İki dünya savaşı arasında dünyayı sevebilmek – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

İki dünya savaşı arasında dünyayı sevebilmek

Şagali’nin Düşleri, “renklerin ve sevginin ressamı” Marc Chagall’ın çocukluğunu ve sanatını, altı farklı tablosu üzerinden öyküleştiren bir kitap.

Yazan: Sima Özkan

İki dünya savaşı arasında, Rus Devriminin ortasında, -bir Yahudi olarak- Nazi vahşetinin yangın yerinde, sürgünde… Kübizm ve sürrealizmi reddedip baştan aşağı aykırı bir sanat arayışında… İşte Chagall’ı Chagall yapan, onu başat teması “sevgi” olan resimler yapmaya iten bunlar olsa gerek. Her şeye inat dünyayı ve sevmeyi sevebilmek. Onun sevgi anlayışı öncü ve evrenseldi.

Chagall, yaşadığı yüzyılın en önemli olaylarına tanıklık etti. 20. yüzyıla onun gözünden baktığınızda, aslında tüm sanat teorilerinden neden nefret ettiğini, neden hiçbir akıma ait olmak istemediğini anlayabiliriz. Dünya dönmek bile istemezken, düş görmek gibiydi onun resimleri. Kâbus da düşlere dâhildi…“Renklerin ve mutluluğun ressamıyım ben,” derdi Chagall kendisi için. Mutlu ve âşık insanlar çizdi.

Asuman Portakal, Şagali’nin Düşleri’nde Chagall’ın altı tablosundan yola çıkarak ve her tabloyu kendi yorumlarıyla bezeyerek; ressamın yaşamını, sanatını öyküleştiriyor. Bu tablolar, özellikle Chagall’ın çocukluğuna, doğup büyüdüğü Rusya’nın Vitebsk kasabasına dair anılarını resmettiği tablolar. Bir çocuğun, bir sanatçıya dönüşürken yaşadığı sancıları, kurduğu hayalleri irdeleyen öyküler. Üstelik her tablonun orijinalini ve Portakal tarafından uyarlanmış hâlini de inceleme şansı yakalıyoruz. Kitabın sonunda Chagall’ın biyografisini de okuyabiliyoruz.

Asuman Portakal, bir ressam olarak kitabın önsözünde, bize “resim dili”nden bahsediyor; Chagall’ın masalsı dünyasına dalabilmek ve bize anlattığı hikâyeleri okuyabilmek için resim dilini biraz olsun bilmek gerektiğinden… İlk hikâyede, ünlü ressamın ilk büyük eseri “İlkbahar” tablosu ve bir gün dünyanın tanıdığı bir ressam olma hayalleri kuran çocukluğu ile tanışıyoruz. Ardından ikinci hikâyede, meşhur “Mavi Kanatlı Saat” tablosunun içine giriyor, tablodaki saatle örümceğin konuşmasına tanık oluyoruz. Diğer hikâyeler de Chagall’dan, yani Portakal’ın deyişiyle Şagali’den alıntılarla sürüp gidiyor. Ancak ressamın yaşamının ve eserlerinin, bu öykülerle hedef yaş kitlesine anlatılması konusunda bazı şüphelerim var. Tıpkı önsözde yer aldığı şekliyle her “iyi” sanat eserine bakanın, “renklerle oynama ve resim yapma isteğiyle dolup taşacağına” ve “resim diline” dair şüphelerim olduğu gibi.

Şagali’nin Düşleri
Asuman Portakal
Altın Kitaplar, 80 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz