İyi Kitap

Jon Agee, tuğla bir duvarı simgesel olayları hızla anlatmak için fiziksel sınır olarak kullanırken, kitabın sonunda bunun aslında zihinsel bir duvar olduğunu da ustaca ortaya koyuyor.

Yazan: Melek Özlem Sezer

Kitabı doğrudan bir mekan olarak kurgulayan başarılı eserler arttıkça keyiften, neşeden yerimde duramıyorum. İçim kıpır kıpır oluyor, cubbadanak o kitapların içine atlamak istiyorum: Bizi kitapta süren bir yaşam olduğuna inandıran ve dışardan içeri, içeriden dışarı geçişlerle aksiyon sağlayan Ende’nin Bitmeyecek Öykü’süne, Robberecht’in Kitaptan Düşen Kurt’una, sırt çizgisini sınır kılarak iki taraf arasında heyecan dozu yüksek olaylar kuran Byrne’nin şaheseri Bu Kitap Benim Köpeğimi Yedi’ye ve tam da şu anda Agee’nin hediyesi Bu Kitabın Ortasında Duvar Var’a!

Jon Agee, tuğla bir duvarı simgesel olayları hızla anlatmak için fiziksel sınır olarak kullanırken, kitabın sonunda bunun aslında zihinsel bir duvar olduğunu da ustaca ortaya koyuyor. Böylece binlerce yıldır algılarımızı yöneten hurafelere, ötekileştirmeye, basma kalıp yargılara da meydan okuyor. Ve bize o duvara tuğla taşımamamız için akılcı nedenler sunuyor.

Ama şu minicik şövalye tutmuş, yerde duran tuğlayı tepedeki oyuğa yerleştirmek için duvara merdiven dayıyor. O, bu duvarı seviyor; çünkü duvar onu diğer tarafın tehlikelerinden koruyup güvende tutuyor. Gergedan, kaplan ve goril bu duvarı aşmaya çalışırken gümbedenek yere düşüyor; sonrasında da kaçıyor. Elinde koca sopası dev, duvara yanaşıyor. Şövalyeye göre asıl tehlike de bu dev zaten. Ne de olsa, dev dediğin kesin kötüdür ve onu yemeye niyetlidir. Şövalyecik öte tarafa takılmışken, ne arkasına
yanaşan ürkek ördeği ne onun peşinden gelen suları ne de ağzını açmış koca timsahı fark etmiyor. Dahası yükselen sulara düşüveriyor. Neyse ki sopasının üstüne basıp duvardan kolunu aşıran dev, onu tutup kendi tarafına alıyor. Önyargıları yıkılan şövalye, -devin aslında muhteşem dediği- kitabın diğer tarafında neşeli dostluklara kavuşuyor. Agee, yalnızca önyargının saçmalığını değil, algı tutulmalarının, insanı en güvenli sandığı tarafta bile ne amansız tehlikelerle baş başa bıraktığını da göstererek duvardan epeyce tuğla koparıyor.

Bu Kitabın Ortasında Duvar Var
Jon Agee
Türkçeleştiren: Emre Ülgen Dal
Domingo Yayınları, 44 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

21 Aralık 1971’de doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde ekonomi okudu. Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yaptı. Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde masal analizi dersleri verdi. Milliyet Çocuk (Miço) dergisinde köşe yazarlığı yaptı. TRT radyolarına masal programları hazırlayıp sundu. Şiir, öykü ve masal alanlarında uğraş veriyor. Yaşamını senaryo yazarlığı ve seslendirme yaparak kazanıyor. 1998 Cemal Süreya, 2000 Behçet Aysan ve 2011 Nüzhet Erman Şiir, 2001 Arıburnu En İyi Uzun Metrajlı Film Öyküsü, 2010 Oğuz Tansel Halk Bilimi ödülleri var. Kitapları: Şiir: Derin, Söğüt Sefareti, Söğüt Sefası Meyhanesi, Yusuf ile Zeliha, Sözcük Dülgeri Ali (Azerbaycan), Nefser Araştırma-İnceleme: Masallar ve Toplumsal Cinsiyet, Masal Masal Matitas (Yetişkinler için masal antolojisi) Çocuk Kitapları: Sakız Çiğneyen Kedi, Eldivenlerimi Kim Çalıyor? Büyüklere Mektuplar, Büyüklerle Dalga Geçme Dersleri, Karagöz’ün Gölgesini Kim Çaldı? Eyvah Gölgeler Değişiyor, Ejderhamın Sevdiği Oyunlar, Dolapta Kim Var, Benim adım On üç, Uuuu, Yokoko, Sordum Durdum, Şiir Yazdım Masal Sandım

Yorum yaz