İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Yetişkinlerin katlettiği masum çocuk oyunları!

Yetişkinlerin katlettiği masum çocuk oyunları!

Yeliz KIZILARSLAN

Ekrem Güneş, Aykırı Oyuncaklar başlıklı öykülerinde sözü, çocuk haklarının birincil muhatabı olan çocuklara bırakıyor. Oyuncakların, şiddet unsuruna dönüştürüldüğü bir dünyada hâlâ oyun oynamanın özlemini çeken çocukların hayal gücü, insanlığın ortak meselesini alt ediyor.

Hrant Dink bir yazısında, “büyüklerin oyunlarında katledilen çocuk oyunlarının masumiyetini”; savaş bölgelerinde, yanı başlarındaki mayın tarlalarına rağmen sokaklarda oyun oynayan çocukları anlatarak hatırlatır. Dünyanın ücra köşelerinde dahi birbirine tıpatıp benzeyen çocuk oyunlarının varoluşunun ortak sırrının ise yine çocuk masumiyeti olduğunu söyler. Dink’in deyişiyle, “İnsanoğlunun uygarlık dediğimiz ortak yaratısının çok bilinmeyenli denklemini çözmeye yarayan gerçek verilerdir” oyun, zaman, mekân üçlüsü ve “inanılmaz bir berraklık taşırlar kendi içlerinde.”

Ekrem Güneş’in yeni öykü kitabı Aykırı Oyuncaklar, çocukların sesine kulak vererek, onların yetişkinlerin ‘büyük oyunları’nda kirlenen masum oyunlarına nasıl büyük bir dirençle karşı çıkarak çocuk haklarını talep ettiklerini anlatıyor.

Aile içi şiddetin, sokaktaki şiddetle nasıl kesiştiğine vurgu yapan Güneş’in öyküleri, masumiyetini yetişkinlerin duyarsızlaşan dünyasında kaybeden çocukların haklı isyanına, onların iç dünyalarında esen fırtınaları dillendirerek ortak oluyor. Kitaba adını da veren ilk öykünün kahramanı Özlem ile arkadaşı Burcu’nun etrafı, bir köşede evcilik oynamaya çalışırken, birden makineli tüfekli “küçük deniz komandoları” tarafından kuşatılıyor.

Peki, kimdir bu küçük deniz komandoları? Özlem’le Burcu’nun, oyun niyetine askercilik oynayan arkadaşları Serhat ve Barış’tır elbette! Mantar tabancası bile görmeye tahammülü olmayan Özlem, bebeklerini oğlanların elinden güç bela kurtarıp soluğu evde, dedesinin yanında alır ve savaş oyunundan başka oyun bilmeyen arkadaşlarını dedesine şikâyet eder. Dedesinin, çocukların oyuncaklarına kadar ulaşan savaşkan şiddetle ilgili nasihatleri yalnızca çocukların değil,
yetişkinlerin de kulaklarına küpe olacak türdendir: “Şimdi oyuncaklara alışan eller yarın gerçeklerini ister. Serüvenci duyguları tetikler. Barışı bozar. Araya ayrılıklar sokar…”

BİREYSEL SİLAHSIZLANMA
Babasını askerken bir çatışmada yitiren Özlem’in yaşlı gözleri, silahla oyun oynanmayacağını -bir defa daha- acı bir şekilde ispat ediyor. Çocukların silahlanmaya çocuk yaşta, oyuncak endüstrisi tarafından açıkça teşvik edilmesi ise gerçekten vahim bir duruma işaret ediyor.

Bu durumda, zihinleri, oyuncak dahi olsa, silah sesleriyle bulanan çocukların birbirlerine şiddet ve ayrımcılık uygulaması da kaçınılmazlaşıyor. Kitabın bu konuyla ilgili olarak dikkat çekici öykülerinden biri de, “Annem” adlı öykü. Polis olan annesinin üniformayla eve gelişini ve belinde taşıdığı “meslek gizi” silahını bir türlü benimseyemeyen Başak’ın yaşadığı korku ve endişe, ruhsatlı-ruhsatsız ya da görev gereği taşınan silahın yarattığı dehşetin büyüklüğünü gösteriyor okuyana. Bireysel silahsızlanmanın önemini vurgulayan bu öykü, silahsızlanma konusunda gerçekleştirdiği toplumsal kampanyalarıyla dikkat çeken Umut Vakfı’nın bu yöndeki çalışmalarının önemini de hatırlatıyor.

Toplumsal şiddetin, çocukları okulda ve aile içinde nasıl etkilediğini gösteren bir diğer öykü ise “Kristin”. Sınıflarına yeni gelen Kristin adlı Rus öğrenciye yanlış Türkçe öğreterek onunla alay eden ve küçük düşmesine neden olan sınıf arkadaşlarının dilediği özür, çocuk dünyasında yaşanan kavgaların, yetişkinlerin şiddete ve ölümlere meyil veren kavgalarından ne kadar farklı olduğunu ortaya koyuyor.

Dünyadaki kötülüğe karşı durmayı becerebilen çocuk zihninin mucizevi düş gücünün ürünü olan “Kardeş Özlemi” ve “Yaratıcı Oyun” adlı öykülerse, çocukların karmaşık iç dünyalarına ışık tutan yer yer hüzünlü, ancak sıcacık hikâyeler.

“İmzalı Kitap” adlı son öykünün şiddete bulandırılan çocuk dünyasına serpiştirdiği umut ise kitabın ta kendisi! Zira kitapsız, düş gücü olmayan, çorak bir iklimin yetiştireceği genç filizlerin kirlenen zihinlerinin umudu elbette, her daim kitaplar ve onların sonsuz ışıltısıdır! Ekrem Güneş’in yeni öykülerini topladığı Aykırı Oyuncaklar’ın bu ışıltıyı taşıdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Aykırı Oyuncaklar
Ekrem Güneş
Resimleyen: Ömer Çam
Tudem Yayınları / 70 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.