İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Gökyüzü hepimizin!

Yıldızların peşinden giderken Eski Yunan’dan Sümerler’e zamanda yolculuk ediyor, Yeni Zelanda’nın yerlileri Maoriler’den Kuzey Amerika yerlileri Çerok’lara dek farklı Dünya halklarına konuk oluyor, Hindistan’dan Çin’e tüm dünyayı geziyoruz.

Yazan: Suzan Geridönmez

Gökyüzü yıldızlar, galaksiler, gezegenler ve daha bir dizi heyecan verici gök cismiyle dolu. Kiminin parıltısı Dünya’dan çıplak gözle bile net görülürken kimisi zar zor seçilir, ondan net bir görüntü almak ancak teleskoplar ya da daha gelişmiş teknik araçlarla mümkündür. Üstelik ışığı ne saçan ne de yansıtan nesne ve fenomenler de gökte hiç az değildir. Karanlık tarafından yutulmuş gibi duran, bazen de ötesinde berisinde ne varsa yutan bu kapkara göksel oluşumların varlığından ancak bilim sayesinde haberdar oluyor; kimya, fizik ve matematik yasalarından hareketle sadece orada olduklarını değil, özelliklerini ve davranışlarını da biliyoruz. Oysa evrenin sonsuzluğu, insanın bilgisini daima sınırlı, daima eksik kılıyor. Her çözülen sır yeni sırlara kapı araladığından gökyüzü araştırmalarının da sonu gelmiyor. Üstelik bu ezelden beri böyle.

İlk çağlardan bu yana insan, başını gökyüzüne kaldırmış ve onun bilinmezlerle dolu sonsuzluğuna bakmıştır. Eskiden bir bakıma şanslılardı. Çünkü uzak geçmişte, kentin bozucu ışık kaynaklarından henüz çok uzaktalardı ve çok daha berrak bir gökyüzü görüyorlardı. Bilinmezlerle dolu karanlıkta en net seçilense yıldızlardı. Dünyanın her yerinde farklı kültürler, asırlardan beri yıldızlara ve onların oluşturduğu “takım”lara farklı isimler koymuş, o günün bilgisini hayal gücüyle harmanlayarak hikâyeler, efsaneler uydurmuş, bu anlatılarla hayatı aydınlatmış, anlamlandırmıştır.

Gökyüzüne serpilmiş yıldızlar kadar dağınık ve çeşitli olan bu anlatılar bilimsel araştırmalara kök salıp serpilebileceği yatağı hazırlamıştır. Çeşitli kültürlerin bilgisini yansıttıkları kadar, o kültürler hakkında da bilgi saklarlar. Kimisi herkesçe bilinen kimisi unutulmaya yüz tutmuş; kimisi belli bir coğrafyanın sınırları içerisinde kalmış kimisi tüm dünyaya yayılmış bu öykü ve efsaneler
denilebilir ki tüm insanlığın mirasıdır ve hazine değerindedir.

Hazine değerindeki bu hikâyeleri çocuk ve gençlerle buluşturan bir kitabın gizemli, yaldızlı bir hazine kutusuna benzemesine de şaşmamalı belki. Yine de Arden Yayınlarından çıkmış, Anita Ganeri’nin yazdığı, Andy Wilx’in resimlediği Gökyüzüne Bakarak
Efsaneler Yaratan Dünya- Yıldız Öyküleri’nin kapağını açtığımda heyecanlanmadan edemedim. Üstelik muhteşem kapağın altında saklananlar heyecanımı ikiye katlayıp bana, “Bir kitap bu kadar mı güzel olur?!” dedirten tüm özelliklere sahipti: Kimisi tek kimisi çift sayfaya yayılan renkli illüstrasyonların güçlü ifadesi okuru hemen yakalayıp onu efsane ve öykülerin mitolojik dünyasına kaçırıyor; baskı ve kâğıt kalitesi yaldızlı bezemelerle süslenmiş görsellerin keyfine tam varmamızı sağlıyor; hem genç hem (belki de çocuğuna sesli okuma yapacak olan) yetişkin okur gözetilerek seçilmiş font ve satır aralığı okuma kolaylığı sunuyor; büyük boy resimlerin yanı sıra her sayfayı süsleyen zengin vinyetler ve bir bütün olarak tasarım edebi zevki ince
bir estetikle tamamlıyor ve daha nice küçük, parlak ayrıntı daha…

Sonucunda daha gördüğünüz ilk andan itibaren bu kitabı sadece okumak değil, bol bol karıştırmak, hatta sayfalarını okşamak isteği uyanıyor içinizde. Üstelik birçok başka parlak janjanlı kitabın pahalı “donanımı” sıkça ön planda “pazarlama taktiklerini”
ya da “çok satma kaygısını” düşündürtürken, Yıldız Öyküleri’nin bu nitelikleri rafınızda uzun süre duracak, belki de bir sonraki kuşağa miras bırakmak isteyeceğiniz bir kitaba hak ettiği değerin verildiği, gerektirdiği özenin gösterildiğini yansıtıyor.

Tabii bunda Anita Ganeri’nin dünyanın dört bir yanından toplayıp derlediği, özünü ve atmosferini bozmadan çağdaş bir anlatımla yeniden yazdığı gökyüzü efsanelerinin zengin içeriğinin de payı var.

Kitapta yer alan öykülerin her biri, özgün isimlerinin yanı sıra bir üst ve bir alt başlık taşıyor. Üst başlık ilgili gök cismine referans
verirken, alt başlık öykünün ait olduğu kültürü belirtiyor. Tüm öyküler, ilham aldığı göksel cisim ya da takımyıldızı hakkında kısa bilgiler veren ve ana öyküden üç yıldızla ayrıştırılmış bir giriş paragrafıyla başlıyor. Efsane ve hikâyelerin peşinden giderken Eski Yunan’dan Sümerler’e zamanda yolculuk ediyor, Yeni Zelanda’nın yerlileri Maoriler’den Kuzey Amerika yerlileri Çerok’lara dek farklı Dünya halklarına konuk oluyor, Hindistan’dan Çin’e tüm dünyayı geziyoruz.

Kitap, baştan sona tek seferde okunabileceği gibi tekrar tekrar karıştırılıp o anki zamanınıza, ruh hâlinize ya da merakınıza denk gelen öyküler seçilerek de okunabilir. Öyle ya da böyle hazinenin kapağını kapattığımızda zenginleştiğimizi hissediyor, şunu anlıyoruz: Gökyüzü hepimizin. Yıldızların, onlara bilim dünyasının taktığı katalog numaralarından çok daha fazla ismi var. Tüm bu isimlerin de çeşitli kültürlerin gökten damıttığı günümüzü aydınlatan heyecan dolu bir hikâyesi.

Yıldız Öyküleri
Anita Ganeri
Resimleyen: Andy Wilx
Türkçeleştiren: Çiğdem Özüer
Yayıma Hazırlayan: Kate Baker
Arden Yayınları, 96 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.