İyi Kitap

Kim demiş büyük işler başarmak için büyük olmak gerektiğini?

Farklılıklarına rağmen fark yaratabilen Nohutçuk’un macerası pek çok çocuğa ilham verecek …

Yazan: M. Banu Aksoy

“Her şeyin küçüğü güzeldir/sevimlidir,” derler. Yeni doğmuş bebeklerin mini mini ellerine, ayaklarına hayranlık duyarız. Yavru kedilerin kalpleri etkileme gücü hayli fazladır. İnternette yavru hayvanların sevimli fotoğrafları paylaşım rekoru kırar. Ufak tefek eşyalar, çocuk boyuna göre yapılmış mobilyalar ya da minyatür objeler her zaman ilgi görür.
Peki ya o minyatür hayatı yaşayan biri olsaydınız? Kendiniz de minyatür biri olsaydınız hayat size o kadar sevimli görünür müydü? Gelin duruma biraz da Nohutçuk’un gözünden bakalım.
Nohutçuk çok minik doğar. Minik dediysek, gerçekten minik, çok çok minik. Tıpkı “Parmak Kız” masalındaki çocuk kadar minik. Giysilerini annesi diker; ayakkabılarını oyuncak bebeklerden ödünç alır. Yatağı kibrit kutusu; yüzme öğrendiği yer lavabodur. Bütün bunlara rağmen Nohutçuk başka çocuklar ne kadar çocuk olduysa o kadar çocuk olur; çocukluğu da en az diğer çocuklar kadar dolu dolu geçer: Kendi kendine oyun oynamaktan, doğada keşfe çıkmaktan, arabalardan, hayal kurmaktan, kitap okumaktan hoşlanır.
Okula başlayınca işler değişir; Nohutçuk’un farklılığı başına bela olmaya başlar. O güne kadar hayatı kendisi için normalleştirmeyi başarabilen Nohutçuk için okuldaki dünya fazla büyük; kendisi ise sırada oturmak için, flüt çalmak için ya da basketbol oynamak için fazla küçüktür.
Öğretmeninin “Zavallı küçük Nohutçuk büyüyünce ne olacak acaba?” diye hayıflanmasının ardından hikâye hızla ileri sarılıyor ve artık yetişkin bir Nohutçuk’a göre karşılaşıyoruz. Acaba öğretmeni küçücük Nohutçuk için endişelenmekte haklı mı? Asıl önemli soru ise şu: Hayatta başarılı olmak, büyük işler başarmak ve “hayatta kalabilmek” için büyük olmak mı gerekiyor? Farklılıklarına rağmen fark yaratabilen Nohutçuk’un macerası bence pek çok çocuğa ilham verecek.
Mikado Çocuk tarafından dilimize kazandırılan Nohutçuk, Davide Cali tarafından yazılmış, Sébastien Mourrain tarafından resimlenmiş. Cali, doksandan fazla kitaba imza atmış ve bunların hatırı sayılır bir kısmı yabancı dillere çevrilmiş üretken bir yazar. Ülkemizde ise Nohutçuk’tan önce sadece bir kitabı (Tekerlekli Çocuk, Çev: Tülin Sadıkoğlu, Can Çocuk, 2016) ile okur karşısına çıkan Davide Cali’yi umarız başka kitaplarıyla da tanıma şansı buluruz.

 

 

 

Nohutçuk
Davide Cali
Resimleyen: Sébastien Mourrain
Mikado Yayınları, 36 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

MSGSÜ’de Sanat Tarihi eğitimi aldım. Çeşitli kültür sanat ve çocuk programlarında metin yazarlığı ve senaristlik yaptım. 2010’dan beri eşim Yıldıray’la birlikte Bir Dolap Kitap adlı blogda sevdiğimiz çocuk kitapları hakkında yazıyor, Açık Radyo’da aynı isimli programı sürdürüyoruz. Son iki yıldır genel kültür dergisi Dünyalı’nın ekibindeyim. Az sayıda kitabım, çok sayıda hayalim var. İki küçük oğlumdan fırsat bulur bulmaz yazmaya, seramik ve origami yapmaya ve bisiklete binmeye kaldığım yerden devam edeceğim.

Yorum yaz