İyi Kitap

Kitap okumak yalnızlaştırır mı?

Kitap okumak insanı özgürleştirir, büyümek de biraz yalnız olmak demektir. Peki, ya henüz özgürleşmek ve büyümek istemiyorsak?

Yazan: Emel Altay

8 yaşındaki bir çocuk için özgürleşmek yalnız kalmak anlamına gelebiliyor. Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum, bizlere artık annesiyle bağını gevşetip yalnız kalabilmeyi öğrenen bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Yazar Olivier de Solminihac, hikâyesini aktarmak için kitap okumanın büyülü evrenini seçmiş. Okumayı yeni sökmüş bir çocuğun gözünden kitapların dünyasına girmeyi, orada önce bir eşlikçiyle (anne), sonra yalnız başına vakit geçirmeyi ve nihayetinde kendine ait bir dünya yaratabilmeyi izliyoruz. Kahramanımız Stefan henüz 2. sınıfa başlamış bir çocuk. Annesine göre artık büyüme vakti. Çünkü, öğretmeni Bayan Valmor’un da dediği gibi “8-9 yaşında artık ciddi olunurmuş.” Annenin bakışı biraz katı görünebilir ama Stefan’ın satır aralarında anlattıklarından babasını birkaç yıl önce kaybettiğini, annesinin hem çalışıp hem de kendisine baktığını öğreniyoruz. Zaman zaman yorgun olsa da çocuğuyla ilgili bir anne profili var karşımızda. Dersleriyle, özellikle de okuma becerisiyle yakından ilgileniyor. Stefan da zor çocuklardan değil, dersleri normal, davranışları uyumlu…

ANNE-ÇOCUK OKUMA KULÜBÜ
Okulun ilk günüyle açılan kitap, okulda fazla oyalanmadan ev içine, Stefan’la annesinin ilişkilerine odaklanıyor. Stefan’ın okuma konusunda pek parlak olmamasının annenin dikkatini çekmesi üzerine aralarında bir anlaşma yapıyorlar. Her gün birlikte bir şeyler okudukları bu rutin zamanlar Stefan için vazgeçilmez hâline geliyor. İlk başta birer paragraf ya da birkaç sayfa okurken bir gün geliyor ve tüm kitabı bir oturuşta bitirdiklerini görüyorlar. Tabii bu okuma ritüelleri Stefan’ın kelime hazinesini de arkadaşlarının dikkatini çekecek kadar geliştiriyor. Ancak annenin verdiği bir karar, Stefan’ın mutluluğuna gölge düşürüyor. 8 yaşındaki bir çocuğu korkutan o karara geçmeden, Stefan’ın annesinin okuma üzerine söylediği sözlere değinmek isterim. Kitap, aslında baştan başa bir okumaya övgü. Annesine göre kitap okumak bir “dayanıklılık meselesi”. “Yüzme, bisiklet veya resim gibi,” diyor anne, “Yaptıkça, yapması kolaylaşıyor.”

“ARTIK YALNIZ OKUYACAK KADAR BÜYÜKSÜN”
Birlikte artık bir kitabı bitirdikleri zaman, annesi Stefan’a artık kendi başına okuyabileceğini söylüyor. Bu, Stefan’ın beklediği bir şey değil. Hiç hoşuna da gitmiyor. Hatta “Böyle bir cezayı hak edecek ne yaptım?” diye sitem bile ediyor. Ama annesi kararlı, “Bisiklete binmeyi öğrendiğin zamanı hatırlıyor musun? Sonunda bir gün, destek tekerlerini söküp depoya kaldırmıştık, çünkü artık onlara ihtiyacın kalmamıştı. Beni de destek tekerleri gibi düşün,” diyerek oğlunu yalnız okumaya alıştırmaya çalışıyor. Annesini birlikte okumaya devam etmeye ikna çalışmaları sonuçsuz kalınca, isteksizce odasına geçiyor Stefan. Artık kitapların dünyasından vazgeçmesi mümkün değil ama büyümeye başladığı için de üzgün. “Büyümek, yalnız kalmayı öğrenmek demektir.” Stefan annesinin bu sözünü duyunca keşke okumayı bu kadar sevmeseydim diye geçirmiş olabilir içinden. İçinden geçirdiği diğer şeyi yazar bize aktarıyor: “Peter Pan da okuma yazma biliyor muydu acaba?” Odasına girip yatağına uzandığında bir an yalnız başına okuyamayacakmış gibi korkuyla bakıyor kitaplarına. İşte o noktada çok hoş bir şey oluyor.
Kitaplardan biri Stefan’la konuşuyor! Kitap, Stefan’a korkmamasını, zaten annesinin de bir süre sonra yanına geleceğini söylüyor. Stefan’ın yanıtı üstüne çok düşünmek gerek: “Yine de okumayı bilmekten korkuyorum. Çünkü ya senin yüzünden yapayalnız kalırsam?”

Kitapların dünyasında yaşamak büyülüdür ama büyülü olduğu için tehlikelidir de. Stefan çok küçük yaşta bunu fark edecek kadar açık zihinli bir çocuk. Kitabın sonundan anladığımıza göre, kitapların dünyasıyla kendi dünyasını birleştirip oradan daha zengin bir dünya yaratmayı bilecek kadar da akıllı.

KİTAP OKUMAK, YALNIZ OLMAK MI DEMEKTİR?
Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum, basit bir anlatıyla sürerken aralara yerleştirdiği sorularla önemli bir çocuk kitabı. Okumaya çocukların gözünden bakabildiği gibi büyüklere de yanıtlanması zor sorular soruyor. Tek başına kitap okuyacak kadar büyümek biraz da yalnızlık mı demektir? Stefan’ın bu soruya çok güzel bir yanıtı var, o da kitabı henüz okumayanlar için saklı kalsın.
Yetişkinler için de kitapları bulunan Olivier de Solminihac, çocuk ve kitap ilişkisine özgün bir yerden yaklaşmış. Kitap okumanın yalnızlaştıran yönünü büyümekle ilişkilendirirken, bu yalnızlığın ancak fiziksel ve geçici olabileceğini, kitapların ve büyümenin insana kazandırdığı başka dünyalar olduğunu yalın bir dille anlatıyor. Juliette Baily’nin çizimleri ise bir o kadar özgün ve şirin.

Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum
Olivier de Solminihac
Resimleyen: Juliette Baily
Türkçeleştiren: Damla Kellecioğlu
Tudem Yayınları, 72 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz