İyi Kitap

Kadın sorunu, yoksulluk ve açlık ya da çevre… Dünyaya bugün egemen olan ekonomik sistemi değiştirmeksizin bu problemleri çözmek mümkün müdür? Gücün sahipleri, bu sorunların sistem tarafından üretildiğini kabul etmiyorlar.

Yazan: Toprak Işık

Üstümüze üstümüze gelen beton bloklar, sayısız arabanın egzozundan çıkan zehirli gazlar, geri dönüşmesi yüzyıllar sürecek endüstriyel atıklar… Herkes çocukluğundaki dünyanın daha temiz, soluduğu havanın daha sağlıklı olduğunun farkında. Yine de politikacılar, bürokratlar ve dev şirket sahipleri gerekli önlemleri almıyorlar. Hâl böyle iken, onların duyarsızlıklarına tepki verenlerin sayısı hiç de fazla değil. Henüz çocuk denecek yaşta bir genç kız, Greta Thunberg, çelişkiyi görüyor ve isyan bayrağını açıyor. Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen İklim Zirvesi’nde yaptığı heyecanlı konuşma nedeniyle şu an dünyada pek çok insan onu tanıyor. Valentina Camerini, Greta’nın Hikâyesi adıyla, onun hayatını anlatan bir kitap yazmış. Veronica Carratello’nun resimlediği kitabı, Tülin Sadıkoğlu Türkçeye çevirmiş, ülkemiz okuruyla Çınar Yayınları buluşturmuş.

İsveç gibi dünyanın en zengin ülkelerinden birinde doğmuş bir çocuğun mutlu olmasını bekleriz. Hele de annesi ünlü bir müzisyen, babası başarılı bir aktör ise… Oysa Greta çok küçük yaşta depresyonun pençesine düşüyor. Çektiği ruhsal acıyla beraber katlanmak zorunda olduğu bir sıkıntı daha var: Asperger Sendromu… Greta, belki zihinsel farklılığının da etkisiyle, bütün enerjisini çevre sorununa veriyor.

Bir çocuğun grev yapması, yetişkinlerinkinden daha şaşırtıcı. Greta, yöneticilerin çevre konusunda duyarsızlıklarını protesto etmek için okula gitmiyor. Gerçekleştirdiği eylem çok ses getiriyor; yetişkinlerden ve başka çocuklardan destek geliyor. Birçok önemli kuruluştan konuşma davetleri alıyor. Bir aspergerli olarak topluluk önünde konuşmak hiç de tercih ettiği bir faaliyet değilken, gidip kendi üslubuyla anlatıyor düşüncelerini.

Greta’nın annesiyle babası, çocuklarının mücadelesine saygı duymanın ötesinde ortak oluyorlar. İş hayatlarını kızlarını destekleyecek biçimde değiştiriyorlar ve onun çevreyi korumak için önerdiği yaşam şeklini benimsiyorlar.

Greta’nın mücadelesinin ne kadar kalıcı sonuçlar doğuracağını söylemek güç. Hayatının sonuna kadar aynı yolda ilerler mi, onu da bilemeyiz. Yine de şimdiye kadar yaptıkları çok önemli. İnsanlığın girdiği çıkmaz sokaktan kurtulabilmesi için böyle mücadelelerin gerekli olduğu kesin.

Kadın sorunu, yoksulluk ve açlık ya da çevre… Dünyaya bugün egemen olan ekonomik sistemi değiştirmeksizin bu problemleri çözmek mümkün müdür? Gücün sahipleri, bu sorunların sistem tarafından üretildiğini kabul etmiyorlar. Greta’nın verdiği mücadele ve önerdiği çözüm de sisteme yönelik derin eleştiriler içermiyor; mevcut yapıda farklı davranarak çevre sorununun çözülebileceğini savunuyor. Bunun aksini iddia etmek, bir kitap değerlendirmesini aşan, kapsamlı bir tartışmanın konusudur, ayrıca fedakârlık yüklü bir mücadelenin samimiyetini sorgulamak uygunsuzdur. Ancak sistemin alternatifsizliğini savunanlar, o mücadeleyi, muhaliflerin seslerini boğmak için de kullanabilirler. Nitekim kitabın kaynakları arasında gösterilen İnternet sitelerinden birindeki haber başlığı şu: “Bu kızın adı Greta Thunberg ve dünyayı değiştirecek olan o, sarı yelekliler değil.”

Sarı yeleklilerin kavgasının, genç bir kızın çevre mücadelesiyle karalanmaya çalışılması, en naif girişimlerin bile suistimal edilebildiğini gösteriyor. Greta’nın eylemleri, doğayı bu hâle getirenlerin, kötü gidişe dur demek için hiçbir şey yapmamalarının tam karşısında duruyor; kendi sorunlarının çözümü için başka düzlemlerde savaşanların aleyhinde bir şey söylemiyor.

Hikâyenin kitaplaştırılmasında bazı kusurlar da var: Anlatımın çok fazla tekrar içermesi, zaman zaman okumayı sıkıcı hâle getiriyor. Bu tekrarlar yerine konuyu kavramaya yardımcı bilgilere yer verilmesi iyi olurdu. Örneğin, Greta uçak yolculukları yapılmasına karşı; uçakların çevreye zararlı olduğu belirtilmiş ama alternatif olarak neden trenlerin tercih edilmesi gerektiği açıklanmamış.

Kitabın Türkçesinde de önemli sayılabilecek hatalar var: “Karar alıp uygulamaya geçmedikten sonra ünlü insanların onun söylediklerini dinlemesi ve onu alkışlamasının önemi yoktu.”

“dinlemesi” yerine “dinlemesinin” yazılmalıydı. Kitapta, birçok eksiltili cümle olduğu hâlde nedense üç nokta hiç kullanılmamış.

Greta’nın Hikâyesi, küçük adımlarla büyük hedeflere yürümeyi özendirmesi açısından ilham verici bir kitap. Elbette ki okuyan kusursuz bir çevre bilincine kavuşmayacaktır. Buna karşın dikkati böylesine önemli bir soruna çekilen pek çok okur, konunun takipçisi olacaktır. Dünyanın bize katlanmayı sürdürebilmesi için buna gerçekten ihtiyacı var.

Greta’nın Hikâyesi
Valentina Camerini
Resimleyen: Veronica Carratello
Türkçeleştiren: Tülin Sadıkoğlu
Çınar Yayınları, 144 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz