İyi Kitap

Her şeyin yalan olduğu bir dünya

Özlem Toprak 2 Ocak 2019 Çocuk Kitaplığı, Özlem Toprak, Sayı 110 - Ocak 2019 Her şeyin yalan olduğu bir dünya için yorumlar kapalı

Yüzeyde mükemmel görünen kasabanın ve sürekli dürüstlüğe vurgu yapılan hayatın giderek büyük bir yalana dönüşmesi ve gözlerimizin önünde parçalanması, okurda bir gerilim filmi izliyor olma hissi yaratıyor.

Yazan: Özlem Toprak

İlk izlenimlerimizi oluşturduğumuz, duygularımızı anlamaya, düşüncelerimizi geliştirmeye çalıştığımız çocukluk yılları, güven duymaya da en çok ihtiyaç duyduğumuz zamandır. Ailemize, bize öğretilenlere, hayatın bildiğimiz, bize öğretilen şekline inanmak isteriz. Peki ya bu yaşamsal ihtiyaç gün gelir de kökünden sarsılırsa, sürdürdüğümüz hayatın koca bir yalandan ibaret olduğunu anlarsak, ne olur? Gordon Korman, Suç Dehaları romanında işte bu soruyla ve zorlu yanıtın kaçınılmaz sonuçlarıyla yüz yüze gelmek zorunda kalan beş arkadaşın hikâyesini anlatıyor.

Oğuzhan Aydın’ın çevirisiyle Bilgi Yayınevi Çocuk Kitapları’ndan çıkan Suç Dehaları’nın başkahramanı on üç yaşındaki Eli Frieden, doğrulukla dürüstlüğe her şeyden çok önem verilen, kimsenin işsiz ya da parasız kalmadığı, havuzlu ve bakımlı evleriyle dünyanın en mükemmel kasabası olan New Mexico’daki Huzur’da yaşamaktadır.

Eli hayatı boyunca Huzur’dan dışarı adımını atmamıştır… Ta ki bir gün bisikletiyle kasabanın sınırlarını aşana dek. Bir anda başına ve bedeninin her yerine ağrılar saplanan ve dengesini kaybederek yere yuvarlanan Eli, gözünü hastanede açar. İşin tuhafı hesapta turuncu trafik konisi üreten Huzur Plastik Fabrikası’nın, çocuklar arasında lakabı Mor Yamyamlar olan özel harekât birimi, helikopterle Eli’yi ve Randy’yi almıştır. Randy hiçbir fiziksel sıkıntı hissetmediği hâlde bu olaydan sonra apar topar anneannesinin çiftliğine yollanmıştır. İşin peşini bırakmayan Eli, arkadaşları Hector, Amber, Malik ve Tori ile birlikte bu gizemin peşine düşer. Bulacakları şey bütün dünyalarını alt üst edecek şiddette bir sırdır. Hiç suç işlenmemesiyle övünen kasaba, aslında en dipte suç dehaları ile bağlantılıdır… Ve artık çocukların, ne kim olduklarına dair bir fikirleri ne de ailelerine güveni kalmıştır.

Suç Dehaları’nın en güçlü yanlarından biri hiç kuşkusuz 308 sayfalık kapsamlı içeriğine karşın, bir an bile düşmeyen heyecanlı temposu ve sürükleyiciliği. Yüzeyde mükemmel görünen kasabanın ve sürekli dürüstlüğe vurgu yapılan hayatın giderek büyük bir yalana dönüşmesi ve gözlerimizin önünde parçalanması, okurda bir gerilim filmi izliyor olma hissi yaratıyor.

TERS DÖNEN KURGULAR
Gordon Korman, 1963 yılında Montreal, Kanada’da doğdu. Çocukluğu Toronto’da geçiren Korman, yazarlığa yedinci sınıfta yazdığı öyküyle başladı; ödev olarak yazdığı Macdonald Hall’daki İnanılmaz Olaylar (This Can’t be Happening at Macdonald Hall) adlı öykü gelişerek ilk romanlarından biri hâline geldi. Sonraki yıllarda ABD’ye yerleşerek New York Üniversitesi’nde Dramatik Yazarlık alanında eğitim gördü. Seksen beşin üzerinde kitabı basılan, kitapları otuz iki dile çevrilen ve milyonlara ulaşan yazarın yine Bilgi Yayınevi Çocuk Kitaplığı’ndan çıkan Yeteneksiz romanı da hayli ilgi görmüştü. Korman burada da kurguyu terse çevirerek okulda yaptığı tatsız bir şakayla başını derde sokmak üzereyken bir karışıklık sonucu kendisini Üstün Yetenekliler Akademisi’ne gönderilmiş olarak bulan Donovan Curtis isimli bir çocuğun üstün yetenekliler arasında göze çarpmadan kalabilmesinin eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü hikâyesini anlatıyordu. Belli ki onun da şimdiye kadar farkına varmadığı ve takdir edilmemiş yetenekleri vardı.

Suç Dehaları sürükleyiciliğine rağmen ağır konusuyla zor hazmedilen kitaplardan. “Hem zaten en iyi arkadaş bulunmaz. Kendiliğinden oluverir,” diyecek saflıktaki Eli Frieden, Randy’nin gidişiyle başına gelen ve anlamlandıramadığı o tuhaf kaza arasındaki bağı çözmeye koyuldukça, özgürlük ve dostluğun emekle elde edilen değerler olduğunu öğrenir. Steril ve yalan kozalarından hiç yaşamadıkları gerçek hayata atılmaya karar veren çocukları, ergenlik sıkıntılarının çok ötesinde büyük bir hayat sınavı beklemektedir.

“İnsan bir kez bile kasaba sınırlarının dışına çıkmadan nasıl on üç senesini geçirir?” sorusunu kendisine soran Eli, bu kasabanın insanı uyuşturan atmosferini de tarif eder: “Neden çıkacaktım ki? Eğlence ve rahatlık konusunda ihtiyacımız olan her şeyimiz var. Yetişkinlerin istediği şeyler de mevcut: Mükemmel bir okul ile harika iş imkânları. Huzur sakinlerinin üç temel niteliğine sahibiz: Dürüstlük, uyum, memnuniyet.”

ŞİMDİ NE YAPACAKSIN?
Gordon Korman, Başlangıç adını verdiği bu seriyi, Kaçaklar başlıklı ikinci bir kitapla devam ettiriyor. Temelinde kötücül bir laboratuvardan farksız olan Huzur Kasabası’ndan çıkmak mümkün olsa da çocukları bu kez de gerçek dünyanın zorlu koşulları bekliyor olacak. Bu arada farklı kuşaklardan okurlar da medyasından okuluna, yönetiminden aile yapısına her yanı yalana batmış bir sistem karşısında neler hissedip yapabileceklerinin ürpertisini hissedecek bu kitap eşliğinde. Çünkü bir kez gerçeği fark ettin mi, sorumluluktan kaçamazsın. Bilmiyor gibi yaşamaya devam edemezsin. Hayat da zaten tam bu soruyla başlar: Şimdi ne yapacaksın?..

Suç Dehaları
Gordon Korman
Türkçeleştiren: Oğuzhan Aydın
Bilgi Yayınevi, 308 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Comments are closed.