İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Yok dünyalara eğlenceli bir yolculuk

Yok dünyalara eğlenceli bir yolculuk

G. Mine OLGUN

Philip Reeve bilim kurgu klişelerinden uzak durduğu Şafak Feneri’nde, Art ve Myrtle kardeşlerin, düşsel bir 19. yüzyılda geçen uzay macerasını anlatıyor. Kardeşler devam kitabı Yıldız Geçidi’nde bir zaman yolculuğuna çıkarken, okuyucu da hayal gücünün olanaklarından fazlasıyla nasipleniyor.

Şafak Feneri, bu dünyanın dışında kurgulanmış, çılgın ve yaratıcı bir bilim kurgu türünden bir korsan macerası. (Müjde! Devam kitabı Yıldız Geçidi de Türkçe’de!) Uzayın derinliklerindeki korkusuz yüreklerin hikâyesinden bihaber olanlar, sözüm size! ‘Çılgın’, ‘yaratıcı’, ‘bilim kurgu’ ve ‘korsan’ kelimelerini yan yana çok duymuş olabilir; Jules Verne’den, H. G. Wells’ten ve hatta Yıldız Savaşları’ndan dem vurabilirsiniz… Sizce, uzayda yolculuk uzun zamandır bir bilim, ama kurgu hiç değil, öyle mi? Şimdi hayal, uzayda kolonileşme! Peki, zamanda yolculuğa ne dersiniz?

İlk kez, 19. yüzyılın eşiğinde yayımlanan ve bir bilim kurgu başyapıtı olarak kabul edilen, H. G. Wells’in, Zamanda Yolculuk adlı eseriyle mümkün kıldığı zamanda yolculuk, 802701 yılına, bir zamanlar Londra’nın bulunduğu noktayaydı. Yaşamlarını neşeli bir tembellik içinde geçiren geleceğin ırkı elbette dünyada yalnız değildi; yeraltında yaşayan başka bir canlı türü daha vardı. Edebiyatın her şey mümkün dünyasına hediye ettiği Zaman Makinesi, ve hatta Marslılar’ı Londra’nın
göbeğine kondurduğu Dünyalar Savaşı adlı romanlarıyla, geleceğin yazarlarına ilham kaynağı olarak da zaman içinde turlar atacağının farkında mıydı acaba Wells?

Wells’in rahle-i tedrisinden geçenlerden biri olan Philip Reeve’in, Şafak Feneri’nde ustaya selam çakarken, yolculuğunun rotasını geleceğe değil, geçmişe çevirmesi şaşırtmasın! Çünkü eşlik ederseniz varacağınız yer bildiğiniz gibi değil! Hayal gücü uzay kadar derin olan yazarın kurguladığı uzam, düşsel 19. yüzyıl. Şimdi hayal edin: Viktorya Dönemi… İngiliz İmparatorluğu tarafından bir çeşit uzay yolculuğu geliştirilmiş; Ay ve diğer gezegenler sömürgeleştirilmiş. Ve elbette bu gezegenlerin asıl sahipleri garip uzaylılar.

Hikâye, bu macerayı yaşayan iki kardeşten küçüğü olan Art Mumby tarafından kayda geçirilmiş. Art ablası Myrtle’ın günlüklerinden gizlice aldığı parçalara da yer vermiş. Art’ın ifade yeteneğinin çok kuvvetli olduğunu söylemekte fayda var. Onca heyecanlı macera yaşarken bile Edgar Allan Poe’nun hikâyelerine ya da Keats’in bir şiirine gönderme yapabilecek kadar başarılı. Karakter çözümlemeleri konusunda da hakkını teslim etmeli.

AİLE MACERASI
Art, meraklı ve maceraperest biri. Ablası ise biraz kibarlık budalası, biraz itici. Ama onlar iki kardeş… Babalarıyla birlikte yaşadıkları, hizmetçileri bile robot olan, uzayın derinliklerinde asılı Şafak Feneri’nde bir sabah örümceklerin saldırısına uğradılar. Art babasını örümceğin elinde bırakmak zorunda kaldı, çünkü babası ondan kız kardeşini kurtarmasını istemişti. Cankurtaran sandalına atlayıp uzayda süzülürken, Ay’a düştüler. Ve neyse ki, buradaki yaratıkların elinden Kaptan Jack Havock tarafından kurtarıldılar. Jack Havock, gazetelere bakılırsa eli kanlı bir korsan, görünüşe bakılırsa bir çocuktu. Gemi tayfasının tümü, Tuhaf Türleri İnceleme Enstitüsü’nden kaçan toplumca dışlanmış ve garip yaratıklardan oluşuyordu; yumuşak kalpli korsanlardı bunlar. Ve sorunların en büyüğü bu değildi. Örümcekler hâlâ takipteydi ve aslına bakılırsa çocuklarda olduğunu düşündükleri bir şeyin peşindeydiler. Gerisi macera…

Söylenecek bir şey varsa o da Art ve Myrtle’ın birçok sırrı çözecekleri ve önemli işler başaracakları. Yıldız Geçidi ise beklendiği gibi Şafak Feneri’nin boşluklarını tamamlarken yeni ve yine epey yaratıcı bir macera sunuyor: zaman yolculuğu. Bu sefer kahramanlarımız kişilikleri daha oturmuş halde çıkıyor karşımıza. Art daha güvenli ve cesur; Myrtle ise yapmacıklığından sıyrılıp kendini ortaya koyuyor.

Bu hikâyenin biraz zihin jimnastiğiyle günümüz dünyasına da nazire sayılabileceğini söylemeli. Şafak Feneri ve Yıldız Geçidi, macera ve parodiden edebi inceliğe, felsefi göndermelerden aşka, iktidar ve öteki kavramlarından kişilik çözümlemelerine kadar çok geniş bir yelpaze sunuyor okuyucusuna.

Reeve bildik bilim kurgu klişelerini eğip bükmüş ve ortaya farklı bir kombinasyon çıkarmış. Bu kitapları okurken kalan tortu her şeyden önce yazarın, hayal gücünün tüm imkânlarından yararlanarak yarattığı bu ‘yok-dünya’nın verdiği heyecan ve keyif; özgürlük duygusu. Olanca ilgisizliğine rağmen Alice Harikalar Diyarında’nın yarattığı cinsten…

Yıldız Geçidi
Philip Reeve
Çeviren: Niran Elçi
Tudem Yayınları / 328 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.