İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Kuraldışı bir çizgi roman

Kuraldışı bir çizgi roman

Neyfel SEMİZ

Alan Moore’un 1986-87 yıllarında yazdığı Watchmen Türkçede. Yayımlandığından beri tartışılan ve çizgi roman dünyasının en kışkırtıcı eserlerinden biri olan Watchmen, Amerika’yı, Amerikan kültürünü, dünya tarihini ve hümanizmi masaya yatırıyor.

Alan Moore ve Dave Gibbons’ın Watchmen’i, yayımlandığı yıldan beri sayısız makaleye konu olmuş ve edebi tartışmalara yol açmış bir çizgi roman. Time dergisi tarafından geçen yüzyılın en önemli 100 eserinden biri seçilen Watchmen, çizgi roman dünyasının en edebi ve en kışkırtıcı eserlerinden biri olmayı başardı. Alan Moore’un 1986- 87 yılları arasında yazdığı Watchmen’in bu kadar tartışılmış olmasının sebebi, şüphesiz yayımlandığı dönemde soğuk savaşın hâlâ devam ediyor olmasıydı.

Moore, alternatif bir dünya kurgulayarak geçmişi ve geleceği yeniden yazmıştı çizgi romanında ve temelinde yer alan düşünce oldukça sadeydi: Ya süper kahramanlar gerçekten var olsalardı? Bir düşünün, soğuk savaş döneminde bu kahramanlardan yararlanılabilseydi 80’ler nasıl olurdu?

Çizgi romandaki süper kahramanlar, aslında soyu tükenen bir tür. Bir zamanlar suçla savaşmak ve insanlığı ilerletmek için biraraya gelmişler ama artık ortalıktan çekilmişlerdir; kimi emekliye ayrılmış, kimi hükümet için çalışmaya başlamıştır. Ancak bir gün bu yeni hayat düzeni bozulur ve aralarından birinin ölümüyle dünyayı saran şok dalgası, süper kahramanların yeniden biraraya gelmelerine yol açar.

Alan Moore’un dehasını da tam olarak bu konuya bağlıyorlar. O dönem, bir süper kahramanın ölmesi ne DC ya da Marvel gibi büyük yayıncıların ne de okuyucuların hazırlıklı oldukları bir durumdur. Moore bununla da kalmaz, okurları şaşırtmaya devam eder. O güne kadar zaruri kabul edilmiş bütün kuralları yıkar, kahramanlarını harcar, kafalarını karıştırır, iyiyi ve kötüyü birbirine geçirir.

GİRİFT BİR YAPI
Kahramanlar toplanıp arkadaşlarının ölümünün ardında yatan gizemi araştırırlarken, okuyucu dünyayı değiştirecek başka bir komployu keşfeder. Hikâye devam ettikçe konu karmaşıklaşır. Moore böylece bir kuralı daha yıkıp konu içine konu yerleştirerek, çizgi romanın basit kurgusundan uzaklaşır ve onu neredeyse roman seviyesine taşır. Alt metinler ve yan öyküler daha önce sahip olmadıkları türde girift bir yapıya kavuşurlar. Belki de bu yüzden Watchmen’de okuyucuların
ilk dikkatini çeken özellik kolay okunan bir çizgi roman olmadığıdır. Birbiri üzerine binen hikâyelerde verilen ipuçları birleşerek serinin sonunda çözülecek olan gizemi daha da çekici bir hale getirir. Karakterler de hikâyenin süper kahramanlarla değil, insanlıkla ilgili olduğunu vurgulayacak şekilde gelişirler. Sonunda ortaya Amerika’yı, Amerikan kültürünü, dünya tarihini ve hümanizmi masaya yatıran, düşünsel ağırlığı olan ve hatta Stanford gibi üniversitelerde edebiyat derslerinde okutulan ciddi bir çalışma çıkar.

Moore ve Gibbons’ın bildik türde süper kahraman olan karakterleri yeni bir dünyada yeni sorunlarla boğuşurlar. Gibbons, deneyimli ve bu iş için özellikle Moore tarafından seçilmiş bir çizer olmasına rağmen işi zaman zaman çok zordur, çünkü metin bir çizgi roman için fazla detaylıdır.

ALIŞILMADIK KARAKTERLER
Çizgi romanın en önemli karakterlerinden biri Rorschach. Edward Blake’in ölümünü araştırırken, Blake’in aslında Komedyen olarak bilinen süper kahraman olduğunu ve devlet için çalıştığını keşfeden, birilerinin süper kahramanların peşine düştüğü sonucunu çıkaran o olur. Emekliye ayrılmış dört arkadaşına uyarı mesajı yollar: Dan Dreiberg (Nite Owl); Doktor Manhattan ve sevgilisi Laurie Juspeczyk (Silk Spectre) ve Adrian Veidt (Ozymandias).

Blake’in cenazesinin ardından Doktor Manhattan iş arkadaşlarını bilerek kanser yapmakla suçlanır. ABD hükümeti bu suçlamaları ciddiye alınca Manhattan Mars’a sürgüne gider. O sırada insanlık kendini yeni bir kaosun ortasında bulur; Sovyetler Birliği Amerikalıların güç duruma düşmelerini fırsat bilerek Afganistan’a girer. Adrian Veidt de gizemli bir suikasttan ucu ucuna kurtulunca Rorschach’ın haklı olduğunu kavrarlar. Ama bu arada Rorschach da savaş döneminde düşmanı olan Moloch’u öldürmekle suçlanıp hapse atılmıştır.

Watchmen’in sonunun şaşırtıcı olduğunu söylemek lazım. Ayrıca Alan Moore, Edward Blake’in ölümünün ardındaki gizem çözüldüğünde de okuyucuya son bir darbe vurmayı ihmal etmez. Ve tam her şey çözüldü derken yeni ve ilkinden daha önemli bir soru çıkar ortaya. Gerçeği halka söylememek iyi bir amaca hizmet edecekse doğruyu söylemek, sırf doğru olduğu için doğruyu söylemek gerekir mi? Kahramanlar arasında oluşan görüş ayrılıklarıyla işler yeniden karışır.

Pixar’ın dâhi İnanılmaz Aile’yi hazırlarken esinlendiği, cinsellik, şiddet ve sert bir dil içeren bu çizgi roman, yetişkinlere yönelik hazırlanan ve detaylarındaki
zenginlikle dikkat çeken bir yapıt. Bu sezon beyazperdede boy gösteren Watchmen, fikrimce çizgi romanı kadar başarılı değildi. Moore’un dünyasının derinliği maalesef filmde yoktu. Watchmen, özel bir çizgi roman. Hatta onun yayımlanmasının ardından grafik roman camiasında şöyle bir cümle bile söylense abartılı olmaz: Çizgi roman sadece çizgi roman değildir.

Watchmen
Alan Moore – Dave Gibbons
Çev: Koray Özbudak
Gerekli Şeyler / 415 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.