İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Yol açın, meraklı bir büyücü yetişiyor

Kit, okumayı seven ya da sevmeyen pek çok yaşıtının kolaylıkla özdeşlik kurabileceği, oyunbaz, sık sık başının dikine gidip hatalar yapan, biraz da ilgi arayışında bir çocuk. Ve şansa bakın, yeni sorumluluğu, ona çok sevdiği “tuhaflıkların” kapısını aralıyor…

Yazan: Itır Yıldız

Kit’in şu hayatta hoşlanmadığı bir meşgale varsa o da kitap okumak. Hâliyle, kütüphane de gitmeyi isteyeceği yerler arasında ilk sıralarda değil. Gelin görün ki, insan gönlünden dışarılarda koşturup toza toprağa bulanmayı geçirse de arkadaşlık hatırına, bir süre sakince durmasını gerektiren bu “sessiz ve sıkıcı” ortama girmek durumunda kalabiliyor. Kit’in en yakın arkadaşları Alita ve Josh, en sevdikleri yazarın son kitabı kütüphaneye düşmüş mü diye heyecanla raflara bakınırken, yaz tatilini kütüphanede geçirmeye anlam veremeyen Kit, kişiliğine dair en çarpıcı keşfi burada yaşıyor; hem de sokakta oyun oynarken peşine düştüğü serüvenlerden çok daha büyüğüne rastlaması sonucunda.

Louie Stowell’in yazdığı ve Davide Ortu’nun resimlediği Kütüphanedeki Ejderha, isminden tahmin edilebileceği gibi üç arkadaşın başından geçenleri fantastik unsurlara başvurarak anlatıyor. Arkadaşları merakla kitapları karıştırmaya girişmişken, can sıkıntısıyla bekleyen Kit’in yardımına esrarengiz bir kütüphaneci yetişiyor: Faith. Kit’in hikâyelere hiç de arkadaşları gibi meraklı olmadığını söylemesi üzerine, o anahtar soruyu soruyor: “Neler yapmaktan hoşlanıyorsun? İyi düşün, dürüst ol. Sana en uygun kitabı bulmak istiyorum.” Dışarıda olmayı, patlayıcı şeyleri, keşfetmeyi, toz, toprak ve çamuru sevdiğini söyleyen Kit’e “kurgudışı” bölümünden bir kitap uzatıyor. Böylece, kitap sayfalarından büyülü bir dünyanın kapıları aranıyor.

Stowell, kitaplara, mahalli kütüphanelere, okumaya, arkadaşlığa ve birey olmaya dair söyleyeceklerini didaktik olmadan anlatmak istemiş. Zaten diğer kitaplarında da macera ve fantastik kurmaca öne çıkıyor. Kütüphanedeki Ejderha’da hikâyeyi, küçük bir büyücünün kendini keşfetmeye başlaması ve merakları, heyecanları, hataları, cesareti üzerinden takip ediyoruz. Kit, okumayı seven ya da sevmeyen pek çok çocuğun kolaylıkla özdeşlik kurabileceği, oyunbaz, sık sık başının dikine gidip yanılgılara düşen, “aşırı meşgul” aile yapısı içinde içten içe sevgi ve ilgi arayışında olan bir çocuk. Beş kardeş içinde ortanca, her şeyi ortalama yaptığını düşünen ve pek de değerli hissetmeyen… Ta ki kütüphanenin sırrıyla birlikte kendisinin de sıra dışı bir özelliğe sahip olduğunu öğrenene kadar.

Keşif ve heyecanlarla dolu günler, kütüphaneyi satın almak isteyen, açgözlü, doğa düşmanı, güç delisi Bay Salt’ın ortaya çıkmasıyla kesintiye uğruyor. Epey karikatürize bir figür Bay Salt, güce tapınmanın sınırlarını işaret eden bir yola doğru gidiyor; bu yüzden bol bol gülünç durumlara düşüyor. Kit ve arkadaşları ise korumaları gereken bir canlıyla tanışıyorlar. Salt’a direnmek, artık sadece kütüphaneyi değil tüm dünyayı korumak meselesi.

Klişe belki ama kitap, başlı başına büyülü bir dünya değilse ne?

Stowell’in, okuru büyülerin peşine takıp, kütüphanenin arşivinde -yoksa kitap ağaçlar mı demeli- ve kitaplar arasında gezdirirken gösterdiği dünyanın ve yarattığı sahnelerin eğlenceli bir dili var. Öte yandan, kütüphane yalnızca bu büyülü dünyanın ev sahipliğini üstlenmiyor sanki. Dünyanın farklı yerlerinde yazılmış kitapların, kitapta geçtiği tabirle “onların ruhları” arasındaki görünmez bağların, kendilerine hem yuva hem rehber belledikleri hayal gücünün metaforu aynı zamanda.

“Kitabı okurken girdiğin dünya, kitabı okuyana, ruh haline ya da daha yakınlarda okuduğun başka kitaplara bağlı olarak farklı farklı görünebilir,” diyor kütüphaneci Faith. Aslında kitap okumayı seven birinin, herhangi bir fantastik kurmacadan ya da büyü unsurlarından bağımsız olarak hissettiklerini tasvir etmiyor mu? Kitapların başlı başına büyülü olduklarını, onların bizim hayal dünyamızda açtıkları kapıların, gösterdikleri “manzaranın” her birimizde farklı karşılıkları olabileceğini… Büyülü kitapların araladığı dünyaya “kitabın ruhu” diyor daha sonra. “Gerçek dünyada yer kaplamayan bir mekân” ama içinde seyahat ettiğimiz, keşfettiğimiz, kendimizle ve başkalarıyla karşılaştığımız, biricik ruhlarımızın bir tanımı belki de.

Kitap, ilk satırlarda Faith’in, kitap kurtları Alita ve Josh’un eline tutuşturduğu “Yerdeniz Büyücüsü” kitaplarıyla Ursula K. Le Guin’in ölümsüz anısına ve eserlerine saygı duruşunda bulunuyor. Yerdeniz büyücülerinin karanlık yönleriyle hesaplaşmaları, kendi yollarını bulmaları ve dengenin önemi gibi konuları da daha kısa bir büyüme hikâyesi üzerinden hafif ve eğlenceli bir tavırla ele alıyor. Davide Ortu’nun çizimlerinde ise yazarın esprili diliyle uyumlu, yaratıcı bir üslup var. Üç kitaplık serinin diğer kitaplarının da dilimizde yayımlanmasını hevesle bekliyoruz.  

Kütüphanedeki Ejderha 
Louie Stowell
Resimleyen: Davide Ortu
Türkçeleştiren: Fatih Erdoğan 
Mavibulut Yayınları, 228 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.