İyi Kitap

Dostluk, en güçlü sihir!

Sihir Yeniden, ebeveynleri tarafından hor görülen iki ergenin, tüm dünyaya meydan okudukları bir dayanışmanın öyküsü olarak okunabilir.

Yazan: Deniz Poyraz

DreamWorks stüdyoları tarafından beyazperdeye de uyarlanan ve hem gişede hem kitap satış rakamlarında büyük bir hasılat yakalayan Ejderhanı Nasıl Eğitirsin serisinin yazarı Cressida Cowell, zengin düş dünyasını genç okura açmaya devam ediyor. Edebiyat evrenine armağan ettiği birbirinden tuhaf varlıkların maceralarına yenilerini ekliyor.
“Büyücüler Zamanı” serisinin ikinci kitabı Sihir Yeniden perilerin, devlerin, savaşçıların, cadıların ve daha pek çok fantastik yaratığın yer aldığı vahşi ama bir o kadar da sevimli bir hikâye sunuyor. Kitap bizi çok, çok uzun zaman önceye; Britanya Adaları, Britanya Adaları olduğundan habersizken, ülke vahşi ormanlardan ibaretken yaşamış iki insan türünün devrine götürüyor. Bu iki türden ilki “Büyücüler”. Bu kavim tıpkı ormanların kendisi kadar eski ve sihirli. “Savaşçılar” toplumu ise bu sihri parlak kılıçlarıyla avlayıp tehlikeden yine parlak kılıçları sayesinde korunuyorlar ki kendi modern dünyalarını inşa edebilsinler…
Hikâyemiz, bu toplumlara mensup bir Büyücü oğlan ile bir Savaşçı kızın etrafında şekillenmekte. İkisi de neşeli, umutlu ve zihinleri iyi fikirlerle dolu. Fakat içlerine doğdukları kavimler, onlar doğmadan çok evvel birbiriyle savaşmaya başlamışlar. Ancak, iki düşman uygarlığı da tehdit eden daha büyük bir problem var ortada: Kralcadı. Yüzyıllardan beri güvenli bir şekilde mahkûm olduğu bir taştan, yanlışlıkla salıverilip özgürleşen bu tehlike, iki halk için de büyük bir sorun.
Başta sözünü ettiğimiz oğlan, Xar. Büyücüler kralının oğlu Xar, her ne kadar iyi kalpli ve yetenekli bir çocuk olsa da başına iş veya işler açmakta üstüne yoktur. Yani pek kurallara uyan bir oğlan değildir. Tam da bu sebeple, işlediği bir kabahat yüzünden Gormincrag Kara Büyü ve Habis Büyücülerin Islah Amaçlı Tutukevi’nde hapisti. Bu kabahat de öyle yenilir yutulur cinsten değildi hani; eline kasıtlı olarak Cadıkanı bulaştırmıştı ki buradaki amacı, kanın kendi kanıyla karışması ve Cadı Sihrini kullanabilmekti…
Aslında, Büyücüler ülkesindeki her büyücü on iki yaşına geldiğinde, genetik olarak edindikleri büyü yetenekleri aktif hâle geçerdi. Oysa Xar neredeyse on üç yaşındaydı ve hâlâ büyü yapamıyordu. Bu Cadıkanı işlerine bu yüzden bulaştırmıştı elini(!). Cadılekesi’nin yeşilliği Xar’ın elinin sınırlarını aşmış, bileğinden yukarı taşmıştı ve görünüşe bakılırsa giderek yükselen bir morluk ya da hassas, genç bir ağacın çevresinde ağır ağır büyüyerek onu boğan bir sarmaşık gibi daha da yayılacaktı. Yani, ele avuca sığmaz bu çocuğu böyle bir yere hapsetmek elbette pek akıl kârı sayılmazdı. Neticede Xar, bir yolunu bulup tutukevinden firar edecektir. Oysa Gormincrag Kara Büyü ve Habis Büyücülerin Islah Amaçlı Tutukevi, bütün sihirli dünyanın en dehşet verici canavarlarından bazılarını hapsetmek üzere tasarlanmıştı. Daha önce hiçbir Umacı, Zalim Cadaloz ve herhangi bir vahşet seviyesinden hiçbir kötücül varlık bu cezaevinden kaçmayı başaramamıştı.
Periden periye aktarılan cesurca kaçma hikâyeleri, sonunda hep büyük bir hüsranla bitiyordu. Xar, bir ilkti…
Bu muhteşem firar hikâyesi bir koldan akarken, öte yanda, Savaşçı İmparatorluğu’nun prensesi Dilek, önemli bir keşif yapmaktadır. Fakat annesi Kraliçe Sychorax tarafından, Demir Savaşçı Kalesi’nin eğitim kulesinde, bir dolaba kilitlenmiş vaziyettedir. Annesi ne zaman ziyaretçi kabul etse, Dilek dolaba kilitleniyordu. Çünkü bu kız, tam olarak bir Savaşçı prensesten beklenen özelliklere sahip değildi. Altı üvey ablası gibi uzun boylu, güçlü kuvvetli ve iyi bir nişancı değildi. Orantısız görünümünün altında iyi huylu ve azimli bir kız çocuğu vardı sadece. Üstelik, bağımsız bir rüzgâr tarafından savruluyormuş gibi gözüken zapt edilmez ölçüde karmakarışık saçları vardı. Daima biraz beceriksiz, dağınık ve unutkandı. Oysa şimdi, Cadıların Kökünü Kurutacak Büyü’yü keşfetmişti ve bunu eski dostu Xar’la paylaşmalıydı. Bu sayede Büyücüler ve Savaşçılar,Cadılara karşı savaşabilir ve onları alt etmeyi başarabilirlerdi. Tıpkı Xar gibi Dilek de hapsedildiği kaleden kurtulmak zorundaydı…
Kitabın ilk aşamasında bu bilgileri elimize tutuşturan yazar, bundan sonraki bölümlerde, iki çocuğun güçlerini birleştirerek atıldıkları büyük bir maceranın kapısını aralıyor. Kitabın başında bize verilen bir yeryüzü haritası, kahramanlarımız maceradan maceraya koştukça, dönüp dönüp baktığımız bir rehber oluyor. Ayrıca, bir çocuk kitabı için belki biraz yüksek bulunabilecek sayfa sayısına aldanmamak gerek. Çünkü en az hikâye kadar keyifli çizimler, bize tüm kitap boyunca eşlik ediyor.
Sihir Yeniden, ebeveynleri tarafından hor görülen iki ergenin, tüm dünyaya meydan okudukları bir dayanışmanı öyküsü olarak okunabilir. Ayrıca, dostluk da bir sihir sayılır ve bu sihri gerçekleştirmeniz için büyücü olmanız gerekmez! İyi okumalar…

Büyücüler Zamanı – Sihir Yeniden
Cressida Cowell
Türkçeleştiren: Nazende Didem Ünalçın
Epsilon Yayınları, 395 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1991 yılında Lüleburgaz’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü mezunu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Çağdaş Yayıncılık ve Yayıncılık Yönetimi alanında yüksek lisans yapıyor. Edebiyat ve güzel sanatlar alanlarında yazdığı eleştiri, makale ve röportaj türündeki çalışmalar Ayrıntı, Duvar, Evrensel Kültür gibi dergilerde, BirGün gazetesinde ve kitap ekinde, ayrıca Bianet gibi çeşitli internet sitelerinde yayımlandı.

Yorum yaz