İyi Kitap

Kabuğuna sığmayan hayaller

Bir kaplumbağanın kabuğu, asla çok büyük ya da çok küçük değildir. Çünkü kaplumbağa ile birlikte büyür.

Yazan: Sima Özkan

Bu hikâye, kabuğundan çıkmak istemeyenlere gelsin. Tüm kabuklu canlılara, kabuğunu gittiği her yere yanında götürenlere… Kabuğunu yuvası, dünyası, hayali ve hayal dünyası bilenlere… En çok da hayalleri, kabuğuna sığmayanlara. Doğru tahmin ettiniz, bu hikâyenin kahramanı bir kaplumbağa ve onun yaşadığı yerle bir derdi var. “Aralık ayındaki bir kuş yuvası kadar boş” olan kabuğuyla. İçerisi “kapanmış bir çiçek” kadar karanlık. Karanlıkta hayal kurmaksa Kaplumbağa’nın en sevdiği şey. Daha güzel bir yuva hayal ediyor kendine ve kabuğunu baştan yaratıyor hayalinde. Duvarlarının rengini değiştirmekle koyuluyor işe; sonra veranda, bahçe, gölet
ekliyor. Gölete bir iskele, iskeleye bir tekne gerek. Manzara şahane bir hâl aldı mı? Peki ya bu manzaranın keyfini çıkaran evler? Evlerin yamacında okul gerek, kütüphane, müze… İşte karşınızda bir kasabayı var eden her şey.
Onca uğraştan sonra, derin bir kış uykusuna dalıyor kaplumbağa. Bu sayfanın çizimi, bana evrenin oluşumunu hatırlatıyor. Renk patlaması, yıldızlar, yıldız tozları sarmış kaplumbağanın kabuğuna sakladığı başını. Kendine yeni bir evren yaratıyor sanki Kaplumbağa. Bu bir rüya ve rüya, yalnızlığa çare olacak bir kalabalıkla doluyor en sonunda. Kaplumbağa’nın hayalinde yarattığı kasabayı dolduruyorlar. Kâşif, fırıncı, postacı, sonra ressam, denizci, balerin, cambaz, ağaç oymacısı, sıcak hava balonu kullanıcısı, yani bir kasabayı kasaba yapacak herkes bir bir taşınıyor “Kaplumbağa Kasabası”na. Kahkahalar çınlıyor kasabada ve ışık doluyor içeri. Ardından kocaman bir sayfa açılıyor önümüzde, çünkü Kaplumbağa’nın kasabası sayfalara sığmıyor artık ve nihayet kendisi de uyanıyor uzun uykusundan. Bir de ne görsün, hayalinde yarattığı dünya gerçek olmuş, rüyasındaki kalabalıklar hayat vermiş yalnızlığına. Ormanın tüm canlıları içeride. Gece karanlığı siyah değil artık, sıcacık bir mavi.
Michelle Cuevas’ın yazdığı, Catia Chien’in resimlediği bu hikâye, tek arkadaşı kendi gölgesi olan bir kaplumbağanın, kabuğundan çıkmak için kurduğu hayallere ortak ediyor bizi. Oysa bir kaplumbağanın kabuğu, asla çok büyük ya da çok küçük değildir, çünkü kaplumbağa ile birlikte büyür. Hayalleri de kabuğuyla birlikte.

Kaplumbağa Kasabası
Michelle Cuevas
Resimleyen: Catia Chien
Türkçeleştiren: Arzu Altınanıt
Çınar Yayınları, 40 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz