İyi Kitap

“İşte o anda gökyüzü, arayıp da bulamadığı sesle çizgi çizgi renklere boyandı.”

Yazan: Anıl Basılı

Çocukken yaşadığın evi, mahallenin ağaçlarını, geç saatlere kadar oynadığın arkadaşlarını, evinin önünden geçen mısırcıyı, annenin pencereden sana ulaşan sesini kendiliğinden sahiplenirsin. Her baktığında oradaymış gibi hissedersin. Ellerin yarı toprak içinde, kazandığın bilyeleri cebine telaşla doldururken arkadaşının sana bakışlarını fark edersin. Yine aynı hızla boşalttığın cebinden, onun avuçlarına bırakırsın paylaşman gerekenleri. Sonraki gün görüşmek üzere vedalaşırsın. Ama o sonralar… Ya en sevdiğin mahalleni alır götürür senden ya da sevdiğin bir arkadaşın arabanın camından el sallar sana. Yeni evler, yeni sokaklar; tanışacağın insanlarda eskiyi hatırlatan bir yan ararken bulursun kendini. Ortadan kaybolmak, kaçmak, sığınmak, terk etmek gibi ifade ederler bu bilinmezliği, oysa göçtür kendisi.
Çocukluk da bir göçtür, yetişkinlerin göçü. Doğan Gündüz’ün kaleme aldığı, Vaghar Aghaei’nin resimlediği Rengârenk Bir Ses, “yolu göçe düşenlere” ithafıyla başlıyor. Bir sesin izinde İstanbul sokaklarında dolaşırken her şey tanıdık geliyor. Özlemle attığın adımlar düğümlenen bağcıklara takıla takıla yere seriyor seni. Vazgeçmeden yoluna devam ediyorsun, yeri göğü aramaktan da iyice yorularak. Martı sesi, nal sesleri, dondurmacı gürültüsü, cıncırıkçı sesi, sokağın hatta simitçinin sesi eşlik ediyor anılarla iç içe yolculuğuna. Kaybetmekten korkar olduğun anılarına sıkı sıkı tutunabilmek için denize, gökyüzüne ve düşlere uzanıyorsun. Bu ses kimi zaman oyun oynamaktan keyif aldığın arkadaşlarını çağrıştırıyor kimi zamansa sabah okula gitmeden önce hazırlanan kahvaltıyı, tabakların çıkardığı gürültüyü. Bulutsuz, bavulsuz hatta umutsuz bir yolculuğun peşinde geçmişle bugünü birleştiren bir sese kulak veriyorsun. Memleketinin papağanı, hatırlatıyor sana, umutlanıyorsun… Ben, hikâyenin eteğine sıkıştırılan anıları, sokakların içtenliğini biraz daha görebilmek, umudun sesini daha güçlü duyabilmek isterdim. Eski bir dostla karşılaşmanın gürültüsünü bilirim. Bazen o karşılaşmayı fotoğraflayamazsınız. Sözler “anın” önüne geçer.
Rengârenk Bir Ses’te, benzer bir şekilde metin önden koşturuyor, çizimler soluklanmaya ihtiyaç duyuyor.

Rengârenk Bir Ses
Doğan Gündüz
Resimleyen: Vaghar Aghaei
Can Çocuk Yayınları, 36 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1991 yılında İstanbul’da doğdu. Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik mezunu. Bir yanı hep çocuk… Gittiği yerlerden pin ve oyuncak toplamayı seviyor. Bir çocuğa en güzel hediyenin kitap olduğunu düşünüyor. İstanbul’da, annesi ve köpeği Dali ile birlikte yaşıyor. Balino, Melodi, Uzun Kulak ve Gökyüzünde Bir Gün isimli dört çocuk kitabı bulunuyor.

Yorum yaz