İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

“En az 3 kedi”

Hayvan sahiplenmenin güzel olduğu kadar zor yanlarını görmek için Helen Peters’ın “Jasmine Green” kitapları iyi bir başlangıç oluşturabilir…

Yazan: Sanem Erdem

Çocuklar ve hayvanlar arasında özel bir ilişki var. Yetişkin insanların dünyasında söz hakları olmayan iki ayrı canlı türü oldukları için, birbirlerinin dillerinden anlamalarıdır bunun sebebi belki. En yaramaz denilen çocukların bir kedinin yanında kedi gibi sakinleştiğine de şahit oldum, kuyruğunu çekip oynayan küçük bir bebeğin yanında kedilerin hiç tepki vermemesine de. Şehir hayatında hayvanlarla bu tür yakın ilişkiler ancak hayvan sahiplenerek mümkün oluyor. Ancak önce iyice düşünüp taşınıp öyle karar vermek ve evcil hayvanların çocuklar için hediye değil aileye yeni katılan bireyler olduğunu, iyi koşullarda çok uzun yıllar sizinle birlikte yaşayacağını bilerek bu sorumluluğu almak gerek.

Çocukların (ve tabii büyüklerin de) hayvan sahiplenmenin sorumluluğunu, güzel olduğu kadar zor yanlarını görmesi için Helen Peters’ın “Jasmine Green” kitapları iyi bir başlangıç oluşturabilir. Nerede istenmeyen ya da yardıma muhtaç bir hayvan görse hemen yardımına koşan Jasmine’in maceralarını anlatan bu seri, ülkemizde Büyülü Fener Yayınları tarafından yayımlanıyor. Her kitabı birbirinden bağımsız olarak okunabilen bu seride, daha önce bir ördek ile bir çoban köpeğini kurtaran kahramanımız Jasmine, ülkemizde yayımlanan üçüncü macerası Püskül Adında Bir Kedi’de bu kez yavru bir kediyi sahiplenmeye çalışıyor.

Ailesiyle bir çiftlikte yaşayan Jasmine ve en iyi arkadaşı Tom, hayvan kurtarma merkezine dönüştürmek istedikleri boş bir kulübede, bir anne kedi ile üç yavrusunu bulurlar. Bunun üzerine yuvasını başka bir yere taşıyan anne kedi, yavrulardan birini reddedince kahramanlarımız, Jasmine’in veteriner olan annesinden öğrendikleri bilgilerle bu yavruyu yaşatmaya çalışırlar. Ne var ki kediyi sahiplenmek için ailelerini ikna etmeleri çok zordur, zira Jasmine’in hâlihazırda baktığı bir ördeği, köpeği, keçisi ve iki tane kedisi vardır zaten. Tom’un annesi ise “tüyüydü, piresiydi, mobilyaları tırmalamasıydı,” diyerek evde hayvan bulundurmak istemiyordur. Püskül adını verdikleri bu yavru için başka bir ev bulmaları şarttır, ancak Püskül’e talip olan kişi ne yazık ki evcil hayvanları aksesuarlarla bir tutan gıcık Bella’dır. Jasmine ve Tom, gözleri gibi baktıkları Püskül’ün sorumsuz ellere düşmemesi için ailelerini ikna etmek zorundadır.

Jasmine ve Tom, Püskül ile ilgilenip küçük bir canlının sorumluluğunu almayı öğrenirken bir yandan da kedi bakımıyla ilgili faydalı bilgiler edinirler. Yavru bir kedi sahiplenildiğinde yapılması gerekenler nedir, inek sütü içemeyen yavru kediler nasıl beslenir, doğum yapmış bir kedi ve yavrularına nasıl yaklaşılır, evde bulunan kediler yeni gelen bir kediye nasıl alıştırılır, hepsini tek tek öğrenip tecrübe ederler. Kitap, bu bilgileri hareketli bir kurgu ile dengelemeyi başarıyor. İnandıkları şeyler için yılmadan mücadele eden ama istedikleri olmadığında da bunu kabullenmeyi başaran Jasmine ve Tom da hayvanlara ilgi duyan çocukların kolayca özdeşim kurup örnek alabileceği karakterler.

Anne kedinin yavrusunu neden reddettiğini açıklayıp çocuklara hazırlıklı olmalarını tavsiye eden veteriner anne üzerinden, hayvanların olası sağlık sorunları ve ölüm gibi konulara da değinen kitap, hayvan sahiplenmeye dair gerçekçi ama yumuşak bir yaklaşım sergiliyor. Hikâyenin akışında hayvan ölümü yok ancak Jasmine’in önceki maceralarında yaşanan bir olayın bahsi geçiyor. Tom’un babaannesinin ölmesi de kitaba bir parça hüzün katıyor. Bu bilgiyi de ölüm konusunda hassas çocuklar ve ebeveynler için küçük bir not olarak düşmek gerek. Kitap, karne hediyesi olarak kedi yavrusu isteyen Bella ve babaannesinin ölümünü Püskül ile oynayarak atlatan Tom’un hikâyeleriyle hayvanların hediye olarak alınıp verilmesi meselesini dostluk ve sorumluluk perspektifinden ele alıyor.

Püskül Adında Bir Kedi, hayvanlar ve çiftlik hayatına dair gerçekçi yaklaşımını Helen Peters’ın çiftlikte geçen çocukluğuna borçlu. Jasmine karakteri için veteriner hemşiresi olan ablasından ilham aldığını söyleyen yazar, tıpkı kahramanı gibi kalabalık bir ailede hayvanlarla iç içe olduğu bir çocukluk geçirmiş. Çizer Ellie Snowdon ise bu kitap için ilhamını çocukken okuduğu kitaplardan almış. Hikâyeye eşlik eden bol kedili siyah beyaz resimleri, İngiltere kırsalında bir çiftlikte geçen bu macerayı okurun zihninde canlandırmakta başarılı olmuş.

Püskül Adında Bir Kedi
Helen Peters
Resimleyen: Ellie Snowdon
Türkçeleştiren: Berna Kılınçer
Editör: Merve Akıncı Almaz
Büyülü Fener Yayınları, 136 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.