İyi Kitap

Başlangıç ve son muğlaktır. Esas olan anlatıladuran hikâyedir…

Yazan: Adnan Saracoğlu

Mükemmel gezgin gibi, mükemmel hikâyenin de nereden geldiği belli değildir. Nerelerden geçtiği, hangi suya değdiği, hangi dağın yamacında, hangi çayırın bağrında konakladığı ise az çok bellidir. Bizim buralarınkine benzer her biri. Anlattığı ise kulağı duyan, kalbi histen hissesini alan için tıpkı kendisidir; kendi tasası kendi neşesidir, kendi evhamı kendi efkârıdır, kendi ağıtı kendi ninnisidir.

Laurence Gillot ve Philippe Thomine bunu böyle bilip, böyle bildirmek üzere mürekkeplerini akıtmış, seferber etmişler. Çizgisini nokta nokta takip ettiğimiz Marc Boutavant şaşırtmamış, gündüzü ayrı geceyi ayrı güzellikte hikâyenin başına taç eylemiş.

“Bu hikâye Tavşan Tata’nın hikâyesi.”
“Ne münasebet canım Fil Jumbo’nun hikâyesi.” “Acıyorum size! Hikâyeyi sonlarında yakalamışsınız, başını kaçırmasaydınız Penguen Pena’nın hikâyesi olduğunu bilirdiniz.” “Bilgiçlikte
üstünüze yok, bari Yunus Ege’nin hikâyesi olduğunu da bilseydiniz!” Neyse tartışmayalım, can kulağıyla dinleyelim: Biri, güzel bir yerde dinlenir ve ay ile yıldızları seyre dalarken, güzel bitkilerin, çayırların, yemişlerin, balıkların ya da yosunların kokusunu içine çekerken, karısı tarafından çocuklarına iyi geceler dilemesi için çağrılır. Kuru kuruya iyi geceler dilenmediğini bilen o biri, çocuklarına başka birinin başından geçenleri anlatmaya başlar: Vaktiyle güzel çayırları olan, ayı yıldızları seyre dalmış ve güzel kokuları içine çekiyorken karısı tarafından çocuklara iyi geceler dilemesi için çağrılan birinin hikâyesini…

Başlangıç ve son muğlaktır. Esas olan anlatıladuran hikâyedir. Sönmeyen ateş, devredilen bayrak, dilden dile aktarılan sözcükler, dimağdan dimağa aktarılan hâllerdir. Ayın ve yıldızların muhteşem ışıltısı, havaya karışan katman katman kokunun burunlara süzülmesidir. Ailenin güzelliğidir, kendi başına olma konforuyla, kendinden geçip eşe, dosta, evlada konma çabasının iç içe geçmesidir. Dünyanın öbür ucunda aynı hikâyenin, aynı iştahla anlatıldığını bilmeden, ilk kez anlatılıyormuş tazeliğiyle dile gelmesidir.

Bütün bunlardan habersiz, karşılaştığı hikâyeye “Nerelisin?” diye soran kişinin pervasızlığına bilgece tebessüm etmektir.

İyi Geceler
Laurence Gillot – Philippe Thomine
Resimleyen: Marc Boutavant
Türkçeleştiren: Zeynep Arayıcı Korzay
Domingo Yayınları, 28 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Adnan Saracoğlu , 1979 yılında Bayburt'ta doğdu. On yaşında Ankara'ya on sekiz yaşında da İstanbul'a kondu. Yeditepe Tarih'i değil de İstanbul Eski Yunan Dili'ni bitirmeyi tercih etti. Dinler Tarihi ABD'da yüksek lisans tezini mi yoksa ilk çocuk kitabını mı önce bitireceğini tartışıyor. Arka Kapak , İyi Kitap dergilerinde , felahkitap sitesinde çocukça yazılar yazıyor. Milyarlarca güzel çocuk arasından İsmail'in bahtına çıkmasından mutluluk duyuyor. Sanskritçe ve Japonca öğrenmeden bu dünyadan ayrılmak istemiyor.

Yorum yaz