İyi Kitap

Sıra dışı bir vadinin sıradan sakinleri

Tove Jansson her iyi yazar gibi, okurların hakikate kendi okuma serüvenleri esnasında tesadüf edebilmeleri için, bütün bunları çok iyi uydurulmuş bir hikâyenin derinliklerine saklıyor.

Yazan: Gökhan Yavuz Demir

Bu bahar sadece çiçeklerle değil, salgın ve sokağa çıkma yasaklarıyla da geldi. Doğa, kış uykusundan taptaze bir silkinişle uyanırken bizler
de evlerimizde yeniden normal hayatlarımıza dönmek için gün sayıyoruz. Kocabaş yoldan kimsenin geçmemesine, hiç kargo gelmemesine
ve bahçe dışındaki yürüyüşlerinin sonlanmasına bir anlam veremiyor. Ama huzurlu bir yalnızlığın keyfini sürmeyi iyi biliyor. Okumak ve düşler kurmak için böyle bir dinginliğe aslında hepimizin ihtiyacı var. Ben de fırsat bu fırsat diyerek Tove Jansson’un Görünmez Çocuk’unu okumaya başlıyor ve kendimi birden bu İsveçlinin düşlerinde yolculuk yaparken buluyorum. Tove Jansson çok güzel bir vadi düşlemiş: Mumi Vadisi. Filijonk, Hemul, Hatifnatlar, Mumrik, Mumiş ve bu vadinin diğer sakinleri, aslında yazarın Türkçede daha önce yayınlanan Mumiler ve Büyük Sel Salgını, Mumi Baba’nın Anıları, Kuyrukluyıldız Geliyor gibi romanlarının okurları için tanıdık karakterler. Bu romanları okumamış olduğuma hayıflanmama rağmen, dokuz hikâyeden mürekkep Görünmez Çocuk da Mumi Vadisi’nin sakinleriyle tanışmak için gayet iyi bir başlangıç.Mesela dünün ve yarının kendisine eşit uzaklıkta olduğu, yolculuklarında şapkasının altındaki melodinin olgunlaşmasını sabırla bekleyen ve bunun için de yalnız kalmayı tercih eden Mumrik’e hayran kalıyorum. O kadar ki Mumrik, “Birine fazla hayran olursan asla özgür olamazsın,” dediğinde hemen kendime çeki düzen verme ihtiyacı hissediyorum.
Sonra sırf ne istediğini açıkça söyleyemediği için hayatı boyunca hiç istemediği bir işi yapan Hemul’a diğer Hemuller gülünce, ben de kendi hayatıma gülme ihtiyacı hissediyorum. Fakat Hemul, hayatı boyunca neyin özlemini çektiğini söylediğinde diğer Hemuller daha çok gülünce, Hemul gibi benim de içimde bir şey kırılıyor. Çünkü Jansson’un bize hatırlattığı gibi “çok gizli bir düşün zamansız açığa vurulması korkunç tehlikeli” dir.
Mumi Baba bir gün hiçbir açıklama yapmadan, hatta nedensizce evden ayrılıp Hatifnatlar ile açık deniz yolculuğuna çıktığında, herkesin kendi hayatında kendi macerasını dilediğince yaşayabilmesi için özgür bırakılmasının şart olduğunu kavrıyorum. Çünkü Mumi ailesi, Mumi Baba’nın yokluğundan endişelenmiyor: “Birbirleri için endişelenmemeye karar vermişlerdi. Böylece birbirlerine vicdan rahatlığı ve mümkün olduğu kadar çok özgürlük veriyorlardı.” Birbirlerine özgürlük imkânı sunmayan fertlerden bir aile olmayacağı ne kadar açık bir hakikat oysa, değil mi! Nitekim ancak kendi ailesinin yanında ve verandasında otururken özgür ve maceracı olabildiğini anlayan Mumi Baba da eve dönüyor. Zaten bütün dönüşler yuvayadır.
Bütün bunlardan da anlaşılacağı üzere, Jansson kesinlikle okuruna saygı duyan bir yazar. Biz okurlarına sevgi ve arkadaşlık değerlerini,
