İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Ben bir hayvan mıyım?

Ben bir hayvan mıyım?

Şiirsel TAŞ

Çocukların küçük yaşta felsefeyle tanışmaları, onların kendilerini ve dünyayı sorgulayan bireyler haline gelmelerine yardımcı oluyor. Oscar Brenifier’nin Filozof Çocuk serisi çocuklarla felsefe etkinlikleri yaşının alt sınırını daha da aşağıya çektiği için önemli.

Merak etme, şaşırma ve soru sorma, felsefede aynı konu üzerine tekrar tekrar düşünmeyi, akıl yürütmeyi, dolayısıyla felsefenin refleksif olmasını sağlar. Bunlar aynı zamanda, çocukların, müdahale edilmediklerinde, yaşamın içinde doğal bir biçimde en fazla kullandıkları öğrenme yöntemidir. Şu halde, çocuk ve felsefenin hiç de farklı uçlarda olmadığını söyleyebiliriz.

Ancak, öğretim sistemi ‘bilgi edinme/ edindirme’ üzerine kurulu olduğunda, çocukların doğasında var olan bu özelliklerin zamanla körelmesi kaçınılmaz hale gelir. Dahası, çocuğu çoğu erişkinden farklı kıldığını düşündüğümüz özellikler, çocukta var olan eksikliklere dönüşür. Çocuk ile felsefeyi birbirine yakınlaştıran merak etme, şaşırma ve soru sorma özelliklerinin, sistemin dayattığının tersine, çocuk tarafından olumlu bir farklılık olarak algılanması için önerilen etkinlik ise
felsefe eğitimidir.

Evet, ama felsefe, genel anlamda yetişkin toplumun dahi yabancısı olduğu bir alanken, çocuğun felsefeyle tanışmasında ve felsefe eğitiminde nasıl bir yol izlen mesi gerekir? “Felsefenin öğretimi konusunda izlenen yöntemler bakımından en yaygın olanı, daha önceki zaman kesitlerinde, zamanın ‘geçmiş’ adını alan boyutunda ortaya konmuş olan söylemleri öğrenci konumundaki kimselere aktarmaktır. Ancak, bu aktarış felsefeye ilişkin bilinçle olmazsa, boşsöz olmaktan
ileriye gitmez. Felsefi söylemlerin hangi kaygılarla –bu kaygılar halis felsefe kaygılarıdır– üretildiği, hangi soru bağlamlarının yanıtı olduğu konusunda bir bilinç aydınlanmasına gidilmezse, felsefe, öğrenene büyük bir yük olacak; anlaşılmaz bir söz yığını olarak kalmaya mahkûm olacaktır.”

GERÇEK FELSEFE
Özellikle ilk ve orta öğretim kurumlarında zaten kısıtlı olan felsefe derslerini merak etme-şaşırmasoru sorma üzerine kurulu bir akıl yürütme yöntemiyle yapılandırmak yerine, felsefe tarihini ön plana çıkararak işlenen bir ‘ders’ olmaktan nasıl kurtarırız ve felsefemsi olanın tuzaklarına yakalanmadan çocuğu ‘gerçek
felsefe’ ile nasıl tanıştırırız?

Fransa’da Felsefi Uygulama Enstitüsü’nde çocuklarla felsefe konusunda çalışmalar yürüten Oscar Brenifier’nin yazdığı Filozof Çocuk serisi, çocuklarla felsefe etkinlikleri yaşının alt sınırını daha da aşağıya çektiği için önemli.. Seride yer alan kitaplar Ben Neyim?, Hayat Nedir?, Duygular Nedir?, İyi ve Kötü Nedir? adlarını taşıyor.

Brenifier kitaplarında, ünlü filozof Sokrates’in yöntemini kullanmış. Karşılıklı soru ve yanıtlardan oluşan diyalog yoluyla felsefe yapmaya dayalı Sokratik yöntemde amaç, karşıdakinin düşüncelerinin gelişmesini ve çelişkilerini fark etmesini sağlayacak sorular sormaktır. Sokrates’in yönteminin, günümüzde eğitimdeki karşılığı, buldurma ya da doğurtma olarak adlandırılan yöntem. Buldurmadaki amaç, çocuğun mevcut bilgilerini diğer alanlara aktarabilmesi, analiz ve sentez yapabilmesi için yol gösterici olabilmektir. Bu yolla çocuğun akıl yürütmesi, doğru çıkarımlarda bulunması, bilgiler arasında geçiş yapabilmesi ve soru sorarak bilgi elde etmesi sağlanabilir.

BEN KONUŞABİLİYORUM
Ama uzun metinlerle karşılaşmayı bekliyorsanız, yanılıyorsunuz. Aslında, bu dört kitabı, birer okuma kitabı olarak düşünmek yanlış olur. Kitapların neredeyse bütünü sorulardan oluşuyor ve sorulan her sorunun yanıtına karşılık dört ayrı soruyla karşılaşıyorsunuz. Oscar Brenifier de yazdığı önsözde şöyle diyor: “Filozof Çocuk serisindeki her kitapta, her soruya birden çok cevap verilmiştir. Bunlardan bazıları anlaşılır gelecek; bazıları gizemli, bazıları hayret verici, bazıları da şaşırtıcı… Hepsi yeni sorular doğuracak; çünkü düşünce, son nedir bilmeyen bir yolculuktur.”

