İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Tiyatro-evde tehlikeli yaz şenlikleri

Bütün küçük hayvanların kuyrukları fiyonkludur…

Yazan: Cahit Ökmen

Gezgin Mumrik vadi kırlarının, göl kenarlarının göğüs boşluğunda birikmiş özgür rüzgarlarını üflesin mızıkasına; Küçük May ezgiye uyarak “Bütün küçük hayvanların kuyrukları fiyonkludur…” şarkısını mırıldansın: “Homsan ay batarken dans edip neşelenir. Sen de şarkı söylesene Minik Misan. Ve daha fazla kederlenme. Mumrik’in evinin etrafındaki kırmızı laleler sabahın
güzel aydınlığında salınıp şenlenirler. Görkemli gece yavaş yavaş kaybolur. Mayla bir başına gider şapkasını arar durur.” Mumi Anne, Mumi Vadisi’ne bakan kapısı herkese açık evlerinin verandasında ağaç kabuklarından yaptığı küçücük tekneyi bitirmek için sabırsızlansın, Mumi Baba hareketlenen volkanik dağın lavlarından “kağıt tutucular” yapmaya heveslensin…

Böyle şiirsel bir dünya da tehlikelerle dolu elbette. Vadideki büyük sel baskınları, yanardağ patlamasının vadide yarattığı kavurucu sıcaklık ve her yanı kaplayan is tanecikleri, bu dünyaya çarpabilecek kuyruklu yıldızın yarattığı kaygılar… Bunların hepsi yürek ağızda, baş döndürücü maceralara sürükleyecek Mumileri ve dostlarını. Ama, doğayla ve varlıklarla kurdukları ilişki biçimi, bu ilişki biçiminin belirlediği güçlü sevgi bağları, sevecenlik ve dayanışma güçlük ve tehlikelerle başa çıkmanın sigortası olacaktır.

Psikanalist, sosyolog ve düşünür Erich From, Sahip Olmak ya da Olmak adlı kitabında, bu iki varoluş biçiminden “Olmak”a yönelik şunları söyler: “‘Olmak’, her şeyi kendi bütünlüğü, canlılığı, yaşamı ve gelişimi içinde sevmek demektir. Böyle davranan bir insan, dış ve maddesel olana bağlanmaksızın kendini geliştirip evrimleşmeye çalışır ve insanlık bilinci ile diğer insan kardeşlerini sevmek, onlarla bir olmak arzusunu taşır.” Tove Jansson’un yarattığı Mumi dünyası karakterleri tam da böyle bir varoluş sergiliyorlar.

Mizah, bilgelik ve sınırsız bir düş gücüyle biçimlenmiş yaşantılar, “sahip olmanın, hükmetmenin” dışındaki, doğayla iç içe bir yaşamın ışıltısıyla sarıp sarmalıyor her yaş düzeyindeki okuru. Mumi Anne’nin altın bileziğiyle Snorki’nin kolyesi kaynak suyunun içindedir, çünkü orada çok daha güzel görünüyorlardır. Mumi kitaplarının en etkileyici karakterlerinden biri olan, mülkiyet ve otorite karşıtı, özgürlükçü gezgin Mumrik’in, parkın her yerine yasaklayıcı levhalar koyan, ağaçları traşlayarak ağaç olmaktan çıkaran, parkta “cici çocuklar” isteyen park bekçisinin üstesinden geldiği bölüm kitabın en şaşırtıcı, ilginç bölümlerinden biridir.

Hipopotama benzeyen sevimli yüzleriyle, kadife yumuşaklığındaki tüyleriyle üç kişilik bir ailedir Mumi ailesi: Mumi Anne, Mumi Baba ve Mumiş. Ama her zaman, evlerinde yaşayan, evlerine konuk olan başka karakterlerle kocaman bir aile. Gün dönümü kutlamalarında en büyük şenlik ateşi Mumi Vadisi’nde yakılır: “Şenlik ateşi yanıp kül olduğunda, dokuz çeşit çiçek toplar, hayallerimiz gerçekleşsin diye onları yastığın altına koyardık. Ama çiçekleri toplarken ve sonrasında sabaha kadar tek bir kelime dahi konuşulmaması gerekiyordu.”

Tehlikeli Yaz, Mumi Vadisi’nin yakınındaki yanardağın vadiye is parçacıkları püskürtmesiyle ve yoğun hava sıcaklığıyla başlar. Yanardağın patlaması vadiyi de sular altına alan sellere neden olur. Ağaçlar bile suların altında kalmış, Mumi Vadisi’nin çevresindeki sıradağlar birer ada öbeğine dönüşmüştür. Mumi sakinleri de sel baskınına uğrayan evlerinin önce üst katına sonra da çatısına sığınırlar. Akıntıyla sürüklenip yanlarına gelen şeylerden biri de bir çeşit evdir: “Deniz kabuğu biçimli çatının üzerinde altından yapılmış iki adet yüz şekli vardı. Yüzlerden biri ağlıyor, diğeri ise onlara doğru gülümsüyordu.” Ne olduğunu bilmedikleri bu tiyatro ev, roman boyunca onları barındıracak; kocaman sahnesiyle, kulisiyle, makyaj ve giysi odalarıyla, kiler sandıkları suflör bölmesiyle, zengin aksesuarlarla dolu bu mekan birçok komik, dokunaklı, heyecanlı maceranın, romanın sonunda da Mumilerin tam bir çılgın akışla sergiledikleri tiyatro oyununun sahnesi olacaktır.

Aynı zamanda ressam ve bant-karikatür çizeri olan Tove Jansson, Mumi karakterlerini dönemin Nazi karşıtı Garm dergisine çizdiği figürlerden yararlanarak yaratmıştır. Sekiz kitaptan oluşan Mumi serisi, ellinin üstünde dile çevrilmiş; tiyatro, sinema ve operaya uyarlanmış ve yazarına Hans Christian Andersen ödülünü getirmiştir. Yazarın, ailesiyle yazlarını geçirdiği Finlandiya Körfezi’ndeki takımadaların, Mumi kitaplarındaki doğayı esinlediği söylenmektedir.

Bazı “kitap keşifleri” vardır ki yaratıcılığın gücüne imrenerek, kurmaca dünyanın derinliklerine hayranlık duyarak okurken, içinizden yükselen bir coşkuyla hayıflanırsınız, bu yazar dünyasıyla daha erken bir buluşma yaşamadığınız için. Serinin
okuduğum her kitabı bende bu duyguyu yarattı: karakterleriyle, serüven kurgusunun derinliklerinde dolaşan yaşam algısına dönük felsefi göndermeleriyle, desenlerinin güzelliğiyle…

Tehlikeli Yaz
Tove Jansson
Türkçeleşitren: Zeynep Tamer
Editör: Nihal Ünver
Dinozor Genç Yayınları, 160 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.