hayattaki zorluklar ve korkularla başa çıkmanın yollarını, güzel bir melodiye hayat vermek için insanın kendisiyle baş başa kalmasının gerekliliğini, mülkiyet hırsının bizleri hayatı doya doya yaşamaktan alıkoyacağını, özgürlüğün kıymetini, aslında dilenebilecek en güzel şeyin yeni yollar olduğunu hiç de büyük harflerle yazılmış sloganlarla göze sokmadan anlatıyor. Aksine her iyi yazar gibi, okurların bu hakikate kendi okuma serüvenleri esnasında tesadüf edebilmeleri için, bütün bunları çok iyi uydurulmuş bir hikâyenin derinliklerine saklıyor. Böylece bizler de öncelikle iyi yazılmış, iyi anlatılmış, iyi düşlenmiş, heyecanlı, merak uyandıran, cezbedici hikâyeler okuyabiliyoruz. Okurunun zekâsına saygı duyan yazarları sevdiğim için Jannson’u da bir yazar olarak çok seviyorum.
İyi bir kitap okumanın keyfine denk çok az tecrübe var şu hayatta. Yepyeni bir diyarda, gündelik hayattan hiç de aşina olmadığınız karakterler ve hayat tarzlarıyla tanışmak insanın ufkunu açıyor. Meselâ Mumi Vadisi’ndeki çoğu sıradan olan hadise, bizim yaşama tarzımız düşünüldüğünde aslında oldukça sıra dışı. Yahut tam aksi de düşünülebilir.
Muhtemelen bizim olağan hayatlarımızdaki sıradan diyeceğimiz çoğu şey de Mumi Vadisi’nin sakinleri için gayet sıra dışı olsa gerek. Bu nedenle altın renkli ve yeşil patili küçük bir ejderha bulmak veya bir arkadaşınızın bir akşam evinize görünmez bir çocuk getirmesi Mumi Vadisi’nde yaşayanları hiç şaşırtmıyor. Mumi Vadisi’nde hayat, sakinleri için hiç de şaşırtıcı olmayan bu sıra dışı hadiselerle olağan akıntısında sürüp gidiyor. Allahtan Tove Jansson böyle bir vadi düşlemiş de biz okurlar böyle olağanüstü hikâyeler okuyarak kendi hayatlarımızın olağan akıntısına bir nebze olsun renk, heyecan ve coşku katabiliyoruz.
Kitabı bitiriyorum. Sonra Kocabaş’ın olağan hayatındaki telaşsızlığıyla Mumi Vadisi’nde yaşadığını, meselâ Mumiş’le arkadaşlık ettiğini hayal ediyorum. Sevgi ve güven üzerine kurulu bir düzende kim bilir ne kadar özgür ve ne kadar mutlu oldurdu. Belki de hepimiz için en iyisi, Mumrik’in her zaman dilediği şeyi biraz değiştirerek kendimiz için dilemek olacaktır: yeni kitaplar yahut yeni maceralar.

Görünmez Çocuk
Tove Jansson
Türkçeleştiren: Ali Arda
Dinozor Genç Yayınları
192 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1973 yılında Edirne’de doğdu. Sosyoloji Doçenti olan Demir’in bugüne kadar yayınlanan telif ve tercüme kitapları şunlardır: Sosyal Bir Fenomen Olarak Dilin Belirsizliği (İthaki, 2015); Borges'in Dediği Gibi (Nora, 2016); Anlamak İçin Yaşamak (Nora, 2017); Claude Lévi-Strauss, Mit ve Anlam, (İthaki, 2013); George Lakoff & Mark Johnson, Metaforlar: Hayat, Anlam ve Dil (İthaki, 2015); Paul Ricoeur, Yorum Teorisi: Söylem ve Artı Anlam (yakında Nora’da). Edebiyat ve linguistikle zenginleştirilmiş ve derinleştirilmiş bir sosyolojiyi anlamlı bulan Demir, birgün roman yazacağına olan inancını asla kaybetmiyor ve kendini ısrarla “entelektüel edebiyatçı” olarak tanımlamayı tercih ediyor.

Yorum yaz