İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Badem gözlüydü Küçük Prens…

Badem gözlüydü Küçük Prens…

Neyfel SEMİZ

Yazarı Antoine de Saint-Exupéry’nin çizimleriyle akıllara kazınan Küçük Prens artık çizgi roman. Joann Sfar çizimleriyle hikâyeyi parlatmış ve ışıldamasını sağlamış. Prens bildiğimiz küçük prens… Huyu suyu değişmemiş ama bu kez badem gözlü.

Küçük Prens ve Saint-Exupéry… Ayrılmaz bir ikili. Bir kelime oyunu oynamaya kalksak, birinin ismini söylesek diğerinin ismi peşi sıra gelir. Küçük Prens için, dünyanın en ünlü romanı ya da çocuk kitabı dersek yanlış bir şey söylemiş olmayız. Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry, ilk kez 1943 yılında yayımlanan romanı yazarken, kitabın dünyada koparacağı fırtınadan habersizdi kuşkusuz. New York’ta bir otel odasında yazılan Küçük Prens, yaşam, sevgi ve ‘insan’ olma hakkında derin anlamlar içeren bir kitap.

Küçük Prens’te bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra Çölü’ne düşen pilotun Küçük Prens’le karşılaşması ile başlayan kitapta bu sarı saçlı çocuğun ağzından Saint-Exupéry, insanların hatalarını ve aptallıklarını su yüzüne çıkarır. Bir çocuk karakter olarak Küçük Prens’in sevilmesinin sırrı kişiliğinde saklıdır. Tam bir çocuktur o. Soru sormayı seven ve sorularına mutlaka cevap bekleyen bir çocuk…

Belki dünyanın en çok bilinen kitabı Küçük Prens, ama biz yine de romanda neler olup bittiğine değinelim. Yazar, Küçük Prens’e uçağının mecburi iniş yapmış olduğu bir çölde rastladığını anlatarak başlar. Küçük Prens, ondan bir koyun resmi çizmesini ister ama Saint-Exupéry’nin karaladığı eskizlerden hiçbirini beğenmez. Motorunu tamir etme telaşında olan pilot nihayet bir sandık resmeder ve koyunun bunun içinde olduğunu söyler. Bedeni görünmeyen koyun tam Küçük Prens’in arzuladığı gibidir. Onun bu koyunu beğenmesine şaşırır insan ama o böyle bir çocuktur. Gözlerinin gördüğünden çok daha fazlasını görür, hayal eder. Roman boyunca Küçük Prens’in kendi gezegeninin (B612), gezdiği diğer gezegenlerin ve gülünün hikâyesini okuruz. Sonunda dünyadan biraz bezgin düşen Küçük Prens tekrar gezegenine dönmeye karar verdiğinde çölde tanıştığı zehirli yılana kendini sokturur. Kimi okura göre mutlu, kimine göre hüzünlü bir son bu; ama tam Küçük Prens’e yakışır bir son.

ELMA AĞACININ ALTINDAYIM!
Küçük Prens’i artık çizgi roman olarak okumak da mümkün. Orijinal kitapta yer alan Saint-Exupéry’nin çizimlerinin yeri okurun kalbinde mutlaka ayrı bir yerdedir, ancak kitabın bu hali hikâyenin güzelliğini parlatarak ışıldamasını sağlamış. Üstelik, Küçük Prens’in ruhunu ve duygusunu zedelemeden. Joann Sfar’ın çizimleriyle karşımıza bu kez badem gözlü olarak çıkıyor Küçük Prens… Çizgi romanının başarısı, aslında Antoine de Saint- Exupéry’nin hayal dünyasının ustaca
hareketlendirmesinde yatıyor. Romanda tasvir edilen çiçekler, koyun, yıldızlar, yılan, tilki, kuşlar romandakinden daha etkili olarak görselleştirilmişler. Bunda renklendirilmenin de payı büyük. En önemlisi Joann Sfar’ın çizimleri Antoine de Saint-Exupéry’nin naif üslubunu zedelememiş.

Küçük Prens’in en unutulmayan bölümlerindendir tilki ile karşılaştığı bölüm. Çizgi romanda altın sarısı başaklar arasında geçen bu sahneleri kare kare görmek ayrı bir zevk. Saadet Özen’in özenli çevirisi ile bir kez daha hatırlatmak isterim bu karşılaşmayı: İşte o an bir tilki çıktı ortaya.
– İyi günler.
– İyi günler?
– Buradayım. Elma ağacının altında.

