İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Öfkeyi “yaşam için” dönüştürme

İnsan hayatında sürekli ayıplanan ve bastırılması istenen duyguların başında öfke gelir. Daha çocukluğumuzda yasaklanmıştır öfke; korkutur.

Yazan: Mehmet Erkurt

Öfkenin arkasındaki gerçeklerden, konuşulması gerekenlerden, altında yatan hüsranın nedenlerinden, doldurulması talep edilen boşluğun mahiyetinden ve hatta otoriteye getireceği depremden korkar yetişkin ve çocuğun taşımakta doğallıkla zorlandığı öfkesini, kendisininkiyle bastırır. Kurallarla, vicdani stratejilerle, suçlamayla, kendinden ileri gelen yansıtmalarla, kurban-zalim skalasında sıralanan rollerle… Dile gelmeyen ya da dile gelmesi teşvik edilmeyen öfke, yerini zamanla hiddete, şiddete, küskünlüğe, içe kapanıklığa ve -ele alınmazsa belki bir ömür- sinir sistemine bindirilecek türlü baskıya bırakır. Toplumsal eğitimin en ciddi zaaflarından biri, öfkeyi karşılayamamaktır.

Yayınlarını özellikle takip ettiğim NotaBene’nin Dünyayı Kurtaran Öfke adlı kitabını elime aldığımda, “Tamam,” dedim, “daha çocuklukta baskılanan öfkenin önemi üzerine nihayet yazıldı!” Kapaktaki kızın takındığı o muzafferane Pocahontas gülümsemesine, kutupayısının üstünde Bitmeyecek Öykü’deki can dostum Bastian gibi oturuşu da eklenince, beklentim körüklenmişti elbette… Sayfaları açtığımda ise yanıldığımı bir anlık hayal kırıklığı ama çokça da sevinçle fark ettim: Evet, bu kitapta öfkenin dönüşümünden söz ediliyordu ama konu bireysel öfke ve bunun bireyin oluşumunda yaratacağı duygusal stres değildi. Bu öfkeyi ortak yarara çevirebileceğimiz konu başlıklarının en elzemlerinden, hayatımızı bugün en çok ilgilendiren meselelerden biriydi kitapta ele alınan: Küresel iklim değişikliği. Bu konunun bizde uyandırdığı, maskelemediğimiz ölçüde duyumsadığımız “öfke”ydi, o dünyayı kurtaracak öfke. Elbette bu kurtuluş, bu öfkeyi neye, nasıl dönüştüreceğimizle doğrudan ilgiliydi…

Kitapta en çok etkilendiğim unsurlardan biri, öfkeye konu olacak meselelerin kapımızı çalmasıydı. Üstelik o sırada evinde imgesel anlamda yalnız olan bir çocuğun kapısını çalması. Beslenecek av bulamayan hayvanlar, biyosferi değiştiği için barınamayan canlılar, yaşam alanlarını yitiren insanlar… hepsi de sırayla küçük bir çocuğun kapısını çalıyorlar. Çünkü çocuk olan bitenin farkında. Duyuyor, dinliyor, anlamaya çalışıyor. Keşif yaşında, ona önemli gelen bütün bilgileri biriktiriyor içinde. Dünya ısınıyor, buzullar eriyor, yaşam bozuluyor, rüzgârlar ve mevsimler bile değişiyor… Bütün bunlar, sonu hiç de iyiye işaret edilmeyen onlarca gidişatın kehaneti gibi musallat oluyor zihne. Kayıptan, yaşayamamaktan, telafisizlikten söz ediyor. Kravatlı, döpiyesli bir grup birbirine benzeyenin şaşaalı cümlelerindeki yalanlar, çelişkiler ve hizmet ettikleri adaletsizlik nefes aldırmıyor.

Çocuk duymak istemiyor. Kapısı çalmasın, hiçbir mağdur artık evine, konforlu alanına bu konuları taşımasın, onu üzmesin, öfkelendirmesin istiyor. Çünkü bu öfkeyle ne yapacağını bilmiyor… Çocukken bu ve benzeri pek çok öfkeyle ne yapacağımızı bilemeyiz. Çocuğun durumu, bir gün gazete okumayı bırakan yetişkinden farklıdır. Bir gün yıkıma ve adaletsizliğe gözünü kapamak isteyen yetişkinden de farklıdır… Yetişkin de öfkelidir, kuşkusuz. Ama yetişkin, öfkeyi olumlu eyleme dönüştüremediğini hissettiği bir aşamaya gelmiş olabilir. Yorgundur, bezmiştir belki; caymıştır hatta, korkmuş ya da korkutulmuştur, kaybedebileceklerinin farkındadır ve daha fazla yapamayacağını hissetmiştir. Devam edemeyeceğini… Çocuk ise elbette bu bezginliğin uzağındadır. O, daha yapılacak bir şey olduğunu fark etmeye, önünde uzanan olasılıkların konuşulmasına ihtiyaç duyar. Dünyayı Kurtaran Öfke, çocukla “yapılabilecekleri” konuşacak, diğer bir deyişle, onunla birlikte umudu taşıyacak yetişkin bir ses gibi okunabilir… Çocukla birlikte okunduğunda, yetişkini ataletten uyandırabilir. Zira bir konuya dair gerçekleri bütün sofistike yapısıyla yetişkin başına okumak ne kadar caydırıcı olabilirse, bir konunun özünü çocuğun kavrayışı ve bakışı eşliğinde yakalamak da o kadar uyandırıcıdır.

Sanatının odağına özellikle çevre ve toplumsal adalet konularını oturtan illüstratör, yazar Megan Herbert’ın, iklimbilimci Michael E. Mann’ın bilimsel danışmanlığında kaleme aldığı Dünyayı Kurtaran Öfke, dünya için, yaşam için uygulanabilecek pek çok eylem planından birini sunuyor çocuklara. Bireye küçük yaşta genel bir toplumsal eylemlilik şeması çizen, kurmaca dışı diyeceğimiz, buna karşın meselesini aktarma ve gerekli bilgileri sağlama anlamında kurgusu sağlam bir kitap. Kapağına taşıdığı “öfke”yle yapacağımız çok şey olduğunu da hatırlatıyor bize… Yaşamı güvenle sürdürmek, her daim üretebilmek ve bu uğurda eyleme geçebilmek için onu her yaşta dönüştürmemiz gerektiğini de.

Dünyayı Kurtaran Öfke
Megan Herbert
Bilimsel Danışman: Michael E. Mann
Türkçeleştiren: Gülfer Kırbaş
NotaBene Yayınları, 64 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.