İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Dünyanın dertleriyle dertlenen gençler

Plastik kirliliği, tükettiğimiz gıdalara içtiğimiz suya kadar ulaşmış. Son araştırmalara göre haftada ortalama beş gram plastik yiyormuşuz. Dahası böyle giderse plastik üretiminin 2050 yılında günümüzdekinin dört katına çıkacağı tahmin ediliyormuş.

Yazan: Toprak Işık

Hayali Sınırlar, Plastik Kriziyle Mücadele Etmek ve Beton Çocuklar; Kolektif Kitap’ın “Değişim Kolektifi Gençlik Dizisi”nden Şubat ayında çıkmış üç kitap… İlkinin yazarı 2000 doğumlu bir iklim aktivisti: Xiuhtezcatl Martinez… İkinci kitabı yazan Hannah Testa ondan üç dört yaş daha genç. Mücadele alanı olarak özellikle çevre kirliliğini seçmiş bir aktivist. Beton Çocuklar başlığı ile okura seslenen Amyra Leon ise 1990 doğumlu bir Amerikalı. Siyahların özgürleşmesi için mücadele veriyor. Kitapları sırasıyla Elvin Vural, Batuhan Görgülü ve Berrak Göçer dilimize kazandırmış.
Yazarlar kendileri dışındaki insanları da derinden etkileyen sorunları çözme çabası içindeler. Kalem onlar için mücadelelerini destekleyecek bir araç… Kalplerinden gelen kelimelerle okurun kalbini hedef almışlar. Xiuhtezcatl Martinez, böylesi mücadelelere insanları katmanın tek yolunun onların duygularını hareketlendirmekten geçtiğini kitabında da belirtiyor. Aynı zamanda bir hip-hop sanatçısı olarak müziğini de bu amaçla kullanıyor.
Hannah Testa, küçük adımlarla büyük yollar alınabileceği inancında ve o da Xiuhtezcatl Martinez gibi kararlı bir eylem insanı. Genç yaşında yaptıklarının sonuç verdiğini de görmüş. Sorunun aciliyetini anlamaları hâlinde başkalarının da mücadelesine katkı vereceğinden emin. Aciliyeti gözler önüne serecek çarpıcı örnekler bulmuş. Plastik kirliliği, tükettiğimiz gıdalara içtiğimiz suya kadar ulaşmış. Son araştırmalara göre haftada ortalama beş gram plastik yiyormuşuz. Dahası böyle giderse plastik üretiminin 2050 yılında günümüzdekinin dört katına çıkacağı tahmin ediliyormuş.
Hannah, çevre sorununun siyaset üstü olduğu inancıyla, farklı görüşten politikacıların desteğine başvuruyor. Buna karşın Martinez mücadelesine daha politik yaklaşıyor. İklim probleminin esas olarak zenginlerden kaynaklandığını açıkça belirtiyor. Sorunun asıl acısını da zenginlerden çok yoksulların yaşadığını örneklerle gösteriyor. Mesela çevreyi kirleten şirketler, kendi çocuklarına kıyamayan zenginlerin şikâyetiyle yoksulların gittiği okulların yakınına taşınabiliyor. Şehir planlamalarındaki ayrımcılık yüzünden fakir insanlar çevre kirliliğinden en fazla etkilenen, sağlıksız ve tehlikeli bölgelerde yaşamaya mecbur bırakılıyorlar.
Beton Çocuklar’da Amyra Leon şiirsel bir dil kullanmış; ancak bir öykü bütünlüğünü de korumuş. Okurun önüne kendi hayat hikâyesini koyarken Amerika’daki tüm siyahilerin acılarını sermiş gözler önüne.
