İyi Kitap

Meraklı Lina’nın en büyük sayıyı bulmasına, anlamasına dair parlak bir hikâye.

Yazan: Nihan Bora Sapmaz

“Lina bir tane. Bir kız çocuğu. Bir insan. Lina, Lina’dır.”
Bazen yetişkin sorunlarımızın aslında çok basit açıklamaları olabiliyor. Tıpkı bu alıntıda olduğu gibi, 10 kelimede “insan”ın en yalın tanımı, bir çocuk kitabında karşımıza çıkabiliyor. O yüzden, bir kez daha anlıyoruz ki çocuk kitapları çok değerli. Her an yüreğinize dokunan, zihninizi açan bir cümle orada sizi bekliyor olabilir.
Magnus Holm’un yazıp Rune Markhus’un resimlediği ve Nezihat Bakar Langeland’in Türkçeleştirdiği Sayıların En Büyüğü isimli kitap, bu dört cümleyle başlıyor. Lina, Unni, anne ve babadan oluşan dört kişilik aile, dağ evine doğru bir yolculuğa çıkıyor. Hikâyenin temeli ve çizimler, sayılarla bezeniyor. Birin, ikinin, sekizin ve daha birçok rakamın Lina’ya göre bir anlamı var.
Sayıları seviyor, saymayı da çok seviyor ve sayabildiği kadar saymanın peşinde, Lina. Fakat büyük sayılar onu biraz zorluyor. Hele ki en büyük sayıyı öğrenme isteği karşısında, bu merak ne güzel bir merak diyor insan. Gerçekten çocukların sonsuz merakları, yıllar içinde kendini neye bırakıyor bilmiyorum ama Sayıların En Büyüğü’nde Lina’daki bu öğrenme isteği, bize sadece soruların değil cevapların da çok önemli olduğunu gösteriyor.
Neyse ki babası her sorusuna özenle cevap veriyor ve Lina’nın iyice kafasını kurcalayan Googol-
pleks’ten bahsediyor. Googolpleks’in, düzgün bir ismi olan dünyanın en büyük sayılarından biri olduğunu, dahası saymayı asla bitiremeyeceğimizi söylüyor Lina’ya. Lina hayal etmeye çalışıyor, “Senin çalıştığın üniversite kadar büyük mü?” diyor babasına. Ama hayır! Bu sonsuz sayı, evren kadar büyük, kimse büyüklüğünü bilmiyor, tahmin de edemiyor. Babası, “Biz insanlar o kadar büyük bir sayı bulmuşuz ki, kendimiz bile anlayamıyoruz. Bir düşünsene!” deyip Lina’yı rahatlatmaya çalışıyor ama Lina azimli, bir anlam verecek muhakkak.
Kalın kapaklı, enine dikdörtgen bu kitapta bazen büyük ve bazen de minimal çizimlerle karşılaşıyoruz. Bu çizimler, konuya son derece doğru bir biçimde hizmet ediyor. Öyle ki sıklıkla, hikâyeyi okuduktan hemen sonra uzun uzun resimlere bakıp çizimlerin etkisine kapılıyorsunuz. Hayal gücüne yer açan; yollar, nehirler, ağaçlar, mola yerleri, dumanı tüten çatılardan geçiyorsunuz.
Sayıların En Büyüğü, hiç aklınıza gelmeyecek bir konuya dair meraklı bir kızın içinizi açan hikâyesi. Çizimlerin gücü ise kitabı okurken nefis bir seyir sunuyor.

 

 

 

Sayıların En Büyüğü
Magnus Holm
Resimleyen: Rune Markhus
Türkçeleştiren: Nezihat
Bakar Langeland
Uçanbalık, 44 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi ilk mezunlarından. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Gazetecilik üzerine tamamladı. 2001’de Milliyet gazetesindeki stajının ardından birçok gazete ve dergide çalıştı, yazdı. 2011’de NTV’deki yeni medya editörlüğü deneyimi sonrası internet sitelerinde kıdemli editör, yazı işleri müdürü, haber müdürü; reklam ajanslarında içerik direktörü olarak çalıştı. Şu an serbest olarak haber ve röportaj yapmaya, içerik üretmeye, yayınevlerine editörlük, redaksiyon yapmaya devam ediyor. Bir yandan içerik üretimi, yeni medya, medya okuryazarlığı ve haber yazımı üzerine eğitim veriyor.

Yorum yaz