İyi Kitap

Sen biriciksin, pastan ve hayatın da öyle!

Luigi Ballerini, bir an bile didaktizm tuzağına düşmeden, tatlı bir macera eşliğinde gençlere olduğu kadar yetişkinlere de çok kıymetli mesajlar veriyor.

Yazan: Karin Karakaşlı

Mutlulukla tatlılar arasında bir bağ olmalı. Güven duygusuyla mutfak arasında da… Hepimiz çocukluğumuzda annemizin, babamızın ya da bir tanıdığımızın mutfağında ayak altında dolanıp, yemeklerin yapımına yardım etmeye çalışırken hatırlarız kendimizi. Birbiriyle ilgisiz malzemelerin kimya deneyi gibi karışıp bir lezzete dönüşmesindeki büyü bir yana, paylaşılan ortak yaratım zamanının güzelliğidir hafızamıza kazınan. İtalyan çocuk ve gençlik edebiyatının Andersen ödüllü yazarı Luigi Ballerini’nin Türkçedeki ilk romanı Parlak Fikir Pastası (La Signorina Euforbia. Maestra Pasticciera), tam da bu hatıramıza denk gelen sıcacık bir kitap.

Nilüfer Uğur Dalay’ın çevirisiyle Günışığı Kitaplığı’ndan yayımlanan romanda öncelikle Euforbia Hanım ve onun sıra dışı pasta evi ile tanışıyoruz. Burasının alışıldık dükkânlardan farkı, sahibinin kişiliği ile doğru orantılı. Şehrin tenha, izbe, gri bir köşesinde zamana direnen, babasından miras bu dükkânda Euforbia Hanım, “kişiye özel” pastalar yapmaktadır. Babaannesi yolunu şaşırıp on iki yaşındaki Marta’yı bu sokağa soktuğunda, kız bu beklenmedik güzellik karşısında şaşırır. Vitrinde hazır hiçbir pasta yoktur, çünkü Euforbia Hanım, müşterinin ruh hâline ve isteğine uygun olarak eşi olmayan pastalar üretmektedir. Babaanne bu tuhaf kadın karşısında ne diyeceğini bilemeyince, Euforbia Hanım, “Aklıma-parlak-bir-fikir-gelebilir” pastasını önerir.

Marta, annesi trafik kazasında öldükten sonra öğretmen babasıyla birlikte yaşamakta, hayatları babaanne ve dedenin ziyaretleriyle hareketlenmektedir. Yaz tatilinde ne yapacağını düşünüp dururken Euforbia Hanım’ın pastacılık kursu açtığını duyunca, aklının takılı kaldığı bu kadının yanına gitmeye karar verir. Babasının uğruna çok mücadele verdiği ama okuldan atılmasına engel olamadığı, sorunlu öğrencisi Matteo’yu da kursa katılmaya ikna edince, birbirinden ilginç isimli pastalar eşliğinde, neşeli ve öğretici günler başlar. Ancak bu rengârenk dükkân, belediyenin sokağın tamamı için aldığı yıkım kararıyla karşı karşıya kalınca Euforbia Hanım’ı ve iki kafadarı yepyeni bir sınav bekler. Şimdi dayanışma ve mücadele zamanıdır…

BIR METAFOR OLARAK PASTA
Hızla akan hayatın içerisinde zamandan tasarruf adı altında başta yemek olmak üzere her şeyin hazır olarak alınıp bir çırpıda tüketildiği tempo içerisinde Parlak Fikir Pastası, rutinlerimizi sorguya açarken, yaratıcılığa, özgünlüğe ve mucizelere selam ediyor. Luigi Ballerini, bir an bile didaktizm tuzağına düşmeden, tatlı bir macera eşliğinde gençlere olduğu kadar yetişkinlere de çok kıymetli mesajlar veriyor. Bunlardan biri de soylulaştırma harekâtı eşliğinde şehirlerin kendine özgü mekânlarını, karakteristik mimari yapılarını yıkıp geçen bir düzende, özgün olana sahip çıkma kararlılığı. Yazar, bu birbirinden önemli konuları, isimlerinden malzemelerine birbirinden değişik pasta tariflerinin içine özenle yerleştirmiş. Besbelli yazarın anlatım özelliği olan farklı zamanlı fiil kiplerinin arka arkaya kullanımı bir an için okurların alışmasını gerektirse de bu keyifli macerayı bir çırpıda okumamak elde değil.

HIYERARŞISIZ ÖĞRENME, KOŞULSUZ SAYGI
Kitabın en güzel yanlarından biri de gençlere eşit bireyler olarak saygıyla yaklaşılması gerektiğini işaret etmesi. Euforbia Hanım, Marta’ya “siz” diye hitap ettiğinde, kızın yaşadığı şaşkınlık ve mutluluk gençlerle kurulacak sağlam ve sahici bir bağa dair çok şey söylüyor. Keza yine Euforbia Hanım’ın pasta tarifinin sırrı olarak paylaştığı bir ayrıntı, aslında insan ilişkilerinin de özüdür: “Tek başlarına zaten yeterince lezzetli olan iki şeyin birleşmesi iyidir ve bir kez birbirlerine karıştıklarında, yepyeni ve özgün bir şeye hayat verirler. Tam anlamıyla birbirini seven iki insanın kavuşması gibi.”

1963’te İtalya’nın Sarzana kentinde doğan, doktor ve psikanalist Luigi Ballerini, çocuk ve gençlik kitaplarının yanı sıra gazete ve dergilerde eğitim ve gençler üzerine yazılar yazıyor, çocuklara ve gençlere seminerler veriyor. Ballerini’nin, Zia Dorothy (Dorothy Teyze) isimli kitabı 2010’da White Raven Ödülü’nü, elimizdeki Parlak Fikir Pastası 2014’te 9-12 yaş çocuk kitabı dalında İtalyan Andersen Ödülü’nü; Io sono Zero (Adım Sıfır, 2015) adlı kitabıysa 2016’da gençlik kitabı dalında Bancarellino Ödülü’nü kazandı. Yazar, eşi ve dört çocuğuyla birlikte Milano’da yaşıyor.

Her macera, birlikte yürünen her yol bir sınavdır aynı zamanda. İki insan birbirini ortak bir emek sürecinde gördüğünde, güçlü ve zayıf yanlarıyla tanıma ve birlikte evrilme imkânını bulur. Marta ve Matteo için geçerli olan bu durum, iki gencin küçücük bir pasta evinde hayatla karşılaşmalarını ve sevgi, güven ve emeğe dayalı çok sağlam bir bağ oluşturmalarını sağlar. Üstelik öğrenmenin yaşla ilgisi yoktur ve hayatın her türlü badiresinden geçmiş Euforbia Hanım da bir dükkâna ruhunu verenin mekânın konumu değil, içindeki insanların hayattaki duruşu olduğunu öğrenecektir. Öğrenmenin hayat boyu süren ve yaş hiyerarşisi tanımayan yanı, birlikte büyümeye ya da çocuklaşmaya fırsat tanır.

Parlak Fikir Pastası, her satırıyla insana iyi gelen, okuyanı güçlendiren bir kitap. Buraya yolunu düşürenler hiç pişman olmayacak.

Parlak Fikir Pastası
Luigi Ballerini
Türkçeleştiren: Nilüfer Uğur Dalay
Günışığı Kitaplığı, 160 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz