İyi Kitap

Kafalarda aynı soru: Peki biz arkadaş mıyız?

“Ailende kimse ilginç olmak zorunda değil. Uzaya da gitseler, bütün gün sobanın başında da otursalar, lahanadan pasta yapsalar ya da ‘dünyanın en ilginç olmayan kişileri’ ödülünü de alsalar onları seversin.”

Yazan: Nihan Bora Sapmaz

Bazen kardeşlikten de öteye geçen arkadaşlıklar, dostluklar oluşur hayatta. Homeros boşuna “İyi bir dost, kardeş kadar değerli olabilir,” dememiş. Öte yandan, bazı insanlar arkadaşlık ve dostluk konusunda keskin çizgilere sahiptir. “Herkesten arkadaş olur ama herkes dostun olamaz,” ayrımı, eminim hepimizin belli dönemlerde zihnini kurcalamıştır.
Bazen, yakın arkadaşların yarattığı hayal kırıklığı, sizi dostluk kavramına küstürür. O yüzden kimseye bir şey anlatmamaya karar verir ve arkadaşlarınızla belli bir mesafeyi korumaya başlarsınız. Bu konularda kafa yoran, Hanzade Servi’nin kaleme aldığı ve Ali Benice’nin resimlediği Su Günlükleri 1 – Biz Arkadaş Mıyız? isimli kitap, uzun zamandır okuduğum en eğlenceli ve yaratıcı çocuk romanlarından biri diyebilirim. Ödüllü yazar Servi, on ikinci kitabını da aslında sadece çocuklara/gençlere yönelik değil, kendisinin de söylediği gibi “yediden yüz yetmiş yediye, ayrım yapmaksızın her yaştan ruhlar için,” yazmış. Kitabın eğlenceli hikâyesine eşlik eden Benice’nin çizgileri ise çok başarılı. Kullanılan farklı tipografiler ve puntolar, tırtıklı veya bold kelimeler hikâyeyle müthiş bir uyum oluşturuyor.
Öyle ki, kitabı okurken aynı zamanda izliyormuş hissi de yaratıyor.
SU HOŞEDA ENMUTLU’YLA TANIŞIN
“Beni aşırı dalgalı, kahverengi saçlarımdan hemen tanıyabilirsin. Gözlüklerimden ya da diş tellerimden…” 11 yaşındaki Su Hoşeda Enmutlu, ablası Esin, kardeşi Mert ve anne-babasıyla yaşayan, günlüğüne her şeyi yazan akıllı bir genç kızdır. Bazen yazdıklarının üzerini çizer, onlar muhtemelen utandığı şeylerdir, kendini tarif ederken “diş tellerimden” kelimesinin üzerine çizmesi gibi…
Bugünün kimi gençleri gibi YouTube’dan “Kalem kutumda ne var?” videoları izlemeyi seven Su, kendi kalem kutusunu günlüğünden yayınlayarak bir ilki gerçekleştirir. Ancak çoğu gencin aksine, Türkçeyi iyi kullanmak konusunda epey takıntılıdır. “Beğendiysen şuraya bir ‘like atmayı’ unutma,” ifadesinin onda yarattığı hissi şöyle tarif eder: “Türkçeyi hüngür hüngür ağlatan şeyler söylemeyi çok sevmiyorum.” Sonra kalkar, onun yerine başka bir şey icat eder: “Beğeni fırlatmak!” Su’nun baş düşmanı “Ödevbozar Canavarlar”, peşini hiç bırakmaz. Tüm ödevlerini güzelce yapsa da ertesi gün okula gittiğinde muhakkak bir sorunla karşılaşır. Ödevler ya çamura düşmüştür ya da kardeşi üzerine bir gergedan resmi çizmiştir. Bütün bunlar olsa olsa Ödevbozar Canavarlar’ın işidir ama onları kimse göremez.
Su’ya kimse inanmaz, Su’nun günlüğünü okuyan biz arkadaşları dışında… Sınıf arkadaşlarından Alkış’ın bir YouTube hesabı vardır ve Su’nun anlam veremediği bir şekilde 200 bin kişi onu takip etmektedir. Alkış’tan pek haz etmez
Su, zira Alkış ona sürekli “Hırkan hiç yakışmamış Su,” “Saçların hiç havalı değil Su,” gibi şeyler söyler. Fakat Su, Alkış’tan öç alma şansına eriştiğinde bile ona karşı bu kozu kullanmaz. Kimsenin Alkış’la dalga geçmesini istemez ve farkında olmadan arkadaşı için çaba sarf eder. Onun olumlu yaklaşımına karşısında, Alkış’ın “Biz arkadaş mıyız?” diye sormasıyla Su’nun kafası karışır. Tersinden, ablası Esin’e yaptığı iyiliğin ters tepmesi üzerine ablasının Su’ya, “Biz arkadaş değiliz,” demesi, okuru da arkadaşlık kavramı üzerine düşünmeye iten bir diğer gelişme olur.
AİLENİN EN İLGİNCİ
Bir gün, öğretmeni Jülmen bir ödev verir; “Ailenizdeki ilginç bir kişiyi anlatın,” der. Su, aile büyükleriyle toplandıkları “cumakye”, yani cumartesi akşam yemeğinde bu soruya yanıt arar ve aldığı yanıt karşısında şaşırır:
Dudu Nine. Kimseyle görüşmeyen ve çok aksi biridir Dudu Nine. Babası Su’yu, Dudu Nine’yle tanıştırır ve bu sayede Su, ödevinden çok güzel bir not almayı umut eder…
Dudu Nine’nin Su’ya nasihati dikkat çekicidir: “Ailende kimse ilginç olmak zorunda değil. Uzaya da gitseler, bütün gün sobanın başında da otursalar, lahanadan pasta yapsalar ya da ‘dünyanın en ilginç olmayan kişileri’ ödülünü de alsalar onları seversin. Çünkü onlar, ailendir. Onları özel ve ilginç yapan senin sevgin, beraber yaşadığınız güzellikler ve zorluklara birlikte göğüs germenizdir. Her yaşadığınız şey, ileride gülümseyerek hatırlayacağınız hatıralara dönüşür.”
BİZ ARKADAŞ MIYIZ?
Su, kitabın sonunda da bize, “Evet, galiba az önce günlüğümü okudun. Peki, bu bizi arkadaş yapar mı?” diye soruyor. Bir günlüğü okumak birilerini arkadaş yapar mı bilmiyorum ama Su, bize iyi niyet olduğu sürece herkesle arkadaş olunabileceğini çok güzel anlatıyor. Ayrıca her yaştan ruhlar için yazdığını ifade eden Servi’nin, bu sözünde çok haklı olduğunu söyleyebilirim.

Su Günlükleri 1 – Biz Arkadaş mıyız?
Hanzade Servi
Resimleyen: Ali Benice
Tudem Yayınları, 184 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi ilk mezunlarından. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Gazetecilik üzerine tamamladı. 2001’de Milliyet gazetesindeki stajının ardından birçok gazete ve dergide çalıştı, yazdı. 2011’de NTV’deki yeni medya editörlüğü deneyimi sonrası internet sitelerinde kıdemli editör, yazı işleri müdürü, haber müdürü; reklam ajanslarında içerik direktörü olarak çalıştı. Şu an serbest olarak haber ve röportaj yapmaya, içerik üretmeye, yayınevlerine editörlük, redaksiyon yapmaya devam ediyor. Bir yandan içerik üretimi, yeni medya, medya okuryazarlığı ve haber yazımı üzerine eğitim veriyor.

Yorum yaz