Amyra, sarı saçlı, mavi gözlü, beyaz bir annenin ve ismini bile bilmediği siyahi bir babanın kızı olarak geliyor dünyaya… Derisinin rengi babasınınkine benziyor. Sosyal Hizmet görevlileri, kızını döven ve nefesi votka kokan annesinin elinden zorla alıyorlar Amyra’yı.
Korunmak için götürüldüğü yurtta yeterince sevgi görmediğini düşünüyor Amyra. Uzun süre kimse onu evlat edinmek istemiyor: “Görünüşe göre herkes geleceğimden medet umulamayacağı, geleceğim için savaşmaya değmeyeceği sonucuna varmış. Kendimi sevmeseydim muhtemelen onlara katılırdım.”
Amyra bu iç acıtan düşüncesine rağmen biraz geç de olsa kendi renginde bir kadın tarafından evlat ediniliyor. Ona rahatlıkla anne diyebilmesini yine kalbe işleyen bir dille anlatıyor: “Geri kalan herkes bana kendimi bir yük gibi hissettirdi ama o sevilmesi kolay biriymişim gibi hissettiriyor.”
Amyra, Manhattan’ın özellikle 2000’li yılların başına kadar, tehlikeleri ile meşhur semti Harlem’de büyüyor ama orada yeni annesi sayesinde mutluluğu tadıyor. Üstelik bazen aç da kaldıkları hâlde… İkinci el giysiler kullanıyorlar, aşevi kuyruğunda neşe ile bekliyorlar. “Elimizde olmayanın bizi tüketmesine izin vermiyoruz, elimizde olanın gerçekliğini kutluyoruz.” diyor Amyra.
Henüz on üç yaşındayken, ondan birkaç yaş büyük bir çocuğun gözlerinin önünde vuruluşuna tanıklık ediyor. Yaralı çocuk yerde can çekişirken Amyra ilk defa mahallelerine polis gelsin diye dua ediyor. Oysa dört saat boyunca ne polis geliyor ne de ambulans.
Amyra’nin anlattıklarıyla sarsılmamak olanaksız. Bin dokuz yüz elli beşte, beyaz bir kadına ıslık çalarak sarkıntılık ettiği gerekçesiyle on dört yaşındayken linç edilen siyahi çocuk Emmett Till’in hikâyesini mutlaka İnternetten araştırıp okuyacaksınız. Mahkeme jürisi kararıyla suçlularının masum bulunduğu bu vahşet, muhakkak ki içinizi isyanla dolduracak. Belki Amyra’nın sesinde hiç öfke olmamasına şaşıracaksınız. Acının olgunlaştırıcı gücüne tanık olacaksınız.
Sanki biraz da bizim sufilerimizin nefesi karışmış Amyra’nın nefesine. Acısını bal eylemiş, bugün hayatta olmasını mutuluğuna gerekçe kılmış. Ve anlamı kitabın içinde gizli şu dizelerle bitirmiş öyküsünü:
Kelebek kanatları
Şakıyor her şeyle
Uyum içinde
Belki günün birinde Hannah, Xiuhtezcatl ve Amyra’nın kaygılarını gereksiz kılan bir yaşama kavuşuruz. Karıncayı bile incitmeyen insanlar değil, Fuzûlî’nin dediğince karıncanın o “bile”den incineceğini fark edenler ele geçirir bu gezegeni. Hayatın içine kelebek kanatları gibi uyum içinde karışmayı öğrenirsek neden olmasın.

 

 

 

 

 

 

 

 

Beton Çocukları
Amyra Leon
Türkçeleştiren: Berrak Göçer
Yayıma Hazırlayan: Eda Çaça
Kolektif Kitap, 101 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

Plastik Kriziyle Mücadele Etmek
Hannah Testa
Türkçeleştiren: Batuhan Görgülü
Yayıma Hazırlayan: Eda Çaça
Kolektif Kitap, 62 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

Hayali Sınırlar
Xiuhtezcatl Martinez
Türkçeleştiren: Elvin Vural
Yayıma Hazırlayan: Eda Çaça
Kolektif Kitap, 70 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.