Dört kitapta da izlemesi kolay ortak bir dizge var; kitapların adını oluşturan ana başlıklar altı altbaşlığa ayrılmış. Örneğin; Ben Neyim? adlı kitapta, Hayvan, Büyümek, Farklılık, Ebeveynler, Görünüş ve Özgürlük başlığını taşıyan bölümler yer alıyor. Her bölüm temel bir soruyla açılıyor. Sözgelimi, “Sen bir hayvan mısın?” Ayrı ayrı iki olasılığı da kapsayan yanıtlar gerekçeleriyle sunuluyor. Örneğin; “Hayır, çünkü ben konuşabiliyorum.” Kitabın sistematiğine göre, her açıklamalı yanıt, dört farklı soruyla karşılık buluyor ve bu soruların her biri, “evet, ama…” kalıbıyla başlıyor. “Evet, ama hayvanların da kendilerine göre bir konuşma dilleri yok mudur?” “Evet, ama papağanlar da insanlar gibi konuşmaz mı?” “Evet, ama anne karnındaki bir bebek hayvan mıdır?” “Evet, ama geveze olduğumuzda daha mı insan oluyoruz?” Verilen yanıt, “Evet, çünkü ben de tüm hayvanlar gibi nefes alıyorum, yemek yiyorum ve üreyebiliyorum,” olsaydı, “Evet,
ama…” ile başlayan bambaşka dört soruyla karşılaşacaktınız. Örneğin; “Evet, ama köpeğin nefes aldığının farkında mı?”

EVET, AMA…
Çocuğun, temel soruya karşılık olarak verilen farklı yanıtlar ve her yanıtın peşi sıra gelen dört farklı soruyla karşılaşmasının ardından, konuyu toparlamak adına, bölüm sonunda her iki yanıtın da doğru olabilecek yönlerini kapsayan kısa bir açıklamaya yer verilmiş. Ayrıca her bölümün sonunda “Bu soruyu sordum, çünkü böylece…” kalıbıyla başlayan bir gerekçelendirme sayfası var. Bu önemli, çünkü soruların neden sorulduğunu ve bu soru-yanıt egzersizinden nasıl bir çıkarıma gidilebileceğini özetliyor.

Dört kitaptaki altışar bölümde de bu şablonun izlenmesi, çocukla kurulan soru-yanıt ilişkisinde bir yöntem izleme açısından önemli kolaylık sağlıyor. Kitabın içerdiği yanıtlar ve sorular bir kılavuz olarak kabul edilerek, çok daha farklı yanıtlar ve her yanıta karşılık çok daha farklı sorular türetmek mümkün. Buradaki can alıcı nokta, her yanıtı bir kanıta dayandırma ilkesinin gözetilmesi ve yine her yanıtın “Evet, ama…” ile başlayan bir itiraza açık olabildiğinin kabul edilmesi. Bu şekilde ilerlediğinizde, düz okumayla birkaç dakika içinde üzerinden geçebileceğiniz on altı sayfalık bir bölüm, oldukça uzun süren bir tartışmaya kapı açabiliyor. Zaten Filozof Çocuk serisinin amacı da bu. Bu açıdan kitapların sınıf içi etkinliklerde kullanılmak üzere eğitimciler tarafından incelenip değerlendirilmesi gerçekten de önemli.

Ebeveyn-çocuk ikilisinin yapacağı ortak okumalara gelince… “Evet, ama…” ile başlayan itirazlar ebeveyn-çocuk diyaloğunun önemli bir parçasıdır zaten. Ancak kanıta dayalı ve açıklama içeren yanıt verme ilkesi çoğu kez es geçilir. Bu bağlamda, Filozof Çocuk kitapları, çocukla ebeveyn arasında yeni bir dil oluşmasına yardımcı olabileceği gibi, ebeveynin kendi düşünce yapısını da sorgulamasını sağlayan ilginç deneyimler yaşatabilir.

Ancak hemen uyaralım: Bu kitapları, ‘Haydi, uyumadan önce seninle biraz kitap okuyalım,’ diye düşünerek elinize almayın ya da alıyorsanız, uzun tartışmalara gebe uykusuz saatlere hazırlıklı olun.

Filozof Çocuk
Oscar Brenifier
İyi ve Kötü Nedir?
Resimleyen: Clément Devaux
Hayat Nedir?
Resimleyen: Jérôme Ruillier
Duygular Nedir?
Resimleyen: Serge Bloch
Ben Neyim?
Resimleyen: Aurélien Débat
Çeviren: Ayşen Türkmen
Tudem Yayınları / 96 sayfa

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.