– Sen kimsin? Çok güzelsin.
– Ben bir tilkiyim.
– Benimle oynar mısın? O kadar mutsuzum ki.
– Seninle oynayamam. Evcilleştirilmedim.
– Ah! Beni bağışla. “Evcilleştirmek” ne demek?
– Buralı değilsin sen. Ne arıyorsun?
– İnsanları arıyorum. “Evcilleştirmek” ne anlama geliyor?
– İnsanlar anlamına geliyor. Tüfekleri vardır ve avlanırlar! Kötü bir şey bu. Bir de tavuk beslerler. Tek merakları bu. Tavuk mu arıyorsun?
– Hayır, arkadaş arıyorum. “Evcilleştirmek” ne demek?
– Uzun zaman önce unutulmuş bir şey. Bağ kurmak demek.
– Bağ kurmak mı?
– Elbette… Sen benim için geri kalan yüz bin çocuktan faklı olmayan bir küçük çocuksun. Sana ihtiyacım da yok. Senin de bana ihtiyacın yok. Ben senin için Dünya’daki yüz bin tilkiden hiçbir farkı olmayan bir tilkiyim. Ama beni evcilleştirirsen, birbirimize ihtiyaç duyarız. Sen benim için tek olursun Dünya’da. Ben de senin için Dünya’da tek olurum.
– Seni anlamaya başladım. Bir çiçek var. Beni evcilleştirdi galiba.
– Olabilir. Dünya yüzünde çok olur böyle şeyler.
– Ah! Dünya’da değil bu dediğim.
– Başka bir gezegen mi? O gezegende avcılar var mı?
– Yok.
– Hiçbir şey kusursuz değil. Tilki gene yüksek sesle düşünmeye koyuldu.
– Hayatım çok sıkıcı. Ben tavukları avlıyorum, insanlar da beni. Bütün tavuklar birbirine benziyor, bütün insanlar da. Sıkıcı tabii biraz. Ama beni evcilleştirirsen, hayatıma güneş doğmuş gibi olur. Diğerlerinden farklı bir ayak sesi duyarım. Diğer ayak seslerini duyduğumda saklanırım. Seninkilerse sığınağımdan çıkartır beni, müzik gibi. Hem sonra, görüyor musun oradaki buğday tarlasını? Buğday benim işime yaramaz, hem de hiç. Çok yazık. Ama senin altın rengi saçların var. Demek ki bu şahane olur. Altın rengi başaklar bana seni hatırlatır. Başakların arasında dolaşan rüzgârın sesini de sevmeye başlarım hem. Lütfen evcilleştir beni!

– Çok isterdim ama fazla vaktim yok. Tanıyacağım çok arkadaş ve öğreneceğim çok şey var.
– İnsan sadece evcilleştirdiği şeyleri tanır…

Bu güzel muhabbet devam ediyor. Ben ancak tadımlık bir bölüm koyabildim. Devamını okumak, tilkinin lafını bitirmesini isteyenler Küçük Prens kitabını değil bu kez çizgi romanını okumalı…

Tilkinin bahsettiklerinden dem vurarak bağlayayım sözlerimi. Küçük Prens de dünyada sayısız okurunu evcilleştirdi. Peki kimdi bu büyülü kitabı yazan Saint-Exupéry? Küçük Prens’i yazdıktan altı yıl sonra “Le Petit Prince” adlı bir uçakla keşif uçuşu yaparken Akdeniz üzerinde kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan yazarı bir çizgi roman ile tanımak mümkün. Marsık Kitap’ın yayımladığı yazarın kendi ismini taşıyan çizgi roman, sade çizgilerle dünya çapında çok okunan ve çok sevilen Saint-Exupéry’nin hayatının en güzel özeti.

Küçük Prens – Joann Sfar
Renklendiren: Brigitte Findakly
Çeviren: Saadet Özen
Turkuvaz Kitap / 110 sayfa
Saint-Exupéry
Ph. Durant – C. Laverdure
Çeviren: Eray Canberk
Marsık Kitap / 48 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.