İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Saat ayıya karşı

Bin kere yapsam bıkmayacağım espriyi yineleyeyim: Ayılı çocuk kitaplarını hep benim için yazıp çiziyorlar. Eminim; son kararım…

Yazan: Adnan Saracoğlu

Kılıktan kılığa girme ustası ayımız, bu kez Paddingtonvari biçimde insanlarla, insanların kurallarıyla yaşıyor… Yaşamaya çalışıyor en azından. Saat temelli işleyişle uyuşamıyor hâliyle. Deniyor hep yeniliyor, daha iyi deniyor yenilmeyip yenileniyor.

Resimli kitap açısından çok yoğun, çok doygun bir örnek karşımızda. Katman katman işlevsellik bir yönüyle öyküyü kesiyor, temposunu bozuyor ama onu, kurgu ve kurgudışının kesişimi melez bir kitap olarak düşündüğümüzde içine birkaç kitap sığdırıyor. Alanı ve metni müthiş bir verimlilikte kullanıyor.

Ayımız yedide kalkmayı, sekiz buçukta okulda olmayı, on ikide öğle yemeğine yumulmayı, derse doğru saatte katılmayı başaramıyor. Harap, bitap hâlde açlık gurultuları eşliğinde pastaneden pasta aşırmaya ve tutuklanmaya kadar varıyor iş.

Baba, böyle olmaz, deyip başlıyor ayıyı torna tezgâhından geçirmeye. Saat belletme seansları zamanla başarıya ulaşıyor ve ayı dakiklik destanı yazmaya başlıyor. Mizah yüklü metin, okurun bakışına göre medeniyete uyma yarışında yıpranan insanın alegorisi gibi de düşünülebilir ve böyle gördükten sonra da ipin ucu taaaa Tashlin’in “ayı”sına uzayabilir.

Üç ana rengin zıtlıkla iç içe müthiş uyumu, mavinin bir nebze onlardan sıyrılıp kitabın resmi rengi olması, teknik çizimlerin kitabı estetik yüklü alıştırma kitabına dönüştürmesi, doğruyu öğretme ve zamanı doldurma biçimleriyle günümüz eğitim-öğretim anlayışının, ancak ince gören gözlerce yakalanacak eleştirellik içermesi, bunca yoğunluk içinde yorgun düşen okurun sonunda öykünün dingin sıcak kollarına teslim edilmesi kitabın başarı nişanesi.

Kitabı birçok “niye” sorusundan kurtaramıyor bu başarı. Anne babanın hatta ablanın, zorbalık yüklü muamelesi çözümlenmiyor; niye? Pastanenin dibinde bekleyen polis, tutuklanma, polis merkezi sorgusu, çocuğun polisle eleştirel bir ilişki kurmasını zorlaştıracak kadar ayrıntılı işlenmiş; peki niye? Görsel saat, anlatılan saat ve eylemin imkânı bir iki yerde örtüşmüyor ama niye?

Dolu tarafı görengillerden olarak, ayının bilinç karmaşasını yansıtan iki koca sayfadaki yazısız anlatım bile, kitabı iyiler arasına koymama yetiyor. Keşke ayıyı ve okuru bu kadar yormasaydı!

Ayı Saate Karşı
Jean-Luc Fromental
Resimleyen: Joelle Jolivet
Türkçeleştiren: Ece Erbay Nahum
Editör: Gökçe Ateş Aytuğ
Redhouse Kidz Yayınları, 48 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.