindeki muzip ifadeler metinde geçen mizahla çok güzel örtüşüyor. Bacaksız Okulda (1980) kitabını ise Osman Kehri resimlemiş. 1983 yılından itibaren Can Yayınları Çocuk Dizisi’nden çıkan Bacaksız’ların resimlerinin tamamı ise Turgut Keskin imzalı.

Dizinin ilk hikâyesi, babasının Bacaksız’a eve götürmesi için büyük bir karpuz vermesiyle başlıyor. Taşımakta zorlananınca karpuzu yerde yuvarlıyor Bacaksız. Karpuzun ilerleyişiyle mahalleyi ve sakinlerini tanıyoruz. Ardından ilk kitaba adını veren kamyon sürücülüğü hikâyesi geliyor.

Bacaksız Sigara Kaçakçısı kitabında, ailesine destek olmak, biraz para kazanmak için mahalledeki diğer çocukların yaptığı gibi kaçak sigara satmaya başlıyor Bacaksız. Yaptığının yanlış bir şey olduğunu bilmeden. Bacaksız Okulda, Ilgaz’ın öğretmenliği nedeniyle yakından bildiği öğretmen ve öğrenci davranışlarını, özellikle öğretmenlerin çocuklara karşı hoyratlığını açığa seren hikâyelerden oluşuyor. Bu kitapta çokça geçen “kenarı demirli cetvel tahtası” hızla Bacaksız’ın eline indikçe okuyucunun da canı yanıyor. Bacaksız Paralı Atlet ise bir kerecik olsun
keten helvanın tadına bakabilmek için arkadaşıyla koşu yarışına giren Bacaksız’ın hikâyelerini içeriyor. İlk dört kitapta Bacaksız ve arkadaşları okuyucunun gözünde karakter olarak iyice belirginleşiyor. Ancak son kitap Bacaksız Tatil Köyünde’de Bacaksız, babası Almanya’ya işçi olarak gidince büyük kentten annesiyle birlikte köylerine dönüyor. Bacaksız’ın kentten, yaşadığı yoksul ama şenlikli mahalleden, arkadaşlarından kopuşu, beşinci kitabı da diziden kopartıyor. Rıfat Ilgaz ile sohbetlerimizde kitaplardan, insanlardan konuşurduk daha çok. Keşke o zamanlar Bacaksız dizisini de okumuş olsaydım. Bir çocuğun en saf hâli üzerinden çocuk olmayı, mahalleyi, sokağı, okulu kısaca çocukluğun unutulmaz mekânlarını gülümseten hikâyelerle anlattığı için ve Bacaksız karakterini çocuk edebiyatına kazandırdığı için teşekkür edebilseydim.

Bacaksız Okulda • Rıfat Ilgaz | Resimleyen: Osman Kehri, Cem Yayınevi, Arkadaş Kitaplar, İstanbul, 1980, 116 sayfa

Bacaksız Kamyon Sürücüsü • Rıfat Ilgaz | Resimleyen: Engin Ergönültaş, Cem Yayınevi, Arkadaş Kitaplar, İstanbul, 1977, 96 sayfa

Bacaksız Sigara Kaçakçısı • Rıfat Ilgaz | Resimleyen: Turgut Keskin, Can Yayınları Çocuk Dizisi, İstanbul, 1983, 96 sayfa

Bacaksız Tatil Köyünde • Rıfat Ilgaz | Resimleyen: Turgut Keskin, Can Yayınları Çocuk Dizisi, İstanbul, 1985, 84 sayfa

Bacaksız Paralı Atlet • Rıfat Ilgaz | Resimleyen: Turgut Keskin, Can Yayınları Çocuk Dizisi, İstanbul, 1983, 92 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Doğan Gündüz 1966’da İstanbul’da doğdu. Kitapları: Kaçan Uykuların Peşinden (Can Çocuk, 2013), Sahi Benim Annem Hangisi? (Can Çocuk, 2014), Kayıp Çocuklar Bahçesi (YKY, 2015), Unutma Oyunu (YKY, 2015), Alaturkadan Alafrangaya Zaman Osmanlı’da Mekanik Saatler (Ege Yayınları, 2015), Acayip Bir Hediye (Can Çocuk, 2015), En Sevdiğim Oyuncak (YKY, 2016), Fare Adlı Kedi (Can Çocuk, 2016), Bisküvi Kutusundaki Martı (Can Çocuk, 2016), Denize Mektuplar Atan Çocuk (YKY, 2018), Ailenin En Yaramazı (Can Çocuk, 2018)

Yorum yaz