İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Benjamin büyüyor…

Benjamin’in büyüme sürecinde en çok örnek aldığı ve akıl danıştığı kişi ise tabii ki ağabeyi Alex. İkisi bir aradayken güzel anlaştıkları hâlde, arkadaşı Paul gelince bambaşka biri gibi davransa da Benjamin’in gözünde ağabeyinin yeri apayrı.

Yazan: Sanem Erdem

Kitabın adı, kahramanının isminden ibaret; sonunda bir de noktası var üstelik. Yazarı Oliver Scherz, “onu anlatmaya sözcükler yetmez, siz en iyisi okuyup kendiniz tanıyın,” demek istemiş sanki. Kahraman dediysem lafın gelişi tabii, aslında gayet sıradan bir çocuk bu Benjamin. Kendi kendine etrafı, hayatı keşfetmeye ve anlamaya çalışan, okul hayatına henüz başlamamış bir çocuk. En iyi arkadaşı, hayvanat bahçesinden satın alıp özgürlüğüne kavuşturduğu ve Bay Sowa adını verdiği kaplumbağası. Alex adında bir ağabeyi de var; o daha büyük olduğu için onun bilmediği şey yok. Bu yüzden Benjamin sürekli onun peşine takılmak istiyor ama ağabeyi genellikle kendi arkadaşı ile oynamayı tercih ediyor. Benjamin de kaplumbağası ile oynuyor, onunla konuşup maceralarını onunla birlikte planlıyor.

Bu kitapta yer alan on macerada Benjamin’in okula başlama arefesinde yaşadıklarına şahit oluyoruz. Etrafta birlikte oynayacak yaşıtı olmadığı için kaplumbağasını dost belleyen Benjamin, ilk macerasında onun için küvette bir doğum günü partisi planlıyor ve misafir olarak da dereden tuttuğu balıkları getiriyor. Açık kalan musluklar ve taşan köpükler sayesinde çamaşır sepetinde denizaltıcılık oynama fırsatı bile buluyorlar. Başka bir macerasında, ağaç evine izinsiz girdiği ağabeyinden azar işitirken bir sonraki macerada, bu kez ağabeyiyle birlikte yasakları delip gece gece komşularının göletinde balık tutuyor. İğne olduğu bir başka macerasında, aslında korkacak bir şey olmadığını ve onu korkutan şeyin büyüklerin tepkileri olduğunu anlıyor. Ağabeyi güya kızları sevmediği için yeni taşınan komşularıyla ilk Benjamin tanışıyor ve sonunda birlikte kızıldericilik oynayabileceği bir arkadaş ediniyor.

Hayatında birçok ilki yaşadığı bu kısacık dönemde kaplumbağası Bay Sowa’yı yanından hiç ayırmıyor Benjamin. Bazen
cebinde taşıdığı bazen bir kutunun içinde yatak hazırladığı küçük kaplumbağa, Benjamin’in duygularına bir nevi tercüman oluyor. Mesela ağabeyi onu küçük bulup kendi oyunlarına dâhil etmediği zaman kendini beceriksiz biri gibi hisseden Benjamin, kaplumbağasına söylenerek üzüntüsünü ona yansıtıyor. Bay Sowa’yı kaybetmeye dayanamayacağını ve onu her şeye rağmen sevdiğini fark etmesi üzerine, ağabeyine de aynı hisleri duyduğunu, onun da kendisini aynı şekilde sevdiğini anlıyor. Ya da yeni
komşularını etkilemek için Bay Sowa’yı hızlandırmaya çalışıp derenin sularında onu az daha kaybedecek olması üzerine kaplumbağasını olduğu gibi kabul ediyor.

Benjamin’in büyüme sürecinde en çok örnek aldığı ve akıl danıştığı kişi ise tabii ki ağabeyi Alex. İkisi bir aradayken güzel anlaştıkları hâlde, arkadaşı Paul gelince bambaşka biri gibi davrandığı için ona kızsa da Benjamin’in gözünde ağabeyinin yeri apayrı. Resimsiz kitapları bile okuyabilen, denize balıklama atlayan, zor durumlarda ne yapılacağını her zaman bilen ağabeyine duyduğu hayranlığa rağmen kendi fikirleri olduğunu ispatlamak isteyen Benjamin, genellikle onun söylediklerinin tersini yapmayı tercih ediyor. Komşunun göletinden tuttuğu balığı pişirmek yerine yakalanmayı göze alarak geri götürüyor. Ya da o yaşlara özgü kızlar-erkekler çekişmesi gereğince kızları sevmediğini söyleyen Alex’in aksine Benjamin, kızların gayet normal olduklarını gözlemliyor ve kızları sevdiğine karar veriyor.

Büyük ihtimalle kırsal bir yerleşim yerinde yaşayan Benjamin ve ağabeyi Alex’in, anne babalarının evde olmadığı bir gece dışarı çıkıp komşunun bahçesine girmeleri ebeveynler için endişe sebebi olabilir belki, ancak bu detayın, yasakların çocuklar üzerindeki cazibesini ve onların macera arzularını yansıtarak kitaba gerçekçi bir çocuk perspektifi kattığını da düşünmeden edemiyorum.

Bu Fil Afrika’ya Gitmek İstiyor ve Bambaşka Bir Dost kitaplarıyla tanıdığımız Oliver Scherz, bir söyleşisinde kendi çocukluğundan ilham alarak yazdığını söylediği Benjamin. ile yine mizahi üslubunu koruyarak gerçekçi ve bakış açısını okura kolayca hissettiren bir karakter yaratmakta başarılı olmuş. Bunda Selen Akhuy’un çeviri dilinin de payı var elbette. Annette Swoboda’nın sevimli resimleri ise zenginleşen Benjamin’in hikâyesi okuldaki maceralarıyla da devam edecek.

Benjamin.
Oliver Scherz
Resimleyen: Annette Swoboda
Türkçeleştiren: Selen Akhuy
Editör: Seda Kostik
Kuraldışı Yayınları, 112 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.