İyi Kitap

Koca bir yalan söylemek ya da sırtında koca bir fil taşımak

“Gerçek, çok büyük ve önemli bir yer. Her şey orada olup biter.”

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Çocuklar bazen sonuçlarını hiç hesaba katmadan kolayca yalan söyleyebilir. Hatta söylenen yalan, istemeden de olsa çocuğun, bir başka çocuğa haksızlık etmesine neden olabilir. Hâl böyle olunca da amansız bir suçluluk duygusu gelir oturur çocuğun yüreğine. Yalanın sonucu olarak ortaya çıkan bu suçluluk duygusu, devasa bir kaya gibi ezer çocuğu: ne gülüp oynamasına ne de huzurlu bir uyku uyumasına müsaade eder. Peki, insanın uykularına mal olan bu soyut kavram üzerine, çocuklarla nasıl konuşabiliriz? Elbette yine kitaplardan medet umabiliriz. Örneğin Thierry Robberecht’in Koca Bir Yalan’ı, yalan ve suçluluk duygusunu somutlaştırıp göze görünür kılan bir kitap. Ebeveynler ve çocuklar için sevimli bir rehber niteliği taşıyan bu kitapta “yalan”, illüstratör Estelle Meens’in çizgileriyle resmen cisimleşerek tombul ve mavi bir file dönüşüyor. Bahçede top oynarken kazayla mutfak penceresinin camını kıran Mert, bu tombul fili sürekli sırtında taşımak zorunda. Çünkü babasının kızgınlığı karşısında camı kıranın kendisi değil, kız kardeşi olduğunu söylüyor. Koca bir yalan söyleyen ve Zeynep’i haksız yere suçlayan Mert’e artık rahat yok tabii. Öyle ya yatakta, sınıfta, yemekhanede, top oynarken koca bir fil taşımak hiç kolay değil. Öylesine ağır işte, bir yalanın yükünü taşımak.

Peki, hayatımızı kâbusa çeviren bu fili sırtımızdan atmanın, ondan kurtulmanın bir yolu var mıdır? Elbette bir yolu var, “gerçeği” söylemek! Tıpkı Mert gibi gerçeği söyleyerek fili sırtımızdan atabilir ve çabucak hafifleyebiliriz. Çünkü Åsa Lind’in Kumkurdu kitabındaki Zackarina’nın dediği gibi “Nasıl olduysa öyle söylemeli. Doğrusu neyse onu, gerçeği”. Asla uydurmamalı. Çünkü bilge Kumkurdu’na kulak verecek olursak “Gerçek, çok büyük ve önemli bir yer. Her şey orada olup biter.”

Ebeveynlerin tutumlarının, çocukları yalana ittiğini ya da buna mecbur ettiğini de unutmamalı. Kitaptaki babanın öfkesine yakından baktığımızda, Mert’in neden “doğrusu neyse onu” söyleyemediğini daha iyi anlayabiliyoruz. Çocuklar kimi zaman tökezlediğinde, hatalar yaptığında, yetişkinlerin onlara nasıl davrandığı, nasıl bir tavır takındığı çok önemli. Koca Bir Yalan biz yetişkinlere de bunu hatırlatıyor.

Bu arada kitabı Türkçeye kazandıran, Ömer Erduran. Ama nedense kitabın künyesinde ya da kapağında çevirmenin ismine rastlayamıyoruz. Bunun nedenini merak ettiğimi de belirteyim.

Koca Bir Yalan
Thierry Robberecht
Resimleyen: Estelle Meens
Türkçeleştiren: Ömer Erduran
Remzi Kitabevi, 32 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar, sivilsayfalar.org gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan “Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından…” isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayınlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz