İyi Kitap

Varlığımızı borçlu olduğumuz çeşitlilik

Milyonlarca yıl boyunca kurulmuş bir düzenin parçasıyız. Kaos gibi görünenin arkasındaki hayran olunası denge, yakından bakan herkesi şaşırtır. Biz bu canlılık cümbüşüne ilk katılanlardan değiliz. Belki de geç sahne aldığımız için kendimizi assolist zannediyoruz.

Yazan: Toprak Işık

Hubert Reeves Anlatıyor: Biyoçeşitlilik… Hubert Reeves ve Nelly Boutinot’un birlikte yazdıkları kitaba, Daniel Casanave çizgileri ile katılmış. Claire Champion’ın renklendirdiği, Ayşe Güren’in Türkçeye çevirdiği eseri, Kuraldışı Yayınları ülkemiz okuru ile buluşturmuş.
Kitap büyük boy olduğundan resimler özellikle öne çıkmış. Üstüne bir de her sayfa üçer, dörder bölüme ayrılınca, öykü söylemekten çok göstererek anlatılabilmiş; fazla konuşmayan, gerektiği kadarını dile döken bir eser çıkmış ortaya. Öykünün çok yumuşak bir akışı var. Hubert, bir okul gezisine davet edilen ak saçlı bir ihtiyar. Doğa bilimci ya da biyolog olduğu söylenmiyor. Ancak gezi sırasında doğa ve canlılara ilişkin verdiği bilgilerden öyle olduğu anlaşılıyor. Resimlerin güzelliği sayesinde, okur da geziye bizzat katıldığını kolayca hayal edebilir.
En başta Hubert, yıldızlı gökyüzü altında güzel bir manzaranın içinde karşılıyor okuru. Yok olan yıldızlardan bahsediyor. Gecelerimizi süslemeye son verirken, tüm canlıların var olmasını sağlayacak atomlar bırakıyorlarmış uzaya. Bitkiler, hayvanlar ve bütün bir biyoçeşitlilik bu sayede var olabiliyormuş. Yaşamla ölümün birlikteliğini gösteren sayısız şaşırtıcı örnekten biri… Bizimle bu güzel bilgiyi paylaşan Hubert’e, sayfaları çevirerek ertesi günkü okul gezisinde eşlik ediyoruz. İlk olarak beton bir köprüyü tanıtıyor çocuklara… Ne ilgisi var? Madem konumuz biyoçeşitlilik, doğanın ortasından geçen beton bir köprü sözün en son uğrağı olmalı. Hatta belki ona çatılmış kaşlarla bakılmalı. Böyle düşünen yanılır. O beton köprü ile biyoçeşitliliğin ilgisinin ne olduğunu merak edenler ise kitabı okumalı.
Yıldızlardan başlayan Hubert gözle görülemeyen mikroorganizmalara kadar iniyor. En çok da bu mikroskobik canlılar hakkında anlattıkları ilginç. Bilgileri seçerken bizim günlük yaşantımızı etkileyenlere özellikle yer verildiği hissediliyor. Gerçi biyoçeşitliliğin üzerinde durduğu, bir yönüyle hassas bir yönüyle beton gibi sağlam denge, her canlının her canlı ile ilişkili olmasını sağlıyor. Doğada, “bana ne,” diyebileceğimiz neredeyse hiçbir olay yok. Bu denge hassas, çünkü küçücük bir müdahale ile sarsılabiliyor. Bu denge güçlü, çünkü bir mikroorganizmadan bir ayıya kadar herbiri diğerine zincirli bir sağlamlık içinde tutunuyor.
Milyonlarca yıl boyunca kurulmuş bir düzenin parçasıyız.
Kaos gibi görünenin arkasındaki hayran olunası denge, yakından bakan herkesi şaşırtır. Biz bu canlılık cümbüşüne ilk katılanlardan değiliz. Belki de geç sahne aldığımız için kendimizi assolist zannediyoruz. Ancak doğaya karşı sanatçı duyarlılığı bir yana, bir pavyon kabadayısı kadar bile hassas davranmıyoruz. Doğanın bizden beklediği saygıyı kazanmanın en kolay yolu ona gören gözlerle bakmak. Bir doğa bilimci ile gezen gençlerin bunu yapma şansları var. Bizim de varlığımızı borçlu olduğumuz o çeşitliliği ve dengeyi, dayandığı mantık ile birlikte tanıyan çocukların doğa konusunda çok daha duyarlı olmaları beklenebilir. Hubert’in katıldığı gezi amacına çok uygun biçimde gerçekleşiyor. Öncelikle çocuklar için yazılmış olmasına rağmen, akışa heyecan katsın diye kurguya zorlama biçimde inanılması güç olaylar dâhil edilmemiş. Milyonlarca yıllık olağan senaryonun fark edilmesi uzmanlık gerektiren ayrıntıları ile okurun ilgisini canlı tutma yoluna gidilmiş. Kitabın içinde neredeyse hiç dolgu malzemesi kullanılmadığını söylemek
mümkün. Yazılan her cümlenin bütünü tamamlayan bir anlamı var.
Gençler kadar yetişkinlerin de sıkılmadan okuyup bilgilenirken keyif alabilecekleri bir kitap… Doğa gezisi bir başka ülkede gerçekleştiği için örnekler yerelden seçilmiş. Bunun sakıncası yok. Sonuçta biyoçeşitlilik gezegenin tamamını kucaklıyor. Ancak Anadolu’yu mekân seçen benzer çalışmalar da ülkemiz okurlarının ayrıca ilgisini çekecektir. Kitabın bu açıdan ilham verici olması beklenebilir. Kitabı okuduktan sonra akılda kalacak çok bilgi var. Galiba yazarların asıl amaçları o bilgileri edinen okurların doğa karşısındaki tutumlarını gözden geçirmelerini sağlamak… Bir solucanın yaşam hakkına saygı duymayarak tarımımızı baltalıyor olabiliriz. Sivrisinekleri yok ederken bile iki kere düşünmek çıkarımızadır. Öyleyse Hubert’in sloganına hep beraber katılalım: Hepimiz biyoçeşitlilikten yanayız.

Hubert Reeves Anlatıyor: Biyoçeşitlilik
Hubert Reeves – Nelly Boutinot
Resimleyen: Daniel Casanave
Renklendiren: Claire Champion
Türkçeleştiren: Ayşe Güren
Kuraldışı Yayınları, 